DOLAR
Alış: 45.26
Satış: 45.44
EURO
Alış: 53.27
Satış: 53.48
GBP
Alış: 61.45
Satış: 61.91
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
11.05.2026
Hadi birlikte hesap yapalım, — dedi Cemile, eşyaları bavula atarak.
- — Hadi birlikte hesap yapalım, — dedi Cemile, eşyaları bavula atarak. — Maaşımın yarısı annenin cebine. Market alışverişi bizden. Dana eti, kremler, levrek, hep ona. Bana kalan borçlar ve uykusuzluk. Harika bir bütçe, değil mi? — Cemile, dur artık! — diye yaklaştı Onur. — Yaşlanıyor, kolay değil! — Elini tutmaya çalıştı ama Cemile elini çekti. — Yaşlanmıyor, yönetiyor. Sen de ona eşlik ediyorsun. Sen koca değil, annesinin eteğinde yaşamaktan hoşlanan bir çocuksun. Seni besliyor, ütülüyor, senin yerine karar veriyor. Benim içinse bir görev tanımıyım sadece. Cemile derin bir nefes aldı, evrakları çıkarıp bavula attı. Pasaportlar, diplomalar, evlilik cüzdanı. Bir an belgelerin üzerine bakakaldı — ölmüş bir şeyin sembolü gibiydiler. Sonra yana cebe koydu. Onur hareketsiz kaldı. Direnç dolu bir çaresizlikle yatağın kenarına oturdu, sanki ağzından çıkacak bir söz onun hayatını darmadağın edecekti. — Cemile, yarın konuşalım. Bir yol bulurum. Annemle konuşurum. Her şey düzelir. — Bunu geçen yıl da demiştin, — dedi sessizce Cemile. — Hiçbir şey değişmedi. Yarın da aynı sözleri biraz farklı söyleyeceksin. Ama ben… ben artık sabah beşte uyanıp başkasının önünde nefes alma hakkımı savunmak istemiyorum. Bavulu kapattı. Fermuar sesi silah gibi yankılandı. Arkasından sessizlik çöktü — fırtına öncesi kadar saf. Kapı aralandı, Kadriye içeri girdi. Elinde bir mendil, yüzünde sarsılmaz bir kibir. — Gitmeye mi karar verdin sonunda? — dedi buz gibi bir sesle. — Bazı kuşlar, camlara çarpa çarpa doğar. — Bazıları kafesinde kalır ve bununla gurur duyar, — diye karşılık verdi Cemile, başını kaldırmadan. — Ben gökyüzünü seçtim. Kadriye yavaşça başını salladı: — Göreceğiz nereye varacak. Hayat, kızım, cesareti pahalıya öğretir. Cemile bavulu kavradı. Onur ayağa fırladı, birden canlılık geldi sesine. — Cemile, ne olur! Sensiz ben ne yaparım? Cemile ona baktı — ne öfkeyle, ne acımayla, sadece içten bir yorgun şefkatle. — Alışırsın. Annen sana telvesiz kahve pişirmeyi öğretir. Onur’un elindeki anahtarları aldı, dışarı çıktı. Ayak sesleri merdivende yankılandı. Arkasına bakmadı. — ⋯ — Bir ay geçti. Sonbahar şehirle beraber geldi, soğukla birlikte yeni bir Cemile doğdu. Eski bir apartmanın çatı katında küçük bir ev kiraladı. Komşuları onu pek görmüyordu — hep iş, nadir dost telefonları, yeni projeler üzerine eğitimler. Ama akşamları balkona çıkıyor, ucuz çayını yudumluyordu. Gökyüzüne bakarken şehir sisinin arasındaki özgürlük kokusunu hissediyordu — keskin, hafif acı ama canlı. Bir akşam telefon çaldı.
- — Cemile… Annem hastanede. Durumu kötü. Kimi arayacağımı bilemedim, — dedi Onur. Uzun süre sessiz kaldı Cemile, karşıdan gelen nefesi dinledi. Sonra yavaşça sordu: — Neden aradın beni? — Bilmiyorum… sadece… sen haklıydın demek istedim. Sen gidince onunla yaşamak istedim ama… bir evde iki kişi aynı havayı tüketip birbirine göre nefes alamazmış. Bir oda tuttum. Baştan başladım. — Sevindirici, — dedi Cemile. — İşte bu gerçek hayat. Başkalarının çizelgeleri olmadan. Onur bir şey diyecekti ki hattın diğer ucunda klik sesi geldi — bağlantı kesildi. Cemile telefonu kapattı ve uzun zamandır ilk defa gülümsedi. Akşam sakindi. Dışarıda ince bir yağmur yağıyor, damlalar camdan aşağı süzülüp şehir ışıklarını yansıtıyordu. Cemile pencere önüne oturdu, defterini çıkardı ve yazdı: “Katlanma. Bekleme. Kırmaya başladıklarında git.” “Git” kelimesinin üzerine bir çizgi çekti, defteri kaldırdı. Sonra ışığı kapadı. Şehrin uğultusunu dinlerken hissettiği şey ne korkuydu ne suçluluk — sadece hafiflikti. Kadriye, onun sesi, o steril evin kokuları artık geçmişte kalmıştı. Şimdi başlayan kendi hayatıydı — sabah emirleri, görev listeleri olmadan. Dışarıda gece koyulaştı, Cemile elini pencere kenarındaki fincanın üzerinde tutarak uyudu. Sabah yeni olacaktı. Hayat artık onundu.
Benzer Galeriler
-
Yürüyüşümüzden eve döndüğümüzde ve kapıyı açmak üzereyken, köpeğim aniden üzerime atıldı
-
İşten eve döndüğümde, kayınvalidem ve eşim, yaşlı kadını aç bırakıp gezmeye gitmişlerdi
-
Kocam, hamile metresi için gizli bir parti düzenlemiş
-
Sierra Madre dağlarında baba ve kızının kaybolmasından beş yıl sonra
-
“KAMYON ŞOFÖRÜ, BİR KÖPEĞİN KUTU SÜRÜKLEDİĞİNİ GÖRÜNCE ANİDEN FRENE BASTI
-
Hadi birlikte hesap yapalım, — dedi Cemile, eşyaları bavula atarak.


