DOLAR
Alış: 48.55
Satış: 48.74
EURO
Alış: 55.71
Satış: 55.93
GBP
Alış: 64.91
Satış: 65.39
Kocam Metresine Mücevher Alırken Oğlumu Alıp Kayboldum… Masada Bıraktığım Sarı Zarf, Kurduğu Bütün Düzeni Yıktı
Kocam Murat, başka bir kadın için pahalı mücevherler seçerken ben sekiz yaşındaki oğlum Efe ile birlikte evden sessizce ayrılıyordum. On bir yıllık evliliğimizin bütün izlerini birkaç saat içinde topladım. Murat eve döndüğünde oyuncaklar, aile fotoğrafları ve kıyafetlerimiz ortadan kaybolmuştu. Yemek masasının üzerinde ise yalnızca sarı bir zarf duruyordu.
O sabah Murat, saat dokuzu on iki geçe alnımdan öperek evden çıkmıştı. Üzerinde ona evlilik yıl dönümümüzde aldığım lacivert takım elbise vardı.
“Acil bir toplantım çıktı.” dedi. “Beni bekleme.”
Gülümsedim.
“Beklemem.”
Arabası gözden kaybolur kaybolmaz aile hesabımıza bağlı konum uygulamasını açtım. Murat şirket merkezine gitmek yerine doğrudan lüks bir kuyumcuya yönelmişti.
Şaşırmadım.
Altı aydır şirketin pazarlama müdürü Vildan ile gizli bir ilişki yaşıyordu. Oğlumuzla ilgilenmekten başka hiçbir şey yapmadığımı düşündüğü için gece gelen telefonları, açıklayamadığı otel harcamalarını ve kıyafetlerine sinen yabancı parfüm kokusunu fark etmediğimi sanıyordu.
Yanılıyordu.
Bir gün silmeyi unuttuğu sesli mesajda Vildan şöyle demişti:
“Selin seni asla terk edemez. İşi yok, parası yok ve gidecek yeri yok.”
Murat ise kendinden emin bir sesle cevap vermişti:
“Aynen öyle. Hiçbir yere gidemez.”
İkisi de beni tanımadıklarını kısa süre sonra anlayacaktı.
Efe doğmadan önce adli muhasebeci olarak çalışıyordum. Anne olduktan sonra kariyerime ara vermiştim ama sayıları analiz etme alışkanlığımı hiçbir zaman kaybetmemiştim.
Üç ay önce vergi kayıtlarını incelerken şüpheli işlemler fark ettim. Murat, şirket parasını Vildan’ın kardeşiyle bağlantılı sahte tedarikçiler üzerinden farklı hesaplara aktarıyordu.
İhaneti yalnızca evliliğimizle sınırlı değildi.
Şirketi de zarara uğratıyordu.
Üstelik inşaat şirketi, babamdan kalan mirasla kurulmuştu ve yasal olarak hisselerin yarısı bana aitti. Murat bu ayrıntıyı unutmuştu.
Ben unutmamıştım.
Öğleye kadar profesyonel nakliyeciler son kutuları da taşıdı. Avukatım Eylül Erdem bizi siyah bir araçla güvenli bir adrese götürdü.
Efe elimi sıktı.
“Babam bizimle gelmeyecek mi?”
Kalbimdeki acıyı saklamaya çalıştım.
“Bugün değil, oğlum.”
Saat dörde doğru Murat eve döndü. Güvenlik kamerası görüntülerinde elinde lüks mağaza poşetleriyle neşeli biçimde içeri girdiği görülüyordu.
Sonra boş evi fark etti.
Dolaplar boştu.
Fotoğraflar gitmişti.
Çocuğunun odasında tek bir oyuncak bile kalmamıştı.
Yemek masasının üzerinde yalnızca sarı zarf vardı.
Telefonum çaldığında öfkeyle bağırıyordu:
“Neredesin?”
Zarfı yırttığını duydum.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Bu üç besinden
-
İDAM EDİLMESİNE DAKİKALAR KALA, 8 YAŞINDAKİ KIZI ANNESİNİN KULAĞINA EĞİLİP ÖYLE BİR ŞEY FISILDADI Kİ ODADAKİ TÜM GÖREVLİLER DONUP KALDI
-
PROFESÖRÜM HER DERSTEN SONRA HERKES SINIFTAN ÇIKANA KADAR BENİ BEKLETİYORDU
-
KARIM YILLARCA BANA BEŞ ERKEK ÇOCUK VERDİĞİM İÇİN SÖYLENDİ — AMA SONUNDA YILLARDIR HAYALİNİ KURDUĞU KIZI DÜNYAYA GETİRİP ONU İLK KEZ KUCAĞINA ALDIĞINDA VERDİĞİ TEPKİ BENİ ŞOKE ETTİ.
-
İdrar yolu enfeksiyonunu tarihe karıştırıyor
-
Melih Gökçek’i apar topar götürdüler!
