DOLAR
Alış: 47.59
Satış: 47.78
EURO
Alış: 55.00
Satış: 55.22
GBP
Alış: 64.13
Satış: 64.61
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
10.08.2026
Kızım Üvey Annesine “Canavar” Dedi… Ama Gerçek Sebebi Öğrenince Masadaki Herkes Gözyaşlarına Boğuldu
- Eşim Zeynep, kızımız Ada dünyaya geldikten sadece birkaç saat sonra hayatını kaybetti. O gün, hem eşimi hem de geleceğe dair tüm hayallerimi kaybettiğimi düşündüm. Geriye yalnızca yeni doğmuş kızım ve onun için güçlü olma sorumluluğum kalmıştı. İlk iki yıl benim için sadece ayakta kalma mücadelesiydi. Geceleri uykusuz geçen saatler, işe gidip gelirken yaşadığım yorgunluk ve kızımı tek başıma büyütmenin sorumluluğu hayatımın merkezindeydi. Evimizin her köşesinde Zeynep’in fotoğrafları vardı. Ada büyüdükçe annesini merak ediyor, onun nasıl biri olduğunu soruyordu. Ben ise her soruda içimdeki acıyı yeniden hissediyordum. Bir gün oyuncak mağazasında Ceren ile tanıştım. Ada’ya yaklaşımı diğer insanlardan çok farklıydı. Ona ilgi göstermek yerine sabırla güven kazanmayı tercih etti. Küçük bir oyuncak tavşanla Ada’yı güldürmeyi başardı. O günden sonra sık sık görüşmeye başladık. Kahveler, yürüyüşler ve uzun sohbetler zamanla güçlü bir bağa dönüştü. İlişkimizin başında Ceren’e Zeynep’i ve yaşadığım büyük kaybı anlattım. Bana söylediği tek cümle, hayatımı değiştirdi. “Zeynep’i sevmeyi bırakmak zorunda değilsin.” O günden sonra Ceren hiçbir zaman Zeynep’in yerini almaya çalışmadı. Evdeki fotoğrafları kaldırmadı, Ada’ya kendisine “anne” demesi için baskı yapmadı ve geçmişimize her zaman saygı gösterdi. İki yıl sonra sade bir aile düğünüyle evlendik. Ada çiçekleri yanlış yerlere saçarak herkesi güldürdü ve uzun yıllardan sonra evimiz yeniden kahkahalarla doldu.
- Ceren zamanla ailemizin doğal bir parçası oldu. Ada’nın okul hazırlıklarını yapıyor, birlikte kitap okuyor, yemek hazırlarken onu da işin içine katıyordu. Evimiz yeniden sıcak ve huzurlu bir yuvaya dönüşmüştü. Fakat dikkatimi çeken küçük bir ayrıntı vardı. Ada, Ceren’le çok güzel vakit geçirdiği günlerin ardından gidip annesinin fotoğrafının önünde uzun süre sessizce duruyordu. Bazen de gece yatmadan önce mutlaka annesinin eski ninnisini dinlemek istiyordu. Bunun büyümenin doğal bir parçası olduğunu düşündüm. Bir akşam ailece yemek masasında buluştuk. Annem, Ceren’e teşekkür ederek onun ne kadar iyi bir insan olduğunu ve bize yeniden umut verdiğini söyledi. Tam o sırada Ada ayağa kalktı, Ceren’i işaret ederek yüksek sesle: “O bir canavar!” dedi. Masadaki herkes donup kaldı. Sebebini sorduğumda gözyaşları içinde şu cümleyi kurdu: “Ceren’i her biraz daha sevdiğimde annemi biraz daha unutuyorum. Annem tamamen kaybolacak diye korkuyorum. Masallarda canavarlar insanları yok eder.” O an hepimiz gerçeği anladık. Ada, Ceren’i reddetmiyordu. Annesini kaybetmekten ikinci kez korkuyordu. Sessizce yerinden kalkan Ceren salondan Zeynep’in çerçeveli fotoğrafını aldı. Fotoğrafı Ada’nın yanındaki boş sandalyeye koydu ve kendi sandalyesini biraz geriye çekti. “Annenin de bu sofrada bir yeri var.” dedi. Sonra Ada’ya dönerek gülümsedi. “Ben annenin yerini almak istemiyorum. Bana anneni anlatır mısın?” Ada başını eğdi. “Onu yeterince tanımıyorum.” İşte o anda yıllardır yapmam gereken şeyi fark ettim. Zeynep’i konuşmaktan kaçmış, acımı saklamaya çalışırken kızımın annesine dair hatıralar oluşturmasına engel olmuştum. O gece ailece Zeynep’i anlatmaya başladık. Şeker koymayı unuttuğu kekleri, yanlış söylediği şarkıları, komik anıları ve doğmadan önce Ada’yla konuşmasını… Ev yeniden onun hatıralarıyla doldu. Ertesi sabah Ceren mutfakta Zeynep’in eski tarif defterini buldu. İlk sayfada yaban mersinli kek tarifi vardı. Üçümüz birlikte mutfağa girdik. Ada yumurtaları kırmaya çalışırken ortalığı un içinde bıraktı, Ceren kahkahalar atıyordu. Ben ise yıllar sonra ilk kez Zeynep’in söylediği ninniyi mutfakta herkesin içinde açabildim. Artık o ses yalnızca acıyı değil, güzel anıları da hatırlatıyordu. Kahvaltı hazırlanırken Ada masaya üç peçete koydu. Sonra durdu, annesinin fotoğrafını getirip dördüncü sandalyeye yerleştirdi ve önüne bir peçete daha koydu. Ceren de yaptığı keklerden en güzelini fotoğrafın yanına bıraktı. Ada gülümsedi ve Ceren’in elini tuttu. “Artık annemi unutmayacağımı biliyorum.” dedi. O gün hepimiz önemli bir gerçeği öğrendik. Gerçek sevgi, kimsenin yerini almak değildir. Kalpte yeni bir yer açabilmektir. Artık soframızda dört yer vardı. Bir baba… Bir kız… Geçmişi sevgiyle yaşatan bir anne hatırası… Ve geleceği umutla kuran bir kadın… Kimse unutulmamıştı. Ailemizin sevgisi sadece büyümüştü.
Benzer Galeriler
-
25 yıldır kayıp olan
-
Yıllardır Çektiğim Ağrılar Bitti Ama Evliliğim O Gün Sona Ermeye Başladı
-
“Kızım Düğününe Gelmememi İstedi… Ama Damat Beni Görünce Nikâhı Durdurdu ve Herkesin Önünde Hayatımı Değiştiren Gerçeği Açıkladı”
-
Kızım Üvey Annesine “Canavar” Dedi… Ama Gerçek Sebebi Öğrenince Masadaki Herkes Gözyaşlarına Boğuldu
-
Dedesini Kurtaran Küçük Sır: Altı Yıllık Büyük Yalan Bir Çocuğun Tek Cümlesiyle Ortaya Çıktı
-
Kocam Şirket Kutlamasında Beni Herkesin İçinde Küçük Düşürdü… On Dakika Sonra Sahneye Çıkıp Şirketin Yeni Sahibi Olduğumu Öğrenince Nefesi Kesildi


