DOLAR
Alış: 48.67
Satış: 48.87
EURO
Alış: 55.88
Satış: 56.10
GBP
Alış: 65.03
Satış: 65.52
Ablam, ölümcül bir hastalığa yakalanmış 5 yaşındaki bir kızı evlat edindi.
Resmi Esra’ya uzattı.
“Anne, bak.”
Resimde üç kişi el ele tutuşuyordu.
Altına ise eğri büğrü harflerle tek cümle yazmıştı.
“Benim ailem.”
Esra gözyaşlarını tutamadı.
Aylar geçti.
Tedaviler devam etti.
Doktorlar umut vermiyordu.
Ama Elif her sabah gülümseyerek uyanıyordu.
Bir gün hastanede genç bir onkolog dosyayı yeniden incelemek istedi.
Daha önce uygulanmamış deneysel bir tedaviden bahsetti.
Başarı ihtimali düşüktü.
Yine de denemeye karar verdiler.
İlk ay hiçbir değişiklik olmadı.
İkinci ay tümörlerde küçülme görüldü.
Üçüncü ay doktorlar şaşkınlık içindeydi.
Hastalık beklenmedik şekilde geriliyordu.
Altıncı ayın sonunda yapılan tetkikler, yıllardır görülmeyen kadar olumlu sonuçlar verdi.
Doktorlardan biri gülümseyerek şöyle dedi:
“Bazen tıp her şeyi açıklayamaz.”
Bir yıl sonra Elif anaokuluna başlamıştı.
Saçları yeniden uzamış, yanakları pembeleşmişti.
Koşuyor, gülüyor, arkadaşlarıyla oyun oynuyordu.
Esra her sabah onu okula bırakırken sessizce şükrediyordu.
O akşam Murat, Esra’nın yıllardır sakladığı dosyayı tesadüfen buldu.
İçindeki mektupları okudu.
Esra korkuyla ona baktı.
“Her şeyi öğrendin.”
Murat dosyayı kapatıp eşinin ellerini tuttu.
“Bana neden söylemedin?”
“Kaybederim diye korktum.”
Murat başını iki yana salladı.
“Hayır.”
“Ben sana, geçmişin için değil; yüreğin için âşık oldum.”
O gece üçü salonda uzun süre birbirlerine sarılarak oturdular.
Ben ise yıllardır anlam veremediğim fedakârlığın aslında suçluluk değil, tutulmuş bir söz olduğunu öğrendim.
Esra, yıllar önce ölmek üzere olan bir annenin son dileğini kalbine mühürlemişti.
Belki Elif’i o gün kurtaramamıştı.
Ama kader, yıllar sonra ona ikinci bir fırsat vermişti.
Esra bu fırsatı sonuna kadar değerlendirmişti.
Aradan beş yıl geçti.
Elif artık sağlıklı, neşeli ve hayalleri olan on yaşında bir çocuktu.
Bir okul etkinliğinde öğretmeni öğrencilerden “Hayattaki kahramanınızı çizin.” dedi.
Çocuklar çizgi film karakterleri, sporcular ve süper kahramanlar çizdi.
Elif ise annesini çizdi.
Resmin altına da şu cümleyi yazdı:
“Benim annem beni doğurmadı. Ama bana iki kez hayat verdi.”
O resmi gören herkes gözyaşlarını tutamadı.
Çünkü gerçek aileyi oluşturan şey, aynı kanı taşımak değil; en zor zamanda bile verilen sözü tutacak kadar büyük bir sevgiye sahip olmaktı.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Görünmez Emeğin İsyanı: Annemin “Yılbaşında Sana İhtiyacım Yok” Sözü Her Şeyi Nasıl Değiştirdi?
-
Zengin Eşinin Ardından Kalan O Küçük Ahşap Kutu: Cem Bey’in Büyük Sırrı ve Hayatımı Değiştiren Miras
-
Uzmanlar Üzüm Yemeğin Şunlara Neden Olduğunu Açıkladı
-
Meteoroloji ve valilikten 12 kente sel uyarısı
-
Uzmanlar Salatalık Yemenin Neden Olduğunu Açıkladı
-
POLİS MEMURU PARKTA YAŞLI BİR ADAMI HERKESİN ÖNÜNDE AŞAĞILADI… KELEPÇE TAKTIĞI KİŞİNİN ÜLKEDE KİMSENİN DOKUNMAYA CESARET EDEMEYECEĞİ BİR ADAM OLDUĞUNDAN HABERSİZDİ.
