DOLAR
Alış: 49.05
Satış: 49.25
EURO
Alış: 55.14
Satış: 55.36
GBP
Alış: 64.85
Satış: 65.34
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
6.10.2026
Beklenen İstanbul Depremi Beklenirken
- Türkiye’nin kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına kadar hemen her gün sarsıntılarla uyanırken, gözler kaç yıldır olduğu gibi ısrarla Marmara’ya ve olası büyük İstanbul depremine çevrilmiş durumda. Herkes milyonluk megakentte yaşanabilecek felaketin senaryolarını konuşurken, Şanlıurfa’da meydana gelen sarsıcı bir deprem tüm ezberleri tek kalemde bozdu. Bilim dünyasının ve deprem uzmanlarının dikkatini anında Doğu ve Güneydoğu Anadolu hattına çeken bu gelişme, yer altındaki hareketliliğin ne denli dinamik ve öngörülemez olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
- Herkesin merakla beklediği büyük felaket senaryoları bir kenarda dururken, jeoloji dünyasının tanınan ve tartışmalı isimlerinden biri olan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan gelen son dakika açıklamaları adeta buz kesen bir etki yarattı. Üşümezsoy, Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde yaşanan 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından yaptığı kapsamlı değerlendirmelerde, tehlikenin sadece Güneydoğu ile sınırlı kalmadığını, Ege bölgesinde yıllardır sessiz duran dev bir hattın uyanma eşiğinde olduğunu savundu. Olayın merkez üssü olan Şanlıurfa Karaköprü’de yerin sadece 7 kilometre derinliğinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki sarsıntı; Diyarbakır, Gaziantep, Adıyaman ve Malatya gibi çevre illerde de çok şiddetli bir şekilde hissedilmişti. Bölgede panik yaşanırken saha çalışmaları hız kazandı; ancak asıl büyük tartışma Üşümezsoy’un geçmişte yaptığı uyarıların bugün birebir tutmasıyla alevlendi. Özellikle Atatürk Barajı’nın güney kısmındaki fay hatlarına ve Bozova Fayı üzerindeki yoğunlaşan stres birikimine dikkat çeken uzman isim, gerilimin nerelere sıçrayabileceğini adım adım haritalandırdı. Peki, Türkiye’nin hangi bölgesi şimdi birinci derecede alarm veriyor? Bilim insanının geçmişte tutan öngörülendikten sonra işaret ettiği yeni ve kritik hat neresi? Milyonlarca insanı yakından ilgilendiren o büyük tehlike kapıda mı?Şanlıurfa’daki sarsıntının ardından tüm dikkatleri Ege’ye çeviren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, özellikle Pamukkale Fayı’na yönelik yaptığı çarpıcı analizlerle yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Üşümezsoy, son yıllarda güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası üzerindeki gerilim hatlarını incelediğinde, Pamukkale Fayı’nın 6,5 ile 7 arasında değişen büyüklükte yıkıcı bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Tehlikenin omurgasını oluşturan hattın son derece kritik bir coğrafyayı kapsadığını belirten uzman isim; Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattının bugünkü stres transferlerinden doğrudan etkilendiğini ifade etti. Bu bölgenin sadece modern jeolojik verilerle değil, aynı zamanda milattan önceki ve sonraki tarihsel deprem kayıtlarıyla da örtüştüğüne dikkat çekildi. Milattan Sonra 40 yılında bölgede yaşanan büyük sarsıntılar ve Laodikeia antik kenti çevresindeki kalıntılar, bu hattın ne kadar aktif bir geçmişe sahip olduğunu açıkça kanıtlıyor. Bölgedeki ünlü sıcak su kaynaklarının ve termal yapıların da doğrudan bu derin fay sistemleriyle bağlantılı olduğu biliniyor. Üşümezsoy’un bu uyarılarını ciddiye almak için geçmişteki başarılarına bakmak yeterli. Uzman isim, daha önce 2012 yılında kendisine yöneltilen riskli bölge sorularına karşılık Sivrice, Acıpayam ve Yedisu hatlarını işaret etmiş, zaman içinde bu bölgelerde beklenen sarsıntılar meydana gelmişti. Benzer şekilde Sisam Fayı, Silivri-Kumburgaz hattı ile Simav-Sındırgı bölgesine yönelik yaptığı erken uyarılar da jeoloji camiasında geniş yankı bulmuştu. Şimdi ise tüm gözler Ege’nin bu hassas termal ve turistik merkezine çevrilmiş durumda. Sonuç olarak; Türkiye’nin deprem gerçeği sadece tek bir fay hattına veya tek bir şehre endeksli değil. Şanlıurfa’da bardağı taşıran son damla niteliğindeki 5,4’lük sarsıntı, yeraltındaki enerji transferlerinin ne kadar karmaşık bir ağ üzerinden yayıldığını bir kez daha kanıtladı. Uzmanların sesine kulak vererek yapı stoklarımızı güçlendirmek, kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandırmak ve afet bilincini bireysel düzeyden ulusal düzeye taşımak hayati bir zorunluluktur. Deprem değil, hazırlıksızlık öldürür gerçeğini unutmadan, bilimsel verilere dayalı önlemleri derhal hayata geçirmeliyiz.


