Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Eşim bana İtalya’ya gitmek için “yaşlı kadınsın” dedi » T.C. Haber T.C. Haber
Ana Sayfa 13.05.2026

Eşim bana İtalya’ya gitmek için “yaşlı kadınsın” dedi

2 / 2

Dosyayı masaya ittim. Roma biletlerini, kredi kartı harcamalarını, Elif’in alaycı paylaşımını, banka dökümlerini gördü. En sonda boşanma dilekçesi vardı.

— Bunu bana yapamazsın.

— Sen beni görünmez yaptın. Ben sadece görünür oldum.

Telefonumu almak için hamle yaptı ama Selin’in sesi net bir şekilde duyuldu:

— Sayın Salazar, bu görüşme kayıt altındadır. Oturmanızı tavsiye ederim.

Geri çekildi. Telefon sanki elini yakmıştı.

— Leyla, konuşalım. Saçmalık bu.

— Saçmalık mı? Kahve almayı unutmak saçmalık. 40 yıl hayal kuran eşini aldatıp Roma’ya götürmek ise zalimlik.

O an telefonum çaldı. Aile WhatsApp grubu. Kemal, beni eve gelmeden önce karalamıştı:
“Eşim psikolojik olarak iyi değil, bana takıntılı oldu.”

Bazı akrabalar endişe emojileri atmıştı. Bir kuzeni:
“Kadınlar bu yaşta böyle oluyor.” yazmıştı.

Elif de gruba eklenmişti (ya da bilerek eklenmişti):
“Ben sadece işimi yaptım. Kendini değiştirilmiş hissediyorsa bu benim suçum değil.”

Derin bir nefes aldım ve 4 belge gönderdim: Roma biletleri, mücevher harcamaları, Kolezyum fotoğrafı ve Kemal’in “Leyla beni toplantıda sanıyor” dediği ses kaydı.

Grup sustu. Sonra Defne yazdı:

— Babaanne deli değil. Siz zalimsiniz.

Oğlum Emir beni aradı, ağlıyordu.

— Anne, özür dilerim… o sofrada seni korumalıydım.

— Evet. Korumalısın.

Sadece bunu söyledim. Çünkü yetişkin çocuklar da bazen susmanın bir taraf olmak olduğunu öğrenmeli.

Kemal odada dolaşmaya başladı.

— Abartıyorsun. 40 yılı bir gezi için mi çöpe atacaksın?

Ayağa kalktım. Dizlerim ağrıyordu ama beni ilk kez bu kadar dik taşıyordu.

— Ben 40 yılı gezi için çöpe atmıyorum. 40 yıl boyunca seni küçük hissettirmemek için kendimi küçültmeyi bırakıyorum.

Elif 20 dakika sonra geldi. Sinirliydi. Gözlükleri, pahalı çantası… ama yüzü artık kontrolsüzdü.

— Leyla Hanım, siz anlamıyorsunuz. Kemal Bey sadece canlı hissetmek istedi.

Üstten aşağı baktım.

— Mija, bir erkek karısını aşağılayarak canlı hissediyorsa, onun ihtiyacı sekreter değil terapidir.

Elif’in yüzü soldu.

— Ben hiçbir şey borçlu değilim.

— Evet. Ama bana 38.000 peso otel, 22.000 peso bileklik borcun var. Avukatım romantizm ile haksız kazanç arasındaki farkı anlatacak.

Selin konuştu:

— Belgeler hazır. Uzlaşma olmazsa dosyaya eklenir.

Elif Kemal’e baktı. “Kralın aslında sarayı yokmuş” gerçeğini orada gördü. O gece Kemal’i terk etti. İtalya fotoğraflarını sildiğini ve ofis değiştirdiğini sonradan öğrendim.

Süreç kolay olmadı. Kemal beni “yaşlılıktan dolayı karışık düşünüyor” diye küçümsemeye çalıştı. Selin tüm hesapları, imzaları, kurs kayıtlarımı ve bağımsızlığımı sundu. Hakim net konuştu: yaşım zihinsel gücümü geçersiz kılmaz.

Ev satıldı. Payımı aldım. Arabadan gelen para, haksız harcamaların tazmini ve sonunda bankada değil içimde bir ferahlık kazandım.

Bir ay sonra Kemal beni adliye çıkışında bekliyordu.

— Leyla… gerçekten yalnız mı kalacaksın?

Gülümsedim. Eskiden korkardım bu kelimeden. Şimdi bana huzur gibi geliyordu.

— Yalnız değil. Özgürüm.

— Seni kimse sevmez artık bu yaşta.

Gözlerine sakin baktım.

— Ben artık sevilmemekten değil, küçümsenerek sevilmekten korkuyorum.

Arkamı dönüp yürüdüm.

O gün kendime yıllardır ertelediğim bir şeyi yaptım: İtalya bileti aldım. Ama bu kez bir evliliğin gölgesini kovalamak için değil, kendi hayatımı kutlamak için.

Defne ile gittim. Venedik’te yavaş yürüdük, dondurma yedik, meydanda 3 kez oturmak zorunda kaldığımda güldük. Dinlenmekten utanmadım. Utanç, kalmaktı.

Büyük Kanal’da Defne fotoğrafımı çekti. Mavi elbisem, açık gri saçlarım ve izinsiz bir mutluluk vardı. Paylaştım:

“İtalya için hiç geç kalmadım. Sadece beni taşıyamayacak kadar küçük bir adamla evliydim.”

Yorumlar doldu. Her yaştan kadın yazıyordu: “Ben de bıraktım.” “Ben de erteledim.” “Ben de korktum.”

Şimdi 69 yaşındayım. Salı günleri resim yapıyorum, perşembe günleri yürüyorum, pazar günleri Ayşe’yi görüyorum ve Floransa’ya dönmek için para biriktiriyorum.

Bazen dizim ağrıyor. Bazen geçmişim. Ama hiçbirisi beni durdurmuyor.

Kemal beni İtalya’ya “geride bırakacağını” sanmıştı. Oysa asıl geride kalan şey, onun beni beklediği kadındı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2
Tema Tasarım |