DOLAR
Alış: 48.57
Satış: 48.77
EURO
Alış: 55.75
Satış: 55.98
GBP
Alış: 64.80
Satış: 65.29
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
18.09.2026
17 Yıl Adliyede Temizlik Yapan Adamın Gizli Kimliği: Oğluna Dokunan Güçlü Müdürün Hazin Sonu
- On yedi yıl boyunca Ankara Adliyesi’nin mermer koridorlarını paspasladım. Her akşam yanımdan geçen hâkimler, savcılar ve avukatlar için ben sadece Tahsin Yılmaz’dım. Solmuş gri tulumu, eski iş ayakkabıları ve temizlik arabasıyla köşeye çekilen, göz teması kurmayan 52 yaşında bir temizlikçi. İnsanların fark etmediği, ses çıkarmayan o adam olmak tam da istediğim şeydi. Ta ki o gece her şey değişene kadar. 4 Nolu Duruşma Salonu’nun önünde vizek sıkarken telefonum çaldı. Arayan eşim Gönül’dü. Çalışırken asla aramazdı. Açtığımda nefes almakta zorlanıyordu. 17 yaşındaki oğlumuz Ege, basketbol antrenmanından sonra eve dönmemişti. Gönül ağlayarak konuştu: “Ege hastanede… Onu vurmuşlar.” Hastanenin acil servisine nasıl gittiğimi hatırlamıyorum. Oğlum yatakta yatıyordu, iki dizi de kalın sargılar içindeydi. Doktor kapıdan çıktığında göz göze geldik. Bu, eski hayatımdan biriyken beni tanıyan birinin bakışıydı. Dr. Mustafa… Yıllar önce orduda görev yaparken birlikte çalıştığımız bir tabip yüzbaşıydı. Şimdi travma cerrahıydı. Mustafa acı gerçeği söyledi: “İki dizinden vurulmuş. Tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğini zaman gösterecek. Onu vuran kişi Emniyet Müdürü Rıza Korkmaz.” Rıza’yı herkes bilirdi. Şehirde kendi krallığını kurmuş, iş insanlarını haraca bağlamış, şikâyetleri sümen altı eden güçlü ve karanlık bir adamdı. Oğlumun yanına girdiğimde Ege ağlayarak anlattı: Benzinciden çıkarken Rıza onu durdurmuş, sebepsizce telefonunu istemişti. Ege itiraz edince onu yere savurmuş ve iki dizine birden ateş etmişti. Ardından da gülerek “Şimdi otoriteye saygıyı öğrenirsin” demişti. Oğlumun gözlerindeki korku kalbimi parçaladı. Hastane otoparkına çıktım ve 17 yıldır aramadığım bir numarayı aradım. Eski ekip arkadaşım Davut’a ulaştım. “Eski ekibi topla, oğluma zarar verdiler,” dedim.
- Saatler içinde eski istihbarat ve soruşturma arkadaşlarımla bir tamirhanede buluştuk. Rıza’nın yaptığı yolsuzlukları, sahte şirketlerini ve şantaj ağını çıkardık. En önemlisi, olayın yaşandığı benzinliğin güvenlik kamerasının bulut yedeğine ulaştık. Videoda Rıza’nın silahsız ve elleri havada olan oğlumu yere itip soğukkanlılıkla dizlerinden vurduğu açıkça görünüyordu. Tam bu delillerle Rıza’yı bitirmeye hazırlanırken eşim aradı. İki polis memuru hastaneye gelmiş, Ege’nin polis müdürüne saldırdığına dair sahte bir ifade belgesi imzalatmak istiyordu. Bu emri veren kişi ise 17 yıldır makamının çöplerini döktüğüm Başsavcı Vedat’tı!O an anladım ki karşımızdaki tek bir kirli polis değil, adliyenin tepesine kadar uzanan kokuşmuş bir sistemdi. Yıllardır çöplerini topladığım Başsavcı Vedat, Emniyet Müdürü Rıza’nın koruyucu meleğiydi. Ancak unuttukları bir şey vardı. Ben sadece bir temizlikçi değildim. Eski devlet bağlantılarımı ve avukat dostumuz Rüya’yı devreye soktum. Hazırladığımız dosya ve güvenlik kamerası görüntüleri, yerel makamlar tamamen baypas edilerek doğrudan Ankara’daki İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği ve Emniyet Genel Müdürlüğü Suçla Mücadele Daire Başkanlığı’na iletildi. Ertesi sabah saat 10:00’da emniyet binasının ve adliyenin önüne siyah camlı özel harekat ve müfettiş araçları yanaştı. 17 yıldır paspas bastığım adliye koridorlarında bu kez müfettişler esip gürlüyordu. Başsavcı Vedat odasında gözaltına alınırken, Emniyet Müdürü Rıza kendi makamında bileklerine kelepçe vurularak dışarı çıkarıldı. Televizyonlar olayı son dakika olarak geçtiğinde, Rıza kalabalığın arasından götürülürken caddenin karşısında duran bana baktı. Üzerimde yine o gri temizlikçi tulumu vardı. Yıllardır yanından geçerken yüzüme bile bakmadığı adamın aslında kim olduğunu o an anladı. Hastanede olayı haberlerden izleyen oğlum Ege bana şaşkınlıkla baktı: “Baba… Sen aslında kimsin?” Oğlumun yanına oturdum. O doğmadan önce devletin en üst düzey gizli operasyon birimlerinde amir olarak çalıştığımı, ancak o doğduğunda temiz ve tehlikesiz bir yaşam seçmek için istifa edip bu mütevazı hayatı seçtiğimi anlattım. Ege ilk kez gülümsedi. Ameliyatların ardından Dr. Mustafa müjdeli haberi verdi: “Ege yeniden yürüyecek, ancak uzun bir fizik tedavi gerekecek.” Altı ay sonra Ege, koltuk değneklerini bırakıp ilk bağımsız adımlarını attı. Birlikte gözyaşlarına boğulduk. O gece adliyeye geri döndüm. Kovulan savcıların yerine yenileri gelmiş, adalet yeniden tecelli etmişti. Kovamı sabunlu suyla doldurdum, paspasımı elime aldım. Genç bir çalışan bana bakıp, “Tahsin Bey, bu bağlantılarla çok daha yüksek makamlarda olabilirdiniz, neden buradasınız?” diye sordu. Gülümsedim. Gerçek gücün makamlarda veya silahlarda değil; huzurlu bir evde, ailesiyle yenen bir akşam yemeğinde ve “Baba” unvanında olduğunu biliyordum. Paspasımı mermere sürerken hayatımın en güzel işini yaptığımı bir kez daha hissettim.
Benzer Galeriler
-
7 Yıllık Kocamın Anneme Attığı Tokatla Başlayan Gece: Müşterek Hesaptaki Büyük İhanet
-
Yağmur Altında Saatlerce Bekleyen Küçük Kızın Düşürdüğüm Cüzdanla Değiştirdiği Hayatım
-
17 Yıl Adliyede Temizlik Yapan Adamın Gizli Kimliği: Oğluna Dokunan Güçlü Müdürün Hazin Sonu
-
EVSİZ BİR ADAM ELİNDE, “BENİMLE EVLEN. YAŞAMAK İÇİN SADECE BİR AYIM KALDI,” YAZAN BİR PANKART TUTUYORDU — ONA ACIYIP KABUL ETTİM
-
KÜÇÜK KIZIMLA SOKAKTA KALMAMAK İÇİN 72 YAŞINDAKİ ZENGİN PATRONUMUMLA EVLENDİM
-
ANNEM NİŞAN YEMEĞİME, DOLABINDAKİ EN ESKİ VE YIPRANMIŞ ELBİSEYLE GELDİ.


