Ana Sayfa 10.08.2026

Kızım Üvey Annesine “Canavar” Dedi… Ama Gerçek Sebebi Öğrenince Masadaki Herkes Gözyaşlarına Boğuldu

2 / 2

Ceren zamanla ailemizin doğal bir parçası oldu. Ada’nın okul hazırlıklarını yapıyor, birlikte kitap okuyor, yemek hazırlarken onu da işin içine katıyordu. Evimiz yeniden sıcak ve huzurlu bir yuvaya dönüşmüştü.

Fakat dikkatimi çeken küçük bir ayrıntı vardı. Ada, Ceren’le çok güzel vakit geçirdiği günlerin ardından gidip annesinin fotoğrafının önünde uzun süre sessizce duruyordu. Bazen de gece yatmadan önce mutlaka annesinin eski ninnisini dinlemek istiyordu. Bunun büyümenin doğal bir parçası olduğunu düşündüm.

Bir akşam ailece yemek masasında buluştuk. Annem, Ceren’e teşekkür ederek onun ne kadar iyi bir insan olduğunu ve bize yeniden umut verdiğini söyledi. Tam o sırada Ada ayağa kalktı, Ceren’i işaret ederek yüksek sesle:

“O bir canavar!” dedi.

Masadaki herkes donup kaldı.

Sebebini sorduğumda gözyaşları içinde şu cümleyi kurdu:

“Ceren’i her biraz daha sevdiğimde annemi biraz daha unutuyorum. Annem tamamen kaybolacak diye korkuyorum. Masallarda canavarlar insanları yok eder.”

O an hepimiz gerçeği anladık. Ada, Ceren’i reddetmiyordu. Annesini kaybetmekten ikinci kez korkuyordu.

Sessizce yerinden kalkan Ceren salondan Zeynep’in çerçeveli fotoğrafını aldı. Fotoğrafı Ada’nın yanındaki boş sandalyeye koydu ve kendi sandalyesini biraz geriye çekti.

“Annenin de bu sofrada bir yeri var.” dedi.

Sonra Ada’ya dönerek gülümsedi.

“Ben annenin yerini almak istemiyorum. Bana anneni anlatır mısın?”

Ada başını eğdi.

“Onu yeterince tanımıyorum.”

İşte o anda yıllardır yapmam gereken şeyi fark ettim. Zeynep’i konuşmaktan kaçmış, acımı saklamaya çalışırken kızımın annesine dair hatıralar oluşturmasına engel olmuştum.

O gece ailece Zeynep’i anlatmaya başladık. Şeker koymayı unuttuğu kekleri, yanlış söylediği şarkıları, komik anıları ve doğmadan önce Ada’yla konuşmasını…

Ev yeniden onun hatıralarıyla doldu.

Ertesi sabah Ceren mutfakta Zeynep’in eski tarif defterini buldu. İlk sayfada yaban mersinli kek tarifi vardı. Üçümüz birlikte mutfağa girdik. Ada yumurtaları kırmaya çalışırken ortalığı un içinde bıraktı, Ceren kahkahalar atıyordu. Ben ise yıllar sonra ilk kez Zeynep’in söylediği ninniyi mutfakta herkesin içinde açabildim.

Artık o ses yalnızca acıyı değil, güzel anıları da hatırlatıyordu.

Kahvaltı hazırlanırken Ada masaya üç peçete koydu. Sonra durdu, annesinin fotoğrafını getirip dördüncü sandalyeye yerleştirdi ve önüne bir peçete daha koydu.

Ceren de yaptığı keklerden en güzelini fotoğrafın yanına bıraktı.

Ada gülümsedi ve Ceren’in elini tuttu.

“Artık annemi unutmayacağımı biliyorum.” dedi.

O gün hepimiz önemli bir gerçeği öğrendik.

Gerçek sevgi, kimsenin yerini almak değildir. Kalpte yeni bir yer açabilmektir.

Artık soframızda dört yer vardı.

Bir baba…

Bir kız…

Geçmişi sevgiyle yaşatan bir anne hatırası…

Ve geleceği umutla kuran bir kadın…

Kimse unutulmamıştı.

Ailemizin sevgisi sadece büyümüştü.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2
Tema Tasarım |