DOLAR
Alış: 45.59
Satış: 45.78
EURO
Alış: 53.08
Satış: 53.29
GBP
Alış: 61.41
Satış: 61.87
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
14.03.2026
52 Yıllık Evliliğim Bir Tavan Arası Kapısı Açılınca Bitti… İçeride Gördüğüm Şeyi Hâlâ Unutamıyorum
- Ben Gürsel, 76 yaşındayım. Hayatımın büyük kısmını aynı kadınla, Meral’le geçirdim. Tam 52 yıl. Üç çocuğumuz, yedi torunumuz vardı. Dışarıdan bakıldığında bizimkisi örnek bir aile gibi görünürdü. Küçük bir Anadolu kasabasında, ahşap merdivenleri gıcırdayan eski bir evde yaşardık Yıllar boyunca her şey sıradan, sakin ve güvenliydi. Ama evimizin içinde hep garip bulduğum bir şey vardı: tavan arası Kapısı her zaman kilitliydi. Ne zaman sorsam Meral aynı cevabı verirdi. “Eski eşyalar Gürsel… Annemle babamdan kalan hurda şeyler.” Evlilikte bazen insan bazı soruları sormaktan vazgeçer. Ben de vazgeçtim. Çünkü Meral’e güveniyordum. Onu tanıdığımı sanıyordum. Meğer hiç tanımıyormuşum. İki hafta önce Meral düştü. Banyoda ayağı kaydı ve kalçasını kırdı. Ameliyattan sonra doktorlar onu birkaç hafta fizik tedavi merkezine gönderdiler. Evde ilk kez tek başımaydım. İlk günler sessizlik tuhaf geldi. Meral olmadan ev boş bir kabuk gibiydi. Ama üçüncü gece, hayatımı değiştiren o sesi duydum Üst kattan gelen bir ses. Önce önemsemedim. Eski evlerde ses olur. Tahtalar çalışır, rüzgâr uğuldar Ama bu ses farklıydı. Sürünme sesi. Yavaş… ağır… ritmik Sanki yerde bir şey çekiliyordu. Bir süre koltukta donup kaldım. Kalbim göğsüme vuruyordu. Sonunda el fenerini aldım ve merdivenlere yöneldim Tavan arasının kapısına geldiğimde ses kesildi. Kapının önünde uzun süre durdum. Elimi kapıya koydum. Soğuktu Meral’in anahtarlarını getirdim. Anahtarlıkta evdeki bütün kilitlerin anahtarları olurdu. Tek tek denedim. Hiçbiri uymadı. İşte o an içimde garip bir korku büyüdü. Meral her şeyin anahtarını yanında taşırdı. Ama bu kapının anahtarı orada değildi Sanki o kapı… bana ait olmayan bir dünyaya açılıyordu. Bir süre kapının önünde dinledim. Sonra aşağı inip alet çantasını aldım. “Saçmalıyorsun Gürsel,” dedim kendi kendime. “Belki bir hayvandır Ama içimde başka bir ses vardı. O ses yıllardır bastırdığım merakı fısıldıyordu. Tornavidayı kilide soktum ve zorladım. Eski kilit birkaç dakika direndi. Sonra çat diye kırıldı. Kapıyı yavaşça ittim. Kapı gıcırdayarak açıldı. İlk hissettiğim şey koku oldu. Ağır… eski… küf ve pas karışımı bir koku. El fenerini kaldırdım. Toz parçacıkları ışığın içinde dans ediyordu. Tavan arası sandıklarla doluydu. Eski dolaplar, kırık sandalyeler, sararmış perdeler… Ama sesin geldiği yer arka taraftı. Oraya doğru yürüdüm. Ve sonra onu gördüm. Duvara yaslanmış eski bir demir dolap. Ama dolap açık değildi. Kapısına kalın bir zincir sarılmıştı. Kalbim hızlandı. El fenerini biraz daha yaklaştırdım. Dolabın yanında yere bırakılmış eski bir sandık vardı.
- Merakla eğildim. İçinde dosyalar vardı. Sarı zarf dosyaları. Birini açtım Üstünde bir fotoğraf vardı. Fotoğraftaki adamı görünce elim titredi. Çünkü o adam bendim. Ama fotoğrafın tarihi 1971’di. Yanındaki belgeleri karıştırdım. Hastane kayıtları… Resmî yazılar… Bir cümle gözümün içine çarptı. “Hasta: Gürsel Y. – Hafıza kaybı sonrası kimlik bilgileri yeniden düzenlenmiştir.” Bir süre nefes alamadım. Bir dosya daha açtım. Başka bir isim yazıyordu. Gerçek isim: Kemal Yıldırım. Başım dönmeye başladı. Belgeleri karıştırdıkça parçalar birleşmeye başladı. Gençliğimde büyük bir trafik kazası geçirmiştim. Bana hep anlatılan buydu. Ama bu dosyalar kazanın ardından hafızamın tamamen silindiğini söylüyordu. Ve Meral… Meral o zamanlar bir hemşireymiş. Beni hastanede tanımış. Dosyaların içinde Meral’in el yazısıyla yazılmış bir not vardı. Titreyen ellerimle okudum. Doktorlar ailesini bulamadı. Onu yalnız bırakmaya gönlüm razı gelmedi. Ona yeni bir hayat vereceğim.” O an anladım. Meral bana yalan söylemişti. Ama sandığım gibi değildi. O benim hayatımı çalmamıştı. Bana yeni bir hayat vermişti. Gerçek ailem kimdi, hâlâ bilmiyorum. Belki çoktan ölmüşlerdi. Belki beni yıllar önce aramaktan vazgeçmişlerdi. Ama Meral… 52 yıl boyunca beni sevmişti. Bana üç çocuk vermişti. Benimle yaşlanmıştı. El fenerini kapattım. Tavan arasında karanlığın içinde uzun süre oturdum. O an anladım ki bazı sırlar yalan değildir Bazen bir insan gerçeği saklar… Çünkü o gerçeğin yok edeceği hayatı korumak ister. Ertesi gün rehabilitasyon merkezine gittim. Meral yatağında bana bakıp gülümsedi. Elini tuttum. Hiçbir şey sormadım. Çünkü o an şunu fark ettim: Benim için önemli olan geçmişim değildi. 52 yıl boyunca yanımda olan kadındı
Benzer Galeriler
-
66 yıl sonra ilk aşkını sefalet içinde yaşarken buldu
-
Rıza’nın elinden düşen gazete yere tamamen kaydı.
-
Kırık kemikleriyle hastane yatağında yatan anne, oğlunun “Bizim tatilimiz daha önemli,” dediğini duyunca sessizce her ay gönderdiği 500 bin lirayı kesti…
-
Bir baba, sekiz yıl boyunca eşini ve bebeğini kaybettiğine inanmıştı.
-
Murat, hiç düşündünüz mü acaba siz de biraz kilo verseniz nasıl olurdu dedim
-
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Planı


