Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Üvey annem babamın eşi olarak hayatımızda sadece üç yıl kaldı » T.C. Haber T.C. Haber
Ana Sayfa 6.06.2026

Üvey annem babamın eşi olarak hayatımızda sadece üç yıl kaldı

2 / 2

Gençliğini…

Güzelliğini…

Sağlığını…

Ve bütün hayatını…

Kendi kanından olmayan dört çocuk için harcadı.

Anne…

Ne kadar ağır bir seçim yaptın.

Torunlarıma yıllarca masallar anlattın.

Prenseslerden, kahramanlardan ve iyilik perilerinden bahsettin.

Bir gün onlar büyüdüğünde ben de onlara gerçek bir perinin hikâyesini anlatacağım.

Saçları bembeyaz olmuş…

Elleri nasır tutmuş…

Ayağında uzun bir yara izi taşıyan bir perinin hikâyesini…

Bizim annemizin hikâyesini.

Onun yazdığı masalda ne şatolar vardı ne de taçlar.

O masal;

Yorgunlukla,

Acıyla,

Gözyaşıyla,

Alın teriyle,

Uykusuz gecelerle

ve koca bir ömürle yazıldı.
Bölüm 2
Yıllar böyle geçti.

Biz büyüdük.

Çocuklarımız büyüdü.

Ama annemiz sanki hep aynı kaldı.

Aynı mütevazı evde yaşıyor, aynı küçük bahçedeki çiçeklerle ilgileniyor, her gelen misafire çay demliyor, torunlarının sevdiği kurabiyeleri yapıyordu.

Ta ki o güne kadar…

Bir sonbahar sabahıydı.

Yusuf ameliyattan çıkmış, hastanedeki odasına geçmişti. Telefonu çaldı.

Arayan komşuydu.

Sesi titriyordu.

—Yusuf Bey… Anneniz bayıldı. Ambulans geldi.

Yusuf’un eli buz kesti.

Hayatı boyunca yüzlerce hastanın hayatını kurtarmıştı.

Ama o an, korkudan nefes alamıyordu.

Çünkü bu kez söz konusu olan annesiydi.

Hastaneye getirildiğinde bütün kardeşler koşarak geldik.

Doktorların yüzleri ciddiydi.

Yapılan tetkikler kötü sonuç vermişti.

Yıllarca ağır çalışma, yetersiz beslenme ve ihmal edilmiş sağlık sorunları bedeninde sessizce birikmişti.

Kalbi artık çok yorulmuştu.

Doktor açık konuştu.

—Zamanımız olabilir… ama ne kadar olduğunu kimse bilmiyor.

O gece ilk kez hepimiz korktuk.

Gerçekten korktuk.

Çünkü çocukken her düştüğümüzde bizi kaldıran kadın ilk kez düşmüştü.

Ve biz onu nasıl kaldıracağımızı bilmiyorduk.

Sonraki haftalarda sırayla yanında kaldık.

Ama annem değişmedi.

Bir gün bile kendinden söz etmedi.

Sürekli bizi soruyordu.

—Elif çok çalışmasın.

—Emre’nin tansiyonu nasıl?

—Zeynep sınavını geçti mi?

—Yusuf yine nöbetten çıkınca yemek yemeden uyumasın.

Sanki hasta olan o değilmiş gibi…

Bir akşam odasında yalnızdım.

Yağmur yağıyordu.

Eskiden olduğu gibi.

Annem pencereye bakıyordu.

Bir süre sessiz kaldı.

Sonra yavaşça sordu:

—Kızım… Bana kızdınız mı hiç?

Kalbim sıkıştı.

—Ne için anne?

Gülümsedi.

—Hayatınızı eksik bıraktığım için…

Anlamadım.

Elini tuttum.

—Ne demek istiyorsun?

Gözleri doldu.

—Sizin öz anneniz değildim. Bazen düşündüm… Belki sizi yeterince mutlu edemedim.

O an içimde yıllardır biriken her şey patladı.

Ağlamaya başladım.

Sonra koridora çıktım.

Kardeşlerimi çağırdım.

Dört kardeş yatağının etrafında toplandık.

Yusuf dizlerinin üzerine çöktü.

Hayatı boyunca güçlü duran kardeşim ilk kez çocuk gibi ağlıyordu.

—Anne… Eğer sen olmasaydın ben bugün doktor olamazdım.

Elif hıçkırarak konuştu.

—Ben öğretmen olamazdım.

Emre gözyaşlarını silemedi.

—Ben avukat olamazdım.

Ben de annemin ellerini öptüm.

—Biz hiçbir şey olamazdık anne…

Hiçbir şey…

Odayı sessizlik kapladı.

Sonra Yusuf cebinden eski bir dosya çıkardı.

Kimseye söylemeden aylarca hazırlamıştı.

Dosyanın içinde resmi belgeler vardı.

Annem şaşkınlıkla baktı.

—Bu ne?

Yusuf gözyaşları içinde gülümsedi.

—Bugünden itibaren sen sadece kalbimizin annesi değil, resmen de annemizsin.

Meğer dört kardeş yıllar önce ortak karar almışız.

Ama işlemleri tamamlamak uzun sürmüştü.

Yetişkin yaşta evlat edinme işlemleri için başvurmuş, bütün yasal süreçleri tamamlamıştık.

Artık resmi kayıtlarda da annemizdi.

Soyadımızı taşıyordu.

Biz de onun çocukları olarak kayıtlıydık.

Annem belgeleri görünce titremeye başladı.

Dudakları hareket etti ama konuşamadı.

Sonra yüzünü elleriyle kapattı.

Hayatım boyunca onu çok ağlarken görmüştüm.

Ama o günkü gözyaşları farklıydı.

Sanki kırk yıllık yük omuzlarından iniyordu.

Aradan altı ay geçti.

Bir pazar sabahı bütün aile yine o küçük evde toplandık.

Torunlar bahçede koşuyordu.

Çay demlenmişti.

Kurabiyeler masadaydı.

Annem sallanan sandalyesinde oturuyordu.

Yüzü huzurluydu.

Bir ara hepimize baktı.

Uzun uzun…

Sanki her yüzü hafızasına kazımak ister gibi.

Sonra fısıldadı:

—Babanız sözünü tuttu…

Hepimiz şaşırdık.

—Hangi söz anne?

Gülümsedi.

—Ölmeden önce bana bakmıştı ya…

O bakışın anlamını yıllarca düşündüm.

Şimdi anlıyorum.

Bana çocuklarını emanet etmiş.

Ben de elimden geleni yaptım.

Ve galiba…

Galiba onu mahcup etmedim.

Bunlar annemin bize söylediği son sözler oldu.

O gün öğleden sonra, torunlarının kahkahaları arasında, sevdiği insanların ortasında, sessizce gözlerini kapattı.

Korkmadan…

Yalnız kalmadan…

Bir ömrü adadığı ailesinin yanında…

Cenazesine yüzlerce insan geldi.

Eski komşular.

Hastanede birlikte çalıştıkları.

Yıllar önce yardım ettiği insanlar.

Bazıları elinde çiçeklerle ağlıyordu.

Bazıları sadece dua etmek için gelmişti.

O zaman fark ettik.

Biz annemin hayatını biliyorduk.

Ama iyiliklerinin ne kadar uzağa ulaştığını bilmiyorduk.

Bugün mezar taşında sadece şu cümle yazıyor:

“Anne olmak için aynı kanı taşımak gerekmez. Aynı sevgiyi taşımak yeterlidir.”

Her bayram çocuklarımı ve torunlarımı oraya götürüyorum.

Sonra onlara aynı hikâyeyi anlatıyorum.

Bir prensesin değil…

Bir kahramanın değil…

Kendi mutluluğunu dört yetim çocuğun geleceğine dönüştüren bir kadının hikâyesini…

Çünkü bazı insanlar dünyaya iz bırakmak için gelmez.

Bazıları dünyaya başka insanların hayatını değiştirmek için gelir.

Ve benim annem…

Bizim annemiz…

Tam da öyle bir insandı.

Onun bize bıraktığı miras bir ev değildi.

Bir banka hesabı değildi.

Bir servet değildi.

Onun bize bıraktığı miras;

İyilikti.

Fedakârlıktı.

Merhametti.

Ve sevginin, kandan daha güçlü olabileceğinin kanıtıydı.

İşte bu yüzden…

Aradan ne kadar yıl geçerse geçsin,

Biz hâlâ ona “anne” diyoruz.

Ve her söylediğimizde,

İçimiz biraz daha ısınıyor.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2
Tema Tasarım |