DOLAR
Alış: 48.19
Satış: 48.38
EURO
Alış: 55.93
Satış: 56.15
GBP
Alış: 64.93
Satış: 65.41
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
2.09.2026
Gökyüzündeki İhanet: Uçakta Gelen Acı Anons
- Bütün sabahı, eşimin bizi havalimanında fark etmemesini sağlamaya çalışarak geçirdim. Yedi yaşındaki oğlum Mert ve ben, eşim Tolga’ya iniş yaptıktan sonra büyük bir sürpriz yapmak için onun görevli olduğu Ankara uçuşuna gizlice bilet almıştık. Her şey kusursuz ilerliyordu. Ta ki Tolga kabin mikrofonundan o anonsu yapana kadar… Saniyeler içinde, hazırladığımız sürprizin artık bize ait olmadığını dehşetle anladım. Eşim Tolga yaklaşık dokuz yıldır sivil havalandada pilottu. Fakat bunca zamandır oğlumuz Mert, onun uçtuğu bir uçakta tek bir kez bile yolcu olmamıştı. Mert bu duruma adeta takıntılıydı. Tolga ne zaman yatı çantasını hazırlasa, Mert evin içinde peşinden koşar, sorular sorardı: “Baba, bugün büyük uçağı mı uçuracaksın? Yolcular senin benim babam olduğunu biliyor mu?” Tolga güler, “Belki bir gün öğrenirler,” derdi. Birkaç hafta önce Tolga, cumartesi günü Ankara’ya kısa bir uçuşu olduğunu, orada birkaç saat bekledikten sonra akşam eve döneceğini söyledi. Zihnimde anında masum ve tatlı bir fikir belirdi. Uçağa gizlice iki bilet aldım. Mert planı duyduğunda heyecandan havalara uçtu. Yanına kulaklığını, çizgi filmlerini ve göğsünde devasa harflerle “DÜNYANIN EN İYİ PİLOTU” yazdığı, babasını uçağın önünde çizdiği resmi aldı.
- Havalimanında az kalsın yakalanıyorduk. Güvenliğe doğru ilerlerken Mert birden kolumu çekiştirdi. Tolga, el bagajını çekerek sadece birkaç metre ötemizden geçiyordu. Mert’in elinden tutup onu en yakın hediyelik eşya dükkanına sürükledim. Tişört raflarının arkasına saklandık. Mert sessizce kıkırdıyor, “Bu harika bir macera!” diye fısıldıyordu. Uçağa son sıralarda bindik. Koltuklarımız arka taraftaydı. Mert hemen alnını cama dayadı. Kapılar kapandı, emniyet kemerlerini bağladık. Derken hoparlörden bir cızırtı kopup Tolga’nın sesi kabini doldurdu. Mert’in yüzü aydınlandı. “Anne, babam konuşuyor!” dedi. Cep telefonumu çıkarıp video kaydını başlattım. Tolga standart karşılama konuşmasını yaptı. Ankara’daki hava durumundan, uçuş süresinden bahsetti. Tam konuşması bitti derken mikrofonu kapatmadı. Derin bir sessizlik oldu. Ardından ses tonu tamamen değişti: “Değerli konuklarımız, kalkıştan önce sizlere biraz özel bir şey söylemek istiyorum. Bugün aramızda çok özel biri var. Hayatımı hiç beklemediğim şekilde değiştiren biri…” Mert heyecanla bana döndü: “Anne! Babam bizi biliyor!” O an kalbim sevinçle çarptı, gülümsemeye başladım. Fakat Tolga konuşmaya devam etti: “Leyla… Bunu sana baş başayken de söyledim ama benim için çok anlamlı olan bu yerde, herkesin huzurunda tekrarlamak istedim. Bebeğimizi taşıyorsun ve seninle kuracağımız hayat için sabırsızlanıyorum. Seni karım yapacağım günü iple çekiyorum.” Telefonum elimde hâlâ kayıt yapıyordu. Dünya bir anlığına durdu. Mert yavaşça bana döndü, gözlerindeki o büyük sevinç bir anda yerini derin bir kafa karışıklığına ve korkuya bıraktı. O an, altı ay önce evimizin kapısına gelip ağlayan o kadını, Leyla’yı hatırladım..Altı ay önce kapımıza gelip Tolga’yı soran ve “İş yerinden arkadaşım, bir sorunu vardı” diye geçiştirilen Leyla, meğer eşimin hayatındaki tek kadın değilmiş. Tolga, uçak dolusu yabancının önünde sevgilisinin hamile olduğunu ve onunla evleneceğini ilan ediyordu. Mert titreye ses tonuyla, “Anne… Babam ne demek istiyor? Leyla kim? Bizden ayrılıyor mu?” diye sorduğunda, yaşadığım şoku bir kenara bırakıp oğluma sarıldım. Ankara’ya indiğimizde yolcuların boşalmasını bekledik. Terminale çıktığımda Tolga’yı yolcu dinlenme salonunun önünde buldum. Yanında karnı belirginleşmiş, şık giyimli Leyla duruyordu. Bizi gördüklerinde Tolga’nın yüzündeki tüm kan çekildi. “Merve? Mert?” diye kekeledi. Mert arkama saklanıp ağlamaya başladı. “Bize sürpriz mi yapmak istediniz?” diye sordu Tolga. Acı bir kahkaha attım. “Sana sürpriz yapacaktık ama görünen o ki asıl sürprizi sen hazırlamışsın,” dedim. Leyla ise hiç utanmadan, “En azından artık gerçeği biliyorsun,” dedi. Tolga, bir yıldır ilişki yaşadıklarını ve bana boşanma davası açmaya hazırlandığını itiraf etti. O gece İstanbul’a ilk uçakla geri döndük. Ertesi gün hemen avukatım Deniz Hanım’la görüştüm. Tolga eve gelip eşyalarını toplarken son derece rahattı. Ancak evdeki ortak bilgisayarımızda e-postalarını açık unuttuğu için aylardır süren otel rezervasyonlarını, Leyla ile fotoğraflarını ve babalık testi sonuçlarını adli kanıt olarak dosyaya ekledik. Boşanma sürecimiz yaklaşık dokuz ay sürdü. Evimizi satıp paylaştık. Yıllardır evde hobi olarak görülen resim kariyerime dört elle sarıldım. Tablolarım, özel siparişlerim ve tasarım lisanslarımla kendi ayaklarım üzerinde durmayı başardım. Mert ile üç odalı şirin bir daireye taşındık. Odalardan birini tam hayal ettiğim gibi ışık alan, tuvallerimle dolu gerçek bir resim atölyesine çevirdim. Tolga oğlunu görmeye devam etti ancak Mert uzun süre babasına karşı mesafeli kaldı. Zamanla işler rayına oturdu. Tolga ile konuşmalarımızı sadece Mert’in okulu ve sağlık durumuna indirgedim. Mert’in babası için çizdiği ve üzerinde “DÜNYANIN EN İYİ PİLOTU” yazan o resim hâlâ çalışma masamın çekmecesinde duruyor. Bir gün ona vermek ister mi bilmem ama biz artık geçmişin kırgınlıklarına takılı kalmıyoruz. 30 bin fit yükseklikte parçalanan hayatımızı, yerde çok daha güçlü bir şekilde yeniden inşa ettik. Mert ve ben, artık geleceğe umutla bakıyoruz.
Benzer Galeriler
-
Tabuttaki Gizli Nefes: Torunumu Kurtardığım O Gece
-
Kaderin Gecikmesi: Düğünüme Üç Saat Geç Kaldığım Gün Başlayan Yeni Hayatım
-
Gölgedeki Silüet: Düğün Gecesi Başlayan Büyük İhanet
-
Dört Kızımı Alıp Evi Terk Ettiğim Gün Başlayan Hain Yalan: Veliaht Yüzüğünün Arkasındaki Şok Gerçek
-
“Düğün Takılarını Babama Verim Yapacaksın!” Diyen Kocamın Kurduğu Hain Tuzak ve Beklenmedik Sonu
-
Havalimanındaki Sahte Gözyaşı: Kocamın Milyonluk İhaneti ve Büyük Çöküşü


