DOLAR
Alış: 48.87
Satış: 49.07
EURO
Alış: 55.47
Satış: 55.69
GBP
Alış: 64.58
Satış: 65.06
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
29.09.2026
55 YAŞINDA DULUM, KÖYDE YALNIZ YAŞIYORUM. KÖYÜN GENÇ ERKEĞİ BANA ÖYLE BİR TEKLİF YAPTI Kİ DUYDUĞUMDA DONAKALDIM
- Benim adım Nermin. Elli beş yaşındayım. Kocamı altı yıl önce kaybettiğimden beri, dağın eteğindeki küçük köyümüzde tek başıma yaşıyorum. Çocuğumuz olmadı. Kocamdan geriye yalnızca iki katlı eski evimiz, küçük bir ceviz bahçesi ve yıllarca birlikte kurduğumuz hayaller kaldı. Köyde dul bir kadının yalnız yaşaması kolay değildir. Sabah evden çıktığınızda kiminle konuştuğunuz, akşam kapınızı kimin çaldığı mutlaka dedikodu konusu olur. Bu yüzden mümkün olduğunca kimseye karışmadan yaşamaya çalışıyordum. Ta ki köyün yirmi sekiz yaşındaki delikanlısı Emir, bir akşam kapımı çalana kadar. Emir, köyün en çalışkan gençlerinden biriydi. Babasını çocuk yaşta kaybetmiş, annesiyle birlikte büyümüştü. Ne zaman ağır bir işim olsa yardımıma koşardı. Ancak o akşamki hâli her zamankinden farklıydı. Elinde bir çiçek buketi vardı. “Nermin teyze, sizinle çok önemli bir şey konuşmam gerekiyor.” İçeri davet ettim. Çayını koyarken ellerinin titrediğini fark ettim. Sonunda gözlerimin içine bakıp öyle bir şey söyledi ki elimdeki bardak neredeyse yere düşüyordu. “Benimle evlenir misiniz?” Önce şaka yaptığını düşündüm. “Evladım, sen benim oğlum yaşındasın!” “Yaşınızın benim için hiçbir önemi yok.” Sinirlenerek ayağa kalktım. Fakat Emir gitmek yerine cebinden eski bir fotoğraf çıkardı. Fotoğrafta rahmetli kocam, yanında tanımadığım genç bir kadınla duruyordu. Kadının kucağında ise küçük bir bebek vardı. “Bu fotoğrafı nereden buldun?” Emir başını eğdi. “Çünkü o bebek benim.” O anda sanki evin duvarları üzerime yıkıldı. Emir, kocamın yıllarca benden sakladığı oğlu olduğunu iddia ediyordu! Ancak beni asıl sarsan, biraz sonra söyledikleri oldu. “Size evlenme teklif etmek istemezdim. Ama annem ölmeden önce bana başka çarem olmadığını söyledi.” “Neyin çaresi?” Emir cebinden sararmış bir zarf çıkardı. Zarfın üzerinde rahmetli kocamın el yazısı vardı. Tam açacakken Emir bileğimi tuttu. “Önce bilmeniz gereken başka bir şey var. Yarın sabah bu eve gelip sizi buradan çıkarmaya çalışacaklar.” Şaşkınlıkla yüzüne baktım. “Kim?” “Kocanızın kardeşi!” Kaynım Selçuk’la yıllardır konuşmuyordum. Kocam öldükten sonra bahçemizi satmam için defalarca baskı yapmıştı. Emir, Selçuk’un köyün çevresindeki arazileri satın alan yabancı bir şirketle anlaştığını anlattı. Benim ceviz bahçem ise şirketin almak istediği arazilerin tam ortasındaydı. “Selçuk amcam, evinizin tapusunun geçersiz olduğunu iddia edecek. Kocanızın mirasını paylaşmadığını söyleyerek dava açmaya hazırlanıyor.” “Seninle evlenmem bunu nasıl engelleyecek?” Emir derin bir nefes aldı. “Annem, babamın yıllar önce hazırladığı bazı belgelerin sizin hakkınızı koruyabileceğini söyledi. Ama bunları bulmak için önce size güvenmem gerekiyordu.” Ona inanıp inanmayacağımı bilemiyordum. “Evlenme teklifinin bununla ne ilgisi var?” Emir utanarak başını eğdi. “Selçuk amcamın adamları beni takip ediyor. Sizinle evleneceğimi öğrenirlerse miras yüzünden taraf değiştirdiğimi düşünecekler. Belgeleri aradığımızı anlamayacaklar.” “Yani benden sahte bir evlilik yapmamı mı istiyorsun?” “Evet. Ama yalnızca birkaç günlüğüne.” Öfkeyle kapıyı gösterdim. “Ben kimsenin oyununa alet olmam!” Emir gitmeden önce zarfı masaya bıraktı. “İçindekileri okuduktan sonra karar verin.” Gece boyunca uyuyamadım. Sonunda zarfı açtığımda kocamın yıllar önce yazdığı mektupla karşılaştım. “Nermin’im, bu satırları okuyorsan senden sakladığım gerçekle yüzleşme zamanın gelmiştir.” Mektubu okudukça gözyaşlarıma hâkim olamadım
- Emir gerçekten kocamın oğluydu. Benden önce yaşadığı ilişkiden dünyaya gelmişti. Ancak kocam, Emir’in varlığını öğrendiğinde çocuk çoktan dört yaşına gelmişti. Mektubun sonunda ise dikkatimi çeken bir cümle vardı. “Babamdan kalan asıl tapuyu yatak odamızdaki eski sandığın gizli bölmesine sakladım.” Hemen sandığa koştum. Fakat sandık boştu! Tam o sırada kapım sertçe çalındı. Saat gece yarısını geçmişti. Kapıyı açtığımda karşımda Selçuk duruyordu. “Nermin, o gençle görüştüğünü duydum. Sana bazı yalanlar anlatmış olmalı.” Arkasında iki yabancı adam bekliyordu. “Buraya neden geldiniz?” Selçuk gülümsedi. “Rahmetli ağabeyimin sana bıraktığı belgeleri almaya geldim.” Kapıyı kapatmaya çalıştım ama adamlar içeri girdi. Selçuk doğruca yatak odasına yöneldi. Sandığı açıp boş olduğunu görünce yüzündeki ifade değişti. “Demek çocuk benden önce davranmış!” Emir’in bütün bunları önceden bildiğini o anda anladım. Selçuk kolumdan tutup belgelerin nerede olduğunu söylememi istediği sırada dışarıdan polis sirenleri duyuldu. Kapı açıldı. İçeri Emir ve iki jandarma girdi. Meğer Emir, evime gelmeden önce yetkililere başvurmuştu. Selçuk’un tehditlerini belgelemek için bahçeye güvenlik kamerası yerleştirmişti. Selçuk götürülürken Emir bana yaklaştı. “Sandıktaki belgeleri ben aldım. Çünkü amcamın gelip arayacağını biliyordum.” Ertesi gün avukatla görüştük. Belgeler, kocamın ceviz bahçesini yıllar önce yasal olarak benim üzerime geçirdiğini gösteriyordu. Selçuk’un iddialarının hiçbir dayanağı yoktu. Emir’e döndüm. “Peki, şimdi ne olacak? Benimle hâlâ evlenmek istiyor musun?” Gülümsedi. “Hayır, Nermin teyze. Aslında hiçbir zaman evlenmek istemedim. Sadece beni dinlemenizi sağlayacak başka bir yol bulamamıştım.” Ardından cebinden küçük bir fotoğraf çıkardı. Fotoğrafta Emir’in annesiyle birlikte rahmetli kocam vardı. “Annem ölmeden önce bana babamın sizi çok sevdiğini söyledi. Sizden tek isteği, beni tanımanızmış.” Gözlerim doldu. Altı yıldır yalnızdım. Bir gecede hem kocamın yıllarca sakladığı gerçekle yüzleşmiş hem de hayatıma hiç beklemediğim bir insan girmişti. Emir’e sarıldım. “Senin baban benim kocamdı. İstersen bundan sonra burası senin de evin olabilir.” O günden sonra Emir her hafta beni ziyarete geldi. Birlikte bahçeyle ilgilendik, ceviz topladık ve uzun uzun konuştuk. Bana yaptığı o tuhaf evlilik teklifini ise bir daha hiç unutmadım. Çünkü bazen hayatımıza giren insanlar, ilk söyledikleri sözlerle değil, en zor zamanlarımızda yaptıklarıyla gerçek niyetlerini gösterirler. Yıllarca çocuğum olmadığı için eksik hissetmiştim. Elli beş yaşımda ise anne olmanın yalnızca bir çocuğu dünyaya getirmekten ibaret olmadığını öğrendim. Emir bana bir evlilik teklif etmişti. Ama sonunda ikimiz de yıllardır özlemini çektiğimiz bir aileye kavuşmuştuk.
Benzer Galeriler
-
55 YAŞINDA DULUM, KÖYDE YALNIZ YAŞIYORUM. KÖYÜN GENÇ ERKEĞİ BANA ÖYLE BİR TEKLİF YAPTI Kİ DUYDUĞUMDA DONAKALDIM
-
siyasete veda resti
-
Mehmet Şimşek’ten istifa açıklaması!?
-
Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya
-
Kocam otuz beş yıl boyunca her sabah saat 4’te
-
KOCAM BİR AKŞAM EVE HİÇ TANIMADIĞIM BİR ADAM GETİRİP SADECE BİR GECE BİZDE KALMASINA İZİN VERMEMİ İSTEDİ


