DOLAR
Alış: 47.31
Satış: 47.50
EURO
Alış: 54.44
Satış: 54.66
GBP
Alış: 63.50
Satış: 63.97
Kızımın Doğum Gününde Bana İftira Attılar… Bodruma Kilitledikleri Kadının Gerçek Kimliğini Öğrendiklerinde Her Şey İçin Çok Geçti
- “Bir daha kızımı kıskançlığın için kullanırsan, onun annesi olma hakkını elinden alırım.” Eşim Rıza Karahan’ın bu sözleri, yaşadığım bütün aşağılanmalardan daha ağır geldi. İzmir’in Urla ilçesindeki büyük malikânenin soğuk bodrumunda duruyorduk. Ellerim, beş yaşındaki kızımız Defne’nin doğum günü için giydiğim elbiseden koparılan pembe bir kurdeleyle bağlanmıştı. Sadece birkaç saat önce bir davet salonunda Defne için pembe süslemeler hazırlıyor, pastanın üzerine küçük altın taçlar yerleştiriyordum. Defne, babasının toplantılarını iptal edip doğum gününe erken geleceğine inanıyordu. Rıza gerçekten geldi. Fakat yanında yıllardır ailemizin çevresinde dolaşan Gonca Erdem vardı. Gonca, elinde parçalanmış pahalı bir elbiseyle salona girdi ve gözyaşları içinde, elbiseyi Defne’ye benim kestirdiğimi iddia etti. Ona göre bunu kıskançlıktan yapmıştım. Kendimi savunmaya fırsat bulamadan Rıza herkesin önünde bana tokat attı. Defne korkuyla çığlık attı ve doğum günü pastası yere düştü. Ardından güvenlik görevlilerine bizi eve götürmelerini emretti. Bodrumda Gonca, sahte bir merhamet gösterisiyle Rıza’ya beni fazla cezalandırmamasını söylüyordu. Ancak gözlerindeki memnuniyeti görebiliyordum. Defne ağlayarak annesinin hiçbir şey yapmadığını, Gonca’nın soyunma odasına yalnız girdiğini söyledi. Rıza ise kendi kızına inanmak yerine onu yalan söylemekle suçladı. Defne bana doğru koşarken görevlilerden biri kolundan tutmaya çalıştı. Küçük kızım dengesini kaybedip ahşap bir masanın köşesine çarptı. Alnından kan gelmeye başladığında içimde yıllardır susturduğum her şey sona erdi. Kurdeleyi koparıp kızımı kucağıma aldım. Rıza yine Gonca’nın anlattıklarına inanıyordu. Hatta kızımızın yaralanmasından bile beni sorumlu tutuyordu. O an artık bu evde kurtarılacak bir sevgi kalmadığını anladım. Çünkü ben aslında Rıza’nın sandığı gibi kimsesiz ve maddi gücü olmayan sıradan bir kadın değildim. Gerçek adım Hülya Varlı idi. Türkiye’nin en güçlü finans kuruluşlarından biri olan Varlı Finans Grubu’nun ana mirasçısıydım. Altı yıl önce Rıza’ya âşık olduğum için aile şirketindeki görevimi bırakmış, gerçek servetimi gizlemiş ve onun beni yalnızca kendim olduğum için sevmesini istemiştim. Fakat Rıza, sessizliğimi zayıflık sanmıştı. Altı yıl önce Uludağ’daki bir dağ evinde çıkan yangında onu kurtaran kişi de bendim. Gonca ise olay yerinde bulduğu gümüş kolyemi alıp kurtarıcı rolüne bürünmüştü. Rıza, o günden beri onun hayatını kurtardığına inanıyordu. Bodrum kapısı kapatıldığında elbisemin gizli astarından uydu telefonumu çıkardım ve yıllardır aramadığım ağabeyim Gökhan Varlı’yı aradım. “Artık yoksul, sessiz ve minnettar biri gibi davranmayı bıraktım,” dedim.
- Gökhan’ın cevabı kısa oldu: “Sana ve Defne’ye kim dokundu?” “Karahan ailesinin kurduğu bütün düzen sona ersin istiyorum.” Ertesi sabah Rıza, boşanma sözleşmesi ve Defne’nin velayetinden vazgeçmemi isteyen belgeler gönderdi. Onun parasına muhtaç olduğumu düşündüğü için belgeleri kabul edeceğime emindi. Ortak mallardan vazgeçtiğimi imzaladım ancak velayet maddesinin üzerini çizdim. “Defne benimle gelecek.” Malikâneden yağmur altında çıktığımızda Rıza güvenlik görevlilerine bize şemsiye veya araç vermemelerini söyledi. Fakat büyük kapıya ulaştığımız anda zırhlı araçlardan oluşan bir konvoy durdu. Gökhan araçtan indi, paltosunu omuzlarıma örttü ve Defne’nin üzerindeki kanı görünce yüzü sertleşti. “Eve gidiyoruz,” dedi. Aile merkezimize ulaştığımızda kardeşlerim bütün kayıtları incelemeye başladı. Rıza’nın şirketinin ağır borçlar altında olduğu, halka arz öncesinde gerçek mali durumunu gizlediği ortaya çıktı. Ayrıca Gonca’nın altı yıl önceki yangını küçük bir gösteri düzenlemek amacıyla başlattığı, ancak olayın kontrolden çıktığı belirlendi. Davet salonunun güvenlik kayıtları ise Gonca’nın elbisesini kendi elleriyle kestiğini ve kendisini yaralanmış göstermek için kolunu sıktığını açıkça gösteriyordu. Kanıtlar Rıza’ya isimsiz bir paketle gönderildi. Gerçeği öğrenince karşıma çıkıp affedilmek istedi. Ona yalnızca şunu söyledim: “Bir yalana kandığını öğrenmen seni iyi bir insan yapmaz. Yalnızca gerçeği araştırmayı hiç önemsemediğini gösterir.” Ertesi gün şirketin kredi hatları durduruldu, hisseleri hızla değer kaybetti ve yönetim kurulu Rıza’yı görevden aldı. Gonca’nın sahtecilikleri ve mali usulsüzlükleri de ortaya çıktı. Ancak Gonca yenilgiyi kabul etmedi. Defne’yi kaçırarak elli milyon lira ve özel bir uçak talep etti. Buluşma yeri olarak İstanbul yakınlarındaki terk edilmiş bir depo seçmişti. Parayla tek başıma gelmemi ve önünde diz çökmemi istedi. Depoya girdiğimde Defne bir direğe bağlanmıştı. Gonca, elindeki bıçakla beni tehdit ediyordu. Fakat onun bilmediği şey, çevrede güvenlik ekiplerinin çoktan yerini aldığıydı. Birkaç saniye içinde depoya operasyon düzenlendi. Defne zarar görmeden kurtarıldı, Gonca ve beraberindeki kişiler gözaltına alındı. Rıza olay yerine geldiğinde helikopterleri, güvenlik ekiplerini ve kardeşlerimi gördü. İlk kez bana kim olduğumu sordu. Gökhan cevap verdi: “Bodruma kilitlediğin kadın, Varlı Finans Grubu’nun ana mirasçısı, şirketini yıllar önce kurtaran gizli yatırımcı ve seni yangından çıkaran gerçek kişidir.” Rıza dizlerinin üzerine çöktü ve ailesini yeniden kurmak istediğini söyledi. Defne korkuyla arkamda saklandı. O küçük hareket her şeyi anlatıyordu. “Bir çocuk kendi babasından korkuyorsa, orada artık aileden söz edilemez,” dedim. Mahkeme Gonca’ya kaçırma, sahtecilik ve mali suçlar nedeniyle uzun süreli ceza verdi. Rıza ise şirketini, servetini ve toplumdaki konumunu kaybetti. Defne’ye ve bana yaklaşması mahkeme kararıyla yasaklandı. Bir yıl sonra Defne’nin altıncı yaş gününü Ankara yakınlarındaki aile çiftliğimizde kutladık. Bahçede pembe balonlar, büyük bir pasta ve özgürce koşan çocuklar vardı. Defne mumları söndürdükten sonra ne dilediğini sordum. “Bir daha hiç üzülmemen için dilek tuttum,” dedi. Ona sarılırken gerçek adaletin her zaman geçmişte kırılanları onarmadığını anladım. Bazen yalnızca önümüzdeki yolu temizler. Rıza kurduğu imparatorluğu kaybetti. Gonca sahte kimliğini kaybetti. Ben ise yıllarca sevgi sandığım büyük bir yanılgıdan kurtuldum. Defne de servetten çok daha değerli bir şeye kavuştu: Uyanmış, özgür ve onu her koşulda korumaya hazır bir anneye.
Benzer Galeriler
-
Eve Erken Döndüğümde Kızımı Merdivenlerde Ağlarken Buldum… Kayınvalidemin Hazırladığı “Özel Yemek” Ailemizin Hayatını Değiştirdi
-
Eve İki Gün Erken Döndüm… Hamile Eşimi Soğuk Yemekle Bodrumda Bulunca Ailemin Kurduğu Plan Ortaya Çıktı
-
Kızımın Doğum Gününde Bana İftira Attılar… Bodruma Kilitledikleri Kadının Gerçek Kimliğini Öğrendiklerinde Her Şey İçin Çok Geçti
-
Üç Yıl Boyunca Kendi Evimde Esir Gibi Yaşadım… Fırtınalı Bir Gecede Kaçınca Kocamın Kurduğu Bütün Düzen Ortaya Çıktı
-
Düğün Günü Hastaneye Kaldırıldım… Kayınvalidemin Davranışı Ailemizi Sonsuza Kadar Değiştirdi
-
20. Evlilik Yıl Dönümümüzde Kocamın Her Sabah Gizlice Kaybolduğunu Fark Ettim… Gerçeği Öğrendiğimde Gözyaşlarımı Tutamadım


