DOLAR
Alış: 49.84
Satış: 50.04
EURO
Alış: 55.85
Satış: 56.08
GBP
Alış: 66.76
Satış: 67.25
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
2.11.2026
Kız kardeşim, babamın gerçek kızı olmadığımı kanıtlamak ve mirasın tamamını alabilmek için beni DNA testi yaptırmaya zorladı.
- “Bir sorun mu var?” diye sordu. Avukat cevap vermedi. Önündeki belgeleri yeniden düzenledi. Gözlüğünü çıkardı, masanın üzerine bıraktı ve Vivian’a baktı. “Hanımefendi, sizin de bu sonuçları görmeniz gerekiyor.” Vivian’ın dudakları aralandı. “Ne demek istiyorsunuz? Sonuçlar açık değil mi?” Avukat derin bir nefes aldı. “Gayet açık. Hatta beklediğimizden çok daha açık.” Alyssa sandalyesinde doğruldu. “Avukat Bey, lütfen uzatmayın. Candace’ın babamın kızı olup olmadığını söyleyin artık.” İlk kez Alyssa’nın sesinde öfkenin arkasına saklanmış bir korku duydum. Avukat başını kaldırdı. “Candace Harper’ın William Harper’ın biyolojik kızı olduğu doğrulanmıştır.” Odanın içinde hafif bir hareketlilik oldu. Ben gözlerimi kapattım. Bunu duymak istiyordum. Yıllardır duymak istiyordum. Ama içimdeki boşluk, tek bir cümleyle dolmadı. Avukat devam etti. “Ancak Alyssa Harper için sonuç farklı.” Vivian aniden ayağa kalktı. “Yeter!” Sesi odanın duvarlarına çarptı. “Bu testlerde bir hata var. William onun babasıydı. Bütün hayatı boyunca onun babasıydı!” Avukat dosyadan başka bir kâğıt çıkardı. “Hanımefendi, biyolojik babalık oranı yüzde sıfır. Test iki ayrı laboratuvarda doğrulandı.” Alyssa başını sallamaya başladı. “Hayır… Hayır, bu mümkün değil.” Sonra bana döndü. “Sen yaptın bunu!” Hiçbir şey söylemedim. “Sen babamın ölümünden sonra bu işi ayarladın! Bizi kandırdın!” Avukat sertçe araya girdi. “Test örnekleri bağımsız gözetim altında alındı. Sonuçların değiştirilmesi mümkün değil.” Vivian masaya vurdu. “Bu aileye nasıl böyle bir utanç yaşatırsınız?” Ona baktım. İlk kez gerçekten baktım. Otuz yıl boyunca bana yabancı olduğumu hissettiren kadın, şimdi kendi kızının biyolojik olarak yabancı olduğunu öğrenmişti. Ve hâlâ utançtan bahsediyordu. “Ben mi utanç yaşattım?” dedim sakince. Vivian sustu. “Ben mi yıllarca bir çocuğu aileden dışladım? Ben mi cenazede kendi kızımın adını bile anmadım? Ben mi şimdi bu odada DNA testi istemek için herkesi topladım?” Alyssa ağlamaya başladı. Ama gözyaşlarına inanmıyordum. Çünkü çocukluğum boyunca ağladığımda o gülerdi. “Anne!” diye bağırdı. “Bir şey söyle!” Vivian ona yaklaşmak istedi ama Alyssa elini geri çekti. “Sen biliyordun, değil mi?” Bu soru odadaki herkesi dondurdu. Vivian’ın yüzü bembeyaz oldu. “Böyle saçma şeyler söyleme.” “Sen biliyordun!” diye tekrarladı Alyssa. “Babamın gerçek babam olmadığını biliyor muydun?” Vivian cevap vermedi. Ben kucağımdaki dosyayı masanın üzerine bıraktım. “Sanırım artık bazı şeyleri konuşmanın zamanı geldi.” Vivian bana döndü. “Ne dosyası o?” “Babamın çalışma odasında bulduğum şeyler.” Dosyadan ilk belgeyi çıkardım. Eski bir banka hesap ekstresi. İkincisi, bir hukuk bürosundan alınmış ödeme makbuzu. Üçüncüsü ise babamın el yazısıyla yazılmış bir mektubun kopyasıydı. Hepsini masaya koydum. “Babam yıllarca benim nerede yaşadığımı takip etmiş. Chicago’daki evimin adresini biliyordu. İş hayatımdaki gelişmeleri takip etmiş. Hatta üniversite eğitimim için para göndermek istemiş.” Vivian alaycı bir kahkaha attı. “Bir babanın kızını takip etmesi suç mu şimdi?” “Hayır. Ama kendi kızını neden evinden uzak tuttuğunu açıklamak zorunda.” Avukat belgeleri incelemeye başladı. Sonra ilk makbuzu eline aldı. “Bu ödemeler nedir?” “Babamın özel araştırma için yaptığı ödemeler. Tarihleri inceleyin.” Avukat tarihleri kontrol etti. Yüzündeki ifade değişti. “Bu ödemeler son üç yıl içinde yapılmış.” Başımı salladım. “Evet. Babam gerçeği öğrenmeye çalışıyormuş.” Alyssa hıçkırıklarının arasından sordu: “Hangi gerçek?” Ona baktım. “Senin doğumundan önce yaşananlar.” Vivian birden ayağa kalktı. “Candace! Bu kadar yeter!” “Hayır. Daha yeni başlıyorum.” Yıllardır ilk kez sesimi yükselttim. “Babamın mektubunda bir cümle vardı. Şöyle yazmıştı: ‘Sana gerçeği anlatmak için çok geç kaldım. Ama seni korumak için sustuğumu bilmeni istiyorum.’” Alyssa’nın gözleri büyüdü. “Babam sana mektup mu yazdı?” “Evet.” “Ne zaman?” “Ölmeden önce.” Bir süre kimse konuşmadı. Sonra avukat, masadaki son belgeyi aldı. “Burada daha önemli bir şey var.” Vivian ona baktı. “Ne?” “Bay Harper’ın vasiyetine eklediği özel talimat.” Avukat kâğıdı dikkatlice açtı. “William Harper, biyolojik çocuklarının kimliklerinin DNA sonuçlarıyla doğrulanmasını istemiş. Ayrıca herhangi bir kişinin kendisini biyolojik çocuk olarak göstererek miras üzerinde hak iddia etmesi durumunda, tüm mal varlığının bağımsız bir hukuk incelemesine tabi tutulmasını şart koşmuş.” Alyssa başını kaldırdı. “Bu ne demek?” Avukat gözlerini Vivian’a çevirdi. “Bu, sizin yıllardır babanızdan aldığınız mali desteğin de inceleneceği anlamına geliyor.” Vivian’ın yüzü değişti. “Bu saçmalık.” “Özellikle de Bay Harper’ın hesabından yapılan büyük transferler…” Avukat başka bir dosya çıkardı. “Son beş yılda, şirket hesabından sizin kişisel hesabınıza önemli miktarda para aktarılmış. Bu ödemelerin bir kısmı için herhangi bir açıklama bulunmuyor.” Alyssa annesine baktı. “Anne?” Vivian bu kez ona da cevap vermedi. Avukat belgeleri önümüze çevirdi. “Bay Harper, ölümünden önce bu transferlerin araştırılmasını istemiş. Şu anda bunların mirastan düşülmesi ve hukuki sorumluluk doğurup doğurmadığı değerlendiriliyor.” İşte o an anladım. Babam sadece benim kim olduğumu kanıtlamak istememişti. Beni yıllarca susturan insanların ne yaptığını da ortaya çıkarmaya çalışmıştı. Vivian’ın sesi titredi. “William bunları sana mı anlattı?” “Hayır. Babam bana hiçbir şey anlatmadı. Ölümünden sonra bıraktığı belgeler anlattı.” Alyssa gözyaşları içinde bana döndü. “Sen bütün bunları biliyor muydun?” “Hayır.” “Öyleyse neden DNA testine karşı çıkmadın?” Acı bir gülümsemeyle cevap verdim. “Çünkü babamın kızı olduğumu kanıtlamak için senin iznine ihtiyacım yoktu. Ama gerçeğin ortaya çıkması için bu test gerekiyordu.” Vivian çantasını aldı. “Ben gidiyorum.” Avukat sakin bir sesle konuştu. “Hanımefendi, henüz bitirmedik. Şirket hesaplarıyla ilgili belgeler hakkında da ifadenize ihtiyaç duyulabilir.” “Ben hiçbir açıklama yapmak zorunda değilim!” “Bu sizin tercihiniz. Ancak hukuki inceleme devam edecek.” Alyssa annesinin kolunu tuttu. “Anne, bana gerçeği söyle. William benim babam değilse kim?” Vivian gözlerini kaçırdı. Alyssa’nın sesi kırıldı. “Otuz yıldır bana onun kızı olduğumu söyledin. Bana Candace’ın evlatlık olduğunu söyledin. Onun hakkını yemem gerektiğini söyledin!” Bir an için kardeşime baktım. Çocukluğumuzda beni her zaman küçük düşürürdü. Ama o an, karşımda duran kadın, yıllardır kendisine anlatılan bir yalanın içinde yaşamış bir çocuk gibiydi. Yine de ona sarılmadım. Çünkü onun acısı, benim yaşadığım yılları silmiyordu. Avukat son bir belgeyi açtı. “Bir dakika daha kalmanızı rica edeceğim.” Vivian kapıya yönelmişti. Durdu. Avukat kâğıdı okudu. “Bay William Harper, biyolojik kızı Candace’ın miras hakkını korumak için özel bir madde bırakmış. Vivian Harper’ın şirket üzerindeki temsil yetkisi, DNA sonuçları kesinleşene kadar askıya alınacak.” Vivian’ın elindeki çanta yere düştü. “Ne?” “Şirket hesapları bağımsız incelemeye alınacak. Mülkler üzerindeki işlemler de şimdilik durdurulacak.” Alyssa annesine baktı. Sonra bana. “Yani… bütün bunları kaybedebilir miyiz?” Cevap vermedim. Avukat dosyanın son sayfasını çevirdi. “Bir de Bay Harper’ın Candace için bıraktığı kişisel bir mektup var. Vasiyetin bu bölümünün yalnızca kendisine verilmesini istemiş.” Mektubu bana uzattı. Babamın el yazısını görünce parmaklarım titredi. Kâğıdı açtım. İlk satırda şunlar yazıyordu: “Candace, eğer bu mektubu okuyorsan, Vivian’ın sana anlattığı en büyük yalanı artık öğrenmiş olmalısın. Ama kızım, bilmediğin bir şey daha var…” Nefesim kesildi. İkinci satıra baktım. “Annenin ölümünden önce bana emanet ettiği gerçeği, otuz yıl boyunca saklamak zorunda kaldım.” Başımı kaldırdım. Vivian kapının yanında taş kesilmişti.
- Avukat bana baktı. “Bay Harper, bu mektubun tamamını yalnızca sizin okumanızı istemiş.” Vivian bir adım öne çıktı. “Hayır… O mektubu ona vermeyin!” İlk kez, onun gerçekten korktuğunu gördüm. Ve o an anladım… DNA testi yalnızca kimin kızı olduğumu ortaya çıkarmamıştı. Otuz yıldır saklanan başka bir sırrın da kapısını açmıştı. Bu kez gerçeği saklayacak hiçbir kapı kalmamıştı. “Hayır… O mektubu ona vermeyin!” Vivian’ın sesi bütün koridoru doldurdu. Avukat mektubu elimden almaya çalışmadı. Aksine, gözlerimin içine baktı. “Bay Harper, bu mektubun Candace’a teslim edilmesini özellikle istemiş. Kimsenin müdahale etme hakkı yok.” Vivian’ın yüzü bembeyazdı. Alyssa annesinin kolunu tuttu. “Anne, artık yeter! Bana kim olduğumu söyle!” Vivian kızına baktı. Sonra gözlerini benden kaçırdı. “Şimdi bunun sırası değil.” Alyssa acı acı güldü. “Ne zaman sırası olacak? Benim bütün hayatım yalanmış! Sen bana Candace’ın babamın gerçek kızı olmadığını söyledin. Onu evden uzaklaştırdın. Şimdi DNA testi benim yalan söylediğini ortaya çıkardı!” Vivian cevap vermedi. Ben mektubu çantama koydum. O an tartışmak istemiyordum. Çünkü otuz yıl boyunca onların sözlerini dinlemiştim. Artık babamın sözlerini dinleyecektim. O akşam Chicago’ya dönmedim. Babamın evinde kaldım. Rosa beni mutfakta karşıladı. Önüme bir fincan çay koydu. “Bay William, bu günü çok bekledi.” Ona baktım. “Rosa, babam gerçeği biliyor muydu?” Rosa gözlerini yere indirdi. “Son yıllarında çok şey öğrendi. Özellikle de Bayan Vivian’ın kendisinden sakladığı şeyleri.” “Benim neden evden gitmeme izin verdi?” Rosa’nın gözleri doldu. “Çünkü gitmek zorunda kaldınız, Candace. Ama o sizi hiç bırakmadı.” Bu cümle içime oturdu. Çalışma odasına çıktım. Babamın masasının üzerindeki eski fotoğraflara baktım. Chicago’daki ilk iş görüşmem. Üniversite mezuniyetim. Bir gazete haberinde yayımlanan fotoğrafım… Hepsini saklamıştı. Bir çekmeceyi açtım. İçinde annemin eski bir fotoğrafı vardı. Annemin adı Margaret’ti. Ben çok küçükken ölmüştü. Vivian eve geldikten sonra onun hakkında konuşmak yasaklanmıştı. Fotoğrafın arkasında annemin el yazısıyla bir not vardı: “William, ne olursa olsun Candace’ın gerçeği öğrenmesini sağla.” Fotoğrafı göğsüme bastırdım. Sonra babamın mektubunu açtım. “Sevgili kızım Candace, Sana yıllar önce anlatmam gereken bir şey var. Margaret öldüğünde sen henüz küçüktün. Vivian hayatımıza girdikten sonra seni koruyabileceğini düşündüm. Yanılmışım. Alyssa doğduğunda Vivian, onun benim biyolojik kızım olduğunu söyledi. Ben de ona inandım. Yıllar sonra bazı belgeler buldum. Tarihler birbirini tutmuyordu. Hastane kayıtlarında değişiklikler vardı. Vivian’ın eski bir arkadaşıyla yaptığı yazışmalar da şüphelerimi artırdı. Gerçeği araştırmaya başladığımda Vivian beni tehdit etti. Seni benden tamamen uzaklaştıracağını söyledi. Ben de korktum. Seni kaybetmekten korktum. Bu korkaklığım yüzünden yıllarca sessiz kaldım. Bunun için beni affetmek zorunda değilsin. Ama şunu bilmeni istiyorum. Sen benim kızımsın. Bunu DNA değil, birlikte geçirdiğimiz ilk yıllar, gözlerin, gülüşün ve annenin bana emanet ettiği hayat kanıtlıyor. Alyssa’nın biyolojik babası hakkında bildiğim her şeyi avukatıma bıraktım. Gerçeği öğrenmek artık senin hakkın. Seni seven baban, William.” Mektubu bitirdiğimde gözyaşlarım kâğıdın üzerine düştü. Babam beni sevmişti. Ama sevgisini göstermek için çok geç kalmıştı. Ve bu kez onun sessizliğini de sorgulayacaktım. Ertesi sabah avukat James Collins beni ofisine çağırdı. Masasında yeni belgeler vardı. “DNA sonuçları yalnızca başlangıçtı, Candace.” “Devam edin.” “Bay Harper, Alyssa’nın biyolojik babasının kim olduğunu araştırmış.” “Kimmiş?” James bir dosyayı açtı. “Daniel Brooks.” İsmi duyduğumda şaşırdım. Daniel, Vivian’ın William’la evlenmeden önce tanıdığı bir adamdı. Yıllar önce aile toplantılarında adını birkaç kez duymuştum. Vivian onun hakkında konuşulmasını istemezdi. “Babam onun hayatta olduğunu biliyor muydu?” “Evet. Üstelik Daniel Brooks, birkaç ay önce Bay Harper’la iletişime geçmiş.” “Ne istemiş?” James başka bir belge çıkardı. “Bir DNA testi. Alyssa’nın biyolojik babası olduğunu doğrulamak istemiş.” “Sonuç?” “Bay Harper’ın ölümünden önce bu testin yapılması planlanmış. Ancak Vivian bunu engellemiş.” Başımı eğdim. “Demek Alyssa’nın babası da gerçeği öğrenmek istemiş.” “Evet. Bay Harper ayrıca Vivian’ın şirket hesabından yaptığı para transferlerini araştırmış. Bazı ödemeler Daniel Brooks’a gönderilmiş.” “Ne kadar?” James rakamı gösterdi. Yıllar boyunca aile şirketinden yüz binlerce dolar aktarılmıştı. “Bu para ne için kullanılmış?” “Şirket kayıtlarında danışmanlık ödemesi olarak gösterilmiş. Ancak böyle bir hizmetin verildiğine dair belge yok.” İçimdeki öfke büyüdü. Babamın emeği. Annemin bıraktığı miras. Benim hakkım. Hepsi yıllarca başkalarının sırlarını örtmek için kullanılmıştı. James dosyayı kapattı. “Mahkeme süreci başlayacak. Vivian’ın hesapları incelenecek. Şirket yönetimindeki yetkisi de geçici olarak kaldırıldı.” “Ben ne yapmalıyım?” “Babınızın vasiyetinde size bıraktığı hakkı korumalısınız.” Başımı salladım. “Koruyacağım. Ama kimsenin parasına ihtiyacım olduğu için değil. Babamın emeğinin çalınmasına izin vermeyeceğim.” Üç hafta sonra aile yeniden toplandı. Bu kez babamın evinde değil, şirketin toplantı salonundaydık. Akrabalar da oradaydı. Bir zamanlar arkamdan fısıldayan kuzenler. Cenazede beni görmezden gelen halalar. Vivian’ın her sözünü onaylayan insanlar… Hepsi sessizce oturuyordu. Vivian içeri girdiğinde eskisi kadar güçlü görünmüyordu. Alyssa arkasından geldi. Gözleri şişmişti. Sonunda Daniel Brooks da toplantıya katıldı. Alyssa onu görünce ayağa kalktı. “Siz… benim babam mısınız?” Daniel başını eğdi. “Biyolojik baban olduğum testlerle doğrulandı.” Alyssa ağlamaya başladı. “Otuz yıl. Otuz yıl boyunca bana başka bir adamın kızı olduğumu söylediler.” Daniel ona yaklaşmak istedi. Alyssa geri çekildi. “Şimdi bana baba dememi beklemeyin.” Daniel başını salladı. “Beklemiyorum. Sadece gerçeği bilmeni istedim.” Vivian birden ayağa kalktı. “Bütün bunları benim üzerime yıkamazsınız! Ben ailemi korumaya çalıştım!” Artık kimse onu dinlemiyordu. James belgeleri masaya koydu. “Şirket hesaplarıyla ilgili inceleme tamamlandı. Yetkisiz transferler tespit edildi. Konu ilgili makamlara iletildi.” Vivian’ın elleri titredi. “Ben o parayı ailem için kullandım!” Alyssa annesine döndü. “Hangi aile için? Candace’ı dışarı atan aile mi? Yoksa bana yalan söyleyen aile mi?” Vivian cevap veremedi. James son belgeyi açtı. “Bay William Harper’ın vasiyetine göre, Candace Harper biyolojik kızı olarak mirasın tek doğrulanmış biyolojik çocuğudur. Mirasın paylaşımı bu doğrultuda yapılacaktır. Diğer talepler hukuki inceleme tamamlanana kadar değerlendirilmeyecektir.” Salonda fısıltılar yükseldi. Bir zamanlar benim mirastan pay alamayacağımı söyleyen insanlar şimdi gözlerini benden kaçırıyordu. Vivian bana yaklaştı. “Candace… Biz bunu kendi aramızda çözebiliriz.” Ona baktım. “Otuz yıl boyunca çözebilirdik.” “Ben senin üvey annenim.” “Hayır. Sen babamın eşiydin. Benim annem değildin.” “Bir hata yaptım.” “Bir hata mı?” Sesim sakindi. “On yedi yaşındayken evden ayrıldım. Doğum günlerimde beni aramadın. Cenazede adımı anmadın. Kızına beni küçümsemeyi öğrettin. Sonra miras için DNA testi istedin.” Vivian ağlamaya başladı. “Ben de zor zamanlar geçirdim.” “Ben de geçirdim. Ama senin gibi başkalarının hayatını mahvetmedim.” Çantamı aldım. “Ben senden özür beklemiyorum. Sadece hayatımdan uzak durmanı istiyorum.” Ve odadan çıktım. Arkamdan kimse gelmedi. Aylar geçti. Hukuki süreç devam etti. Vivian’ın şirket hesaplarından yaptığı usulsüz transferler nedeniyle hakkında yasal işlem başlatıldı. Şirket yönetimindeki görevini kaybetti. Bazı mal varlıkları, alacakların tahsili ve incelemeler kapsamında bloke edildi. Alyssa ise Daniel’le görüşmeye başladı. Bana birkaç kez mesaj gönderdi. İlk mesajında özür diledi. İkincisinde çocukken bana yaptıklarını hatırladığını söyledi. Üçüncüsünde buluşmak istedi. Uzun süre cevap vermedim. Sonunda ona tek bir mesaj yazdım: “Gerçeği öğrenmen benim için önemliydi. Ama yaşattıklarını unutmak zorunda değilim. Belki bir gün konuşuruz. Şimdilik kendime zaman ayırıyorum.” Gönderdim. Telefonu kapattım. Bazen affetmemek, insanın içinde kin taşımak değildir. Bazen sadece kendini yeniden aynı acının içine sokmamaktır. Chicago’ya döndüm. İşime başladım. Evimin perdelerini değiştirdim. Yıllardır açmadığım kutuları açtım. Annemin fotoğrafını oturma odasına astım. Babamın mektubunu ise çalışma masamın çekmecesine koydum. Bir gün Rosa’dan küçük bir paket geldi. İçinden babamın eski bir kahve fincanı çıktı. Yanında kısa bir not vardı: “Bay William, sizin döndüğünüz günü beklerken bu fincanı hiç kullanmadı. Sizinle bir kahve içmek istiyordu.” Fincanı mutfağa götürdüm. Kahve hazırladım. Pencerenin önüne oturdum. Dışarıda yağmur yağıyordu. Babamın fincanından ilk yudumu aldım. Ve ilk kez onun için ağladığımda, kendimi suçlu hissetmedim. Çünkü artık biliyordum. Ben hiçbir zaman o evin yabancısı olmamıştım. Bana yabancı gibi davrananlar, kendi yalanlarının içinde yaşamışlardı. Otuz yıl boyunca bana kim olduğumu başkaları anlatmıştı. Bir gün DNA testi geldi. Bir zarf açıldı. Bir aile dağıldı. Ama benim için asıl miras, evler ya da banka hesapları değildi. Babamın yıllarca sakladığı fotoğraflardı. Annemin arkasına not yazdığı eski fotoğraf. Ve mutfakta tek başına duran o kahve fincanı… Artık kimsenin sevgisini kazanmak için kendimi kanıtlamak zorunda değildim. Çünkü insanın değeri, başkalarının ona verdiği soyadıyla ölçülmez. Hayat bazen en büyük tokadı, yıllarca başkasını küçük düşürerek büyüdüğünü sananlara atar. Çünkü yalan miras kalabilir… Ama gerçek, er ya da geç sahibini bulur. Sizce Candace, Alyssa’yı bir gün affetmeli mi? Yoksa bazı ihanetlerin bedeli, ömür boyu mesafe midir? Yorumlarda düşüncenizi paylaşın.
Benzer Galeriler
-
3 isim görevden alındı
-
Selçuk Tepeli’ye bakın ne oldu
-
Düğünde inanılmaz olay!
-
Kabul edilerek yasalaştı
-
Kocamın Eski Kanepede Sakladığı Sırrı Ölümünden Sonra Öğrendim
-
Kızım bana bir mesaj gönderdi: “Senden uzak durmaya karar verdik. Lütfen artık bizimle iletişime geçme.” Onunla tartışmadım. Kararından vazgeçirmeye de çalışmadım.


