DOLAR
Alış: 49.47
Satış: 49.67
EURO
Alış: 55.53
Satış: 55.76
GBP
Alış: 66.14
Satış: 66.63
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
21.10.2026
on sekiz yıl önce sahilde
- Masaya düşen şey küçük, eski bir gümüş kolyeydi. Fakat beni asıl sarsan kolyenin kendisi değildi. Üzerindeki küçük kalp şeklindeki madalyondu. Onu tanıyordum. Çünkü on sekiz yıl önce nişanlım Aylin’in boynunda gördüğüm kolyenin aynısıydı. Titreyen parmaklarımla madalyonu elime aldım. “Bu… nereden çıktı?” Derya gözlerini yere indirdi. “Bunu bulduğumuz ilk havlunun içinde saklıydı.” Kaşlarımı çattım. “Bulduğunuz mu?” Selin derin bir nefes aldı. “Evet baba. Biz o havluları sadece senin sandığın gibi saklamadık.” Kalbim daha da hızlı çarpmaya başladı. “Ne demek istiyorsunuz?” Derya, masanın üzerindeki ikinci havluyu yavaşça açtı. İçinden eski bir fotoğraf çıktı. Fotoğrafı elime aldığım anda dizlerimin bağı çözüldü. Fotoğrafta Aylin vardı. Hamileydi. Elini karnının üzerine koymuş, gülümsüyordu. Ama fotoğrafın arkasında yazan tarih beni tamamen sarstı. “15 Haziran.” O gün, Aylin’in ölümünden yalnızca üç gün önceydi. “Bunu nereden buldunuz?” Selin ağlamaya başladı. “Biz bulmadık baba.” “Kim buldu?” İkisi de birbirine baktı. Sonunda Derya konuştu. “Bizi sahilde bırakan kişi, sana ulaşmamızı istemiş.” Bir anda odadaki hava ağırlaştı. “Kim?” Derya’nın dudakları titredi. “Annemiz.” Nefesim kesildi. “Bu imkânsız.” “Biz de öyle düşündük.” Selin çantasından sararmış bir zarf çıkardı. Zarfın üzerinde benim adım yazıyordu. El yazısını görür görmez onu tanıdım. Aylin’in el yazısıydı. Yıllar önce defalarca gördüğüm, alışveriş listelerine ve küçük notlara yazdığı o harfler… Zarfı açmakta zorlandım. İçinden birkaç sayfalık bir mektup çıktı. Okumaya başladım. “Sevgilim, eğer bu mektubu okuyorsan sana anlatacak cesaretimi bulamamışım demektir. Bebeğimizin öldüğünü söylemelerine inanma. Doğumdan sonra bazı şeylerin yanlış olduğunu fark ettim. İkizlerimiz var.” Ellerim titremeye başladı.
- İkizlerimiz… Başımı kaldırıp kızlarıma baktım. “Demek…” Derya başını salladı. “Evet baba.” Selin devam etti: “Biz senin sandığın gibi başkasının çocukları değiliz.” Gözlerim doldu. On sekiz yıl boyunca kaybettiğimi sandığım çocuğun yasını tutmuştum…. Meğer iki kızım hayattaymış. Hem de her gün yanımda yaşamışlardı. Mektubu okumaya devam ettim. Aylin, doğumdan önce bazı kişilerin bebeğimizle ilgili gizli planlar yaptığını öğrenmişti. Ailesinden birinin borçları yüzünden büyük bir baskı altındaydı. İkizlerin doğumundan sonra onları başka bir aileye vermek isteyen kişiler vardı. Aylin buna karşı çıkmıştı. Sonunda çocuklarını koruyabilmek için onları güvenli bir yere götürmeye karar vermişti. Fakat planını gerçekleştiremeden geçirdiği kaza hayatına mal olmuştu. Ölmeden önce çocukların nerede olduğunu bilen tek kişi, Aylin’in güvendiği yaşlı bir hemşireydi. Hemşire, ikizleri gizlice alıp sahildeki o kabine bırakmıştı. Çünkü polisin onları bulacağını ve güvenli bir şekilde koruma altına alacağını düşünmüştü. Fakat Aylin’in mektubunda başka bir şey daha vardı. Çocukların havlularına bazı kanıtlar sakladığını yazmıştı. Kolyeyi, fotoğrafı ve gerçeği ortaya çıkarabilecek birkaç belgeyi… Mektubun son cümlesine geldiğimde gözyaşlarımı tutamadım. “Eğer bir gün babaları onları bulursa, ona söyleyin: Ben onları terk etmedim. Onları korumaya çalıştım.” Mektubu göğsüme bastırdım. On sekiz yıl boyunca Aylin’e kızmıştım. Beni ve bebeğimizi bırakıp gittiğini düşünmüştüm. Oysa o son ana kadar çocuklarımızı korumaya çalışmıştı. “Bunu neden şimdi söylediniz?” diye sordum. Selin elimi tuttu. “Çünkü annemizin mektubunda bir şart daha vardı.” “Ne şartı?” Derya, masanın üzerine son bir belge koydu. “18 yaşımıza geldiğimizde bunu sana vermemiz gerekiyordu.” Belgeyi açtım. İçinde Aylin’in yıllar önce yaptığı resmi bir başvuru vardı. Kızlarının gelecekte babalarına teslim edilmesini istediğini belirten bir belge. Altında kendi imzası vardı. İmzaya uzun süre baktım. Sonra kızlarıma sarıldım. İkisini birden kollarımın arasına aldım. O an, yıllardır içimde taşıdığım öfkenin yerini tarifsiz bir huzur aldı. “Bunca yıl neden söylemediniz?” diye sordum. Derya ağlayarak cevap verdi: “Çünkü bize seni kaybetmekten korktuğumuzu söylememizi istemediler. Önce gerçekleri öğrenmemiz, sonra kendi kararımızı vermemiz gerektiğini söylediler.” Başımı eğip ikisinin ellerini tuttum. “Ben sizi zaten kaybetmiştim,” dedim. “Sonra hayat bana sizi yeniden verdi.” O gece üçümüz sabaha kadar konuştuk. Aylin’in mektubunu defalarca okuduk. Ertesi sabah mezarlığa gittik. Yanımda Derya ve Selin vardı. Aylin’in mezarının önünde durduk. Yıllardır ilk kez ona kızgın değildim. Kızlarıma baktım. “Anneniz sizi çok sevmiş,” dedim. Selin mezara bir çiçek bıraktı. Derya ise sessizce fısıldadı: “Bizi bulduğun için teşekkür ederiz baba.” Gözlerimi kapattım. On sekiz yıl önce sahilde iki bebeğin ağlama sesini duymuştum. O gün bunun hayatımı yeniden başlatacak bir ses olduğunu bilmiyordum. Bazen hayat, insanın kaybettiğini düşündüğü şeyleri başka bir biçimde geri getirir. Ben kızlarımı o sahilde bulduğumu sanıyordum. Oysa yıllar sonra gerçeği anladım: O gün sahilde bulduğum yalnızca iki bebek değildi. Hayat, bana kaybettiğim ailemi yeniden bulma şansı vermişti.
Benzer Galeriler
-
sağ tarafınıza yatarak uyuyorsanız
-
on sekiz yıl önce sahilde
-
Damar Sağlığını ve Kalbi Destekleyen Önemli İpuçları
-
Karadenizli Temel Çaresiz Kalınca Derdini Doktora Anlatır
-
Kızım ve damadım, eşimin mezarı başında beni evimden üç yüz kilometreden fazla uzakta tek başıma bıraktılar
-
Gelinim Yanlışlıkla Beni Aradı, 19 Dakika Boyunca Oğlumla Hakkımda Yaptıkları Planı Dinledim ve Eve Geldiklerinde Onlara Hayatlarının Sürprizini Yaptım


