Ana Sayfa 31.08.2026

Sezaryen Ameliyatından Dört Gün Sonra Gelen Telefon: Büyük İhanetin Ve Adaletin Hikayesi

1 / 2

Sezaryen ameliyatımın üzerinden henüz dört gün geçmişti. Karnımdaki dikişlerin yakıcı ağrısıyla annemin koltuğunda kıvranırken, kucağımda yeni doğan kızım Zeynep mışıl mışıl uyuyordu. Tam o an kayınvalidem Nermin Hanım aradı ve duyduğumda kulaklarıma inanamadığım o sözleri söyledi: “Dizlerinin üzerinde sürünerek bile olsa yarın buraya geleceksin ve aileye hizmet edeceksin.”

Zihnimin bana bir oyun oynadığını sandım. Ertesi gün eve yirmiye yakın misafir geleceğini, masaları hazırlamam, yemekleri servis etmem ve mutfağı toplamam gerektiğini emrediyordu. Doktorum tek bir şey söylemişti: Kesinlikle ayakta kalmak yok, yorulmak yok. Salondaki koltukta elindeki telefonla ilgilenen kocam Arda’ya baktım. Eşinin ağır bir ameliyattan çıktığını söylemesini, arkamda durmasını bekledim. Ama Arda her zamanki gibi başını bile kaldırmadı.

“Nermin Hanım,” dedim sesim titreyerek, “banyoya bile zor yürüyorum.”

Alaycı bir kahkaha attı: “Her kadın doğuruyor Ceyda. İlk değilsin, son da olmayacaksın.”

Yanımda duran annem Perihan telefonu elimden aldı. O çelik gibi sesiyle konuştu: “Kızım hiçbir yere gitmiyor. Onun şu anki tek sorumluluğu iyileşmek ve bebeğine bakmak.” Kayınvalidem öfkeyle yanıt verdi: “Yarın gelmezse bir daha bu eve adım atamaz!” Annem ise sakince, “Anlaşıldı,” deyip telefonu kapattı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |