Ana Sayfa 23.08.2026

Kendi Cenazemde Uyanmak: Bir İhanetin ve Yeniden Doğuşun Gerçek Hikayesi

2 / 2

Hatırladığım son şey bir gece öncesiydi. Kız kardeşim Ceren, yorgun göründüğümü söyleyerek bana tarçınlı sıcak bir süt getirmişti. O akşam eşim Kerem ile ortak hesabımızdan habersizce aktarılan 42 bin dolar hakkında sert bir tartışma yaşamıştık. Kerem bunun rutin bir şirket ödemesi olduğunu iddia etmişti. Ardından üzerime anormal bir uyku çökmüştü. Şimdi ise kadife kaplı bir tabutun içinde yatıyordum.

Kerem’in tam tabutun yanında konuştuğunu duydum. Babaannemin bana hediye ettiği altın kalp kolyeyi Ceren’in boynuna takıyordu. Kerem, “Sigorta parası yakında yatacak, miras kalan ticari binayı ve evi satınca Antalya’ya taşınacağız” diye fısıldıyordu. Ceren ise gergin bir sesle “Ya koltuğu veya kolyeyi birileri sorarsa?” diye soruyordu. Kerem coldly güldü: “Ölüm belgesi halloldu bile, kimseden ses çıkmaz.”

Bütün vücudum felç olmuş gibiydi ama içimdeki öfke alev alev yanıyordu. Eğer kimse canlı olduğumu fark etmezse, gün batmadan beni sekiz metre toprağın altına gömeceklerdi.

Tam o sırada Ceren’in yedi yaşındaki oğlu Mert tabuta yaklaştı. Açık aralıktan içeri baktı ve gözlerimiz kesişti. Gözlerimi sıkıca kırptım. Küçük çocuk donakaldı ve annesine dönüp buz gibi bir sesle konuştu: “Anne… Melis Teyzem bana bakıyor!”

Ceren elindeki su bardağını düşürdü. Bardak parkede paramparça oldu. Kerem panikle “Çocuğun aklı karıştı” diyerek durumu kapatmaya çalıştı ama annem titreyen adımlarla tabuta yaklaştı. Ahşap kapağı sonuna kadar itip açtı. Güneş ışığı yüzüme vurduğunda derin bir inilti çıkardım ve doğrulmaya çalıştım. Annem çığlık attı, salondaki akrabalar dehşet içinde telefona sarıldı.

Kerem gözlerinde soğuk bir hesaplamayla donakalmıştı. O sırada sağlık ekipleri içeri girdi. Kerem kapıya doğru süzülmeye çalışırken kuzenim Burak yolunu kesti. Doğrudan sağlık görevlisinin gözlerine baktım ve güçlükle fısıldadım: “Hemen polisi arayın…”Hastanedeki detaylı tetkiklerde kanımda ağır dozda reçeteli bir sakinleştirici tespit edildi. Polis derhal geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Ceren, Antalya’ya giden şehirler arası otobüse binmek üzereyken otogarda yakalandı. Çantasında tek yön biletler, altın kolyem ve mirasıma ait sahte devir evrakları bulundu.

Eşim Kerem ise bana ait olan şehir merkezindeki ticari binayı satmak için hazırladığı sahte vekaletnameyi noter onayından geçirmeye çalışırken yakalandı. Noter durumu fark edip polisi aramıştı. Yakalandığında bile hâlâ benim acil ameliyatım için paraya ihtiyaç duyulduğu yalanının arkasına saklanmaya çalışıyordu.

Cezaevinde Ceren ile yüzleştiğimde gözyaşları içinde itiraf etti. Yıllardır beni kıskandığını, Kerem’in bu kıskançlığı kullanarak kendisini kandırdığını ve tarçınlı süte hapları ufalayarak koyanın kendisi olduğunu söyledi. İhanetin derinliği karşısında onu hayatımdan tamamen çıkardım.

Ardından cam arkasından Kerem ile görüştüm. Hâlâ durumu bir finansal anlaşma gibi yönetmeye, beni manipüle etmeye çalışıyordu. Ona tabutun içindeyken attığı o soğuk kahkahayı duyduğumu söyledim. Hiçbir şikayetimi geri çekmeyeceğimi net bir şekilde belirterek ahizeyi kapattım ve arkama bakmadan uzaklaştım.

Mahkeme her ikisini de tasarlayarak adam öldürmeye teşebbüs, nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından ağır cezalara çarptırdı. Adalet tam anlamıyla yerini bulmuştu.

Taburcu olduktan sonra müstakil evimi sattım. İzmir merkezinde modern, aydınlık bir daire satın aldım ve teyzeme ait ticari binanın yönetimini tamamen üstlendim. İşlerimi büyüttüm, finansal özgürlüğümü pekiştirdim. Babaannemin altın kalp kolyesini yeniden boynuma taktım; artık bir uğur olarak değil, kendi direncimin ve hayatta kalma gücümün bir simgesi olarak taşıyorum.

İnsanlar bana hayatımdaki en korkunç anı sorduklarında, tabutta gözlerimi açtığım anı söylemiyorum. En yakınım dediğim iki insanın, beni yok etmek için hayatımı hedef aldıklarını öğrendiğim anı söylüyorum.

En önemli an ise annemin kapağı kaldırdığı an değil; sırf başkaları rahat etsin diye bir daha asla gözlerimi kapatmayacağıma dair kendime söz verdiğim andır. Kendi hayatımın direksiyonuna geçerek hem adaleti sağladım hem de geleceğimi kendi ellerimle inşa ettim.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2
Tema Tasarım |