DOLAR
Alış: 47.61
Satış: 47.80
EURO
Alış: 54.93
Satış: 55.15
GBP
Alış: 64.17
Satış: 64.65
Yalnız Yaşayan Komşuma Üç Hafta Baktım, Ailesi Beni Miras Peşinde Sandı… Sonra Annemin Mektupları Ortaya Çıktı
- Otuz bir yaşındaki Emre, yıllardır sessiz ve sakin bir hayat sürüyordu. Evden çalışıyor, kendi düzeninde yaşıyor ve karşı komşusu olan yetmiş altı yaşındaki Nermin Hanım’la ara sıra sohbet ediyordu. Nermin Hanım bazen ona kek getiriyor, bazen de küçük ev tamiratlarında yaptığı hatalarla şakalaşıyordu. Bir gün Emre, Nermin Hanım’ın perdelerinin bütün gün açılmadığını fark etti. Kapısını çaldığında karşısında oldukça halsiz, güçlükle ayakta duran yaşlı bir kadın buldu. Kısa süre içerisinde Nermin Hanım’ın ciddi şekilde hastalandığı ve tek başına yaşamasının artık güvenli olmadığı anlaşıldı. Emre onun ailesine ulaşmaya çalıştı ancak yıllardır kimsenin ziyaret etmediğini öğrendi. Nermin Hanım’ın yeğeni Gökhan, eşi Meltem ve kızı Aylin yaklaşık beş yıldır onu görmeye gelmemişti. Emre, geçmişinde yaşadığı ağır bir pişmanlık nedeniyle komşusunu yalnız bırakmaya gönlü razı olmadı. Kendi annesi yıllar önce hastalandığında farklı bir şehirde yaşayan Emre, annesinin sürekli “Ben iyiyim.” demesine inanmış ve eve dönmekte gecikmişti. Gerçek durumunu öğrendiğinde ise çok az zaman kalmıştı. Annesini kaybettikten sonra aynı düşünce yıllarca peşini bırakmadı: “Keşke daha erken eve dönseydim.” Bu nedenle Nermin Hanım’a, “Benim evimde kalın.” dedi. Başlangıçta kabul etmese de sonunda razı oldu. Üç hafta boyunca Emre bütün hayatını ona göre düzenledi. Yemek yaptı, ilaç saatlerini takip etti, doktor randevularına götürdü ve geceleri ihtiyaç duyduğunda yanında kaldı. Ancak ailesi durumdan haberdar olduğunda teşekkür etmek yerine büyük bir öfkeyle Emre’nin kapısına geldi. Gökhan bağırarak, “Sen onun evini ve parasını istiyorsun!” diye suçlamaya başladı. Mahallede de söylentiler yayıldı. Emre’nin Nermin Hanım’ın vasiyetini değiştirdiği, evini kendi üzerine aldığı ve onu ailesinden uzaklaştırdığı konuşuluyordu. Bunların hiçbiri doğru değildi. Emre tartışmadı. Çünkü onun için mesele para değildi. Her gece saat tam dokuzda Nermin Hanım’ın yatağının yanındaki ahşap sandalyeye oturuyor ve yıllardır kimseye söyleyemediği pişmanlığını anlatıyordu. “Annemin yanına daha erken gitmeliydim.” Nermin Hanım her gece sessizce dinliyordu.
- Emre annesinin doğum gününü kaçırdığı günü, ertelediği telefon konuşmalarını ve eve gitmek üzereyken annesinin “Boşuna para harcama, ben iyiyim.” demesine inanarak seyahatini iptal ettiği hafta sonunu anlattı. Bir gece sonunda en ağır düşüncesini dile getirdi: “Sanırım annem, ona artık ihtiyacım olmadığını düşünerek öldü.” Nermin Hanım’ın gözleri doldu. Ertesi sabah Gökhan bu kez polisle birlikte geldi. Emre’nin yaşlı kadını kendi isteği dışında evinde tuttuğunu iddia ediyordu. Tam tartışma büyürken Nermin Hanım odasından çıktı. Elinde mavi bir kurdeleyle birbirine bağlanmış eski zarflar vardı. Herkesi içeri çağırdı. Sonra zarfları Emre’ye uzattı. Emre yazıyı gördüğü anda dondu. Bu, annesinin el yazısıydı. Nermin Hanım gerçeği açıkladı. Yıllar önce Emre’nin annesiyle çok yakın arkadaş olmuştu. Emre’nin annesi hastalığı ilerlediğinde çocuklarına göndermek üzere mektuplar yazmış ancak son anda vazgeçmişti. Çünkü gerçeği öğrenirlerse bütün hayatlarını bırakıp suçluluk duygusuyla yanına koşacaklarını biliyordu. Özellikle Emre’nin kendisini yıllarca suçlayacağından emindi. Nermin Hanım ilk mektubu ona verdi. Annesi açıkça şunu yazmıştı: Emre’nin onu sevdiğini her zaman biliyordu. Hastalığını gizlemesi oğlunun ilgisizliğinden değil, onun hayatını yaşamaya devam etmesini istemesindendi. Eğer bir gün kendisini yanında olmadığı için suçlarsa bunu yapmamasını istiyordu. Emre yıllardır içinde tuttuğu acıya daha fazla dayanamadı ve ağlamaya başladı. Annesinin kendisini terk edilmiş hissettiğine inanmıştı. Oysa gerçek bunun tam tersiydi. Annesi sevgisinden hiçbir zaman şüphe etmemişti. Nermin Hanım mektupları yıllarca saklamıştı çünkü Emre’nin annesi ona, “Doğru zaman geldiğinde ver.” demişti. O doğru zaman, Emre’nin üç hafta boyunca Nermin Hanım’ın yatağının yanında oturup her gece aynı pişmanlığı anlatmasıyla gelmişti. Ardından Nermin Hanım ailesine döndü. Beş yıldır kendisini ziyaret etmeyen insanların şimdi ev ve miras konuşarak gelmesinin onu ne kadar incittiğini söyledi. “Samimiyetinizi ölümümden sonra değil, ben hayattayken görmek istiyorum.” dedi. Bu söz aileyi derinden etkiledi. Gökhan özür diledi. Aylin gözyaşları içinde büyükannesinin elini tuttu. Meltem ertesi gün için yemek hazırlamaya başladı. Bundan sonraki günlerde aile gerçekten geri dönmeye çalıştı. Eski kırgınlıklar bir anda kaybolmadı ama yıllardır ertelenen konuşmalar yapılmaya başladı. Emre de artık her gece saat dokuzda geçmişte yaptığı hataları sıralamak yerine annesinin mektubunu okuyordu. Bir gece Nermin Hanım ona, “Annen seni hiçbir zaman suçlamadı. Artık sen de kendini suçlamayı bırak.” dedi. Emre uzun süre sessiz kaldı. Sonra yıllardır söylemekte zorlandığı cümleyi ilk kez gerçekten inanarak söyledi: “Annem, onu sevdiğimi biliyordu.” Nermin Hanım elini tuttu. “Her zaman biliyordu.” Sonuç Emre geçmişi değiştiremeyeceğini sonunda kabul etti. Annesinin son günlerine geri dönemezdi, kaçırdığı telefonları yeniden açamazdı. Ancak bugün yanında olan bir insanı yalnız bırakmamayı seçebilirdi. Nermin Hanım’ın ailesi de aynı dersi öğrendi. Sevgi, miras konuşmalarıyla ya da akrabalık bağıyla ölçülmüyordu. Gerçek sevgi, insan hâlâ yanınızdayken vakit ayırabilmekti. Emre için ise o eski mektupların en büyük mirası para veya mülk değildi. Yıllardır aradığı tek şeydi: Affedildiğini bilmek.
Benzer Galeriler
-
Kocası Metresi İçin Yemek Yapmasını İstedi, Ama Hazırladığı Tek Şey Boşanma ve Büyük Hesaplaşma Oldu
-
Yalnız Yaşayan Komşuma Üç Hafta Baktım, Ailesi Beni Miras Peşinde Sandı… Sonra Annemin Mektupları Ortaya Çıktı
-
6 Yaşındaki Kızım Tabutun Başında Gerçeği Haykırdı: “Anneannem Yalan Söylüyor!” O An Ortaya Çıkan Sır Ailemizi Sonsuza Dek Değiştirdi
-
Doğumdan Üç Gün Sonra Kocam Bana Çocuklarımı Para Karşılığında Vermemi İstedi! Ama Hazırladığım Plan Hayatındaki En Büyük Hesabı Önüne Koydu
-
Her Pazar Çöp Topladıklarını Sanıyorduk… Çocukların Bıraktığı USB Bellek Gerçeği Ortaya Çıkardı
-
Eşimin Telefonundan Gelen Mesajı Cevapladım, Altı Dakika Sonra Kapıda En Yakın Arkadaşımı Gördüm


