DOLAR
Alış: 48.39
Satış: 48.59
EURO
Alış: 56.13
Satış: 56.36
GBP
Alış: 65.27
Satış: 65.76
Düğün Gecesi Babamın Odasına Sızan Kadın ve Ailemizi Yıkan Sır
- Düğünümün bittiği gece, bir kadının babamın yatak odasına süzüldüğünü gördüm. Yaklaşık beş dakika boyunca o kadının çiçeği burnunda eşim olduğunu sanıp dehşete düşmüştüm. Adım Erdem. 32 yaşındayım, Ankara’da sanayi makineleri tamircisi olarak çalışıyorum. Eşim Burcu ise 28 yaşında bir anaokulu öğretmeni. Üç yıllık birlikteliğin ardından Ankara Gölbaşı’ndaki aile evimizin geniş bahçesinde evlendik. Babam Faruk (61), yıllardır ailedeki tek karar vericiydi ve sürekli “Bu ailede olan bu ailede kalır” derdi. Annem Hülya (58) ise otuz yılı aşkın süredir evin tüm yükünü çekmiş, tansiyon hastası, fedakâr bir kadındı. Düğün gecesi saat 00:43’te uyandım. Burcu yatakta yoktu. Koridorda metalik bir ses duydum. Babamın odasının kapısı aralıktı. İçeriye uzun koyu saçlı, minyon bir kadının girdiğini gördüm. Kalbim duracak gibi oldu. Beş dakika sonra Burcu, lekeli elbisesini yıkadığı çamaşır odasından çıktı. Derin bir nefes aldım ama içimdeki şüphe tamamen silinmedi. Ertesi gece gerçeği öğrenmek için tekrar koridora çıktım. Babamın odasından fısıltılar geliyordu. Kapıyı açtığımda babamın yanında kasabadaki yemek şirketinin sahibi Rukiye vardı. Babam hemen beni dışarı itti ve tehdit savurdu: “Annemin tansiyonu çok kötü. Tek bir kelime edip onu hastanelik edersen sorumlusu sen olursun!” Üstelik Kadir Amcamın da bu gizli ilişkiyi bildiğini ama babamın ona verdiği borç yüzünden sustuğunu öğrendim.
- İçimdeki yükü daha fazla taşıyamayıp durumu Burcu’ya anlattım. Burcu, annemin haklarını korumak için harekete geçmemiz gerektiğini söyledi. Annemle birlikte aile evraklarını ve mal varlıklarını düzenlemeye başladık. Bir salı öğleden sonra eve müteahhit Murat geldi. Masaya bir dosya koydu. “Hülya Hanım, anayol kenarındaki üç dönümlük arsa satışı için evrakları tamamlamaya geldim. Faruk Bey ile imzaladığınız sözleşme bu,” dedi. Annem şaşkınlıkla sözleşmeye baktı. Yüzündeki bütün renk çekildi. “Ben böyle bir sözleşme imzalamadım. Bu imza bana ait değil!” dedi. Babam o an içeri girdi, elindeki anahtarlar yere düşüp çınladı. Yüzünde ilk kez gerçek bir korku gördüm. O an, babamın sakladığı tek sırrın Rukiye olmadığını anladım…Müteahhit Murat, babamın arsa satışı karşılığında kendisinden 1,5 milyon lira aldığını açıkladı. Sözleşmedeki babamın imzası gerçekti ancak annemin imzası sahteydi. Paranın büyük kısmı babamın gizli borçlarına ve Rukiye ile açmayı planladıkları işe gitmişti. Annem sakin bir sesle gerçeği sordu. Artık susamazdım. Babamın Rukiye ile olan gizli görüşmelerini, tansiyon bahanesiyle beni nasıl susturduğunu ve Kadir Amcamın borcu yüzünden sessiz kaldığını tek tek anlattım. Annem derin bir nefes alarak, “Eşim, kayınbiraderim, oğlum… Hepiniz biliyordunuz ve gerçeği hak etmeyen tek kişi benmişim,” dedi. İşler daha da büyüdü. Babam, müteahhit Murat’a parayı iade edemeyince annemi sahte satışı onaylaması için zorladı. Çıkan tartışmada babam kontrolden çıkıp annemin bileğini sertçe sıktı. Burcu’nun çığlığı üzerine araya girdim, Kadir Amcam ise o anları telefonuyla kaydetti. Olay yerine gelen polislere annem, sahte imzayı asla kabul etmeyeceğini söyledi. Yasal süreç hızla ilerledi. Babam borçlarını ödeyebilmek için yıllardır biriktirdiği iş makinelerini ve kamyonunu satmak zorunda kaldı. Hırsını alamayıp kasabada “Burcu ailemizi karıştırdı, malımıza göz dikti” diye yalan haberler yaydı. Ancak Burcu’nun çalıştığı okula kadar ulaşan bu iftiraları temizlemek için babamı tüm akrabaların ve okul yönetiminin önünde yazılı ve sözlü olarak özür dilemeye mecbur bıraktım. Tüm bu yaşananların ardından annem 34 yıllık evliliğini sonlandırmak için boşanma davası açtı. Evin bir bölümü anneme kaldı, babam ise yol kenarındaki depolarda tek başına yaşamaya başladı. Annem için eve tamamen bağımsız yeni bir giriş kapısı Yaptım. Kendi dikiş atölyesini kuran annem, kısa sürede kendi parasını kazanmaya ve ilk kez hayatının kontrolünü eline almaya başladı. Bir yıl sonra annem, babamı aile yemeğine davet etti. Babam kapıda durup izin istedi. Annem, “Girebilirsin Faruk, kapı açık” dedi. Masada yan yana değil, karşı karşıya oturdular. Annem onu affetmişti ama asla eski hayatına dönmedi. O gün şunu çok iyi anladım: Aileyi yıkan şey gerçekler değil, yalanlar ve ihanetlerdi. Koruma bahanesiyle bir insanın elinden gerçeği öğrenme hakkını almak en büyük haksızlıktır. Annem kendi parasını kazandığı, kendi kapısını kapattığı ve kimsenin onun adına karar vermediği özgür bir hayatı seçti.
Benzer Galeriler
-
5 Yaşındaki Kızını Polise Şikâyet Eden Vicdansız Ailenin Sonu: Yıllarca Taşıdığı Yükten Kurtulan Bir Annenin Büyük Adaleti!
-
79 YAŞINDA BİR BEBEK DÜNYAYA GETİRDİM.
-
Babam, tam 43 yıl boyunca annemin bütün maaşını aldı. Annem sonunda parasını geri istediğinde ise masanın üzerine kalın bir dosya bırakıp, “Bunu açtığında bana bir daha asla eskisi gibi bakamayacaksın,” dedi.
-
10 YAŞINDAKİ KIZIM, BİRİKTİRDİĞİ HARÇLIKLARLA OKULDAKİ YAŞLI HİZMETLİYE YENİ BİR GÖZLÜK ALDI — ERTESİ GÜN OKUL MÜDÜRÜ BENİ ARAYIP, “HANIMEFENDİ, BİR POLİS MEMURU KIZINIZI ARIYOR,” DEDİ.
-
ŞİRKET MÜDÜRÜ BENİ HERKESİN ÖNÜNDE KOVDU.
-
15 YILDIR KAYIPTI… TA Kİ ERKEK KARDEŞİ, ONUN İÇ ÇAMAŞIRINI DEDESİNİN YATAĞININ ALTINDA SAKLANMIŞ HALDE BULANA KADAR…


