DOLAR
Alış: 48.39
Satış: 48.59
EURO
Alış: 56.13
Satış: 56.36
GBP
Alış: 65.27
Satış: 65.76
Otobüsteki Yabancı “O Belgeleri İmzalama” Dedi… Kayınbiraderinin Miras İçin Kurduğu Plan Ortaya Çıktı
Cem’in yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Bir kâğıt seni sonsuza kadar koruyamaz,” diye kulağıma fısıldadı.
Aynı gece, Baran’ın eski çalışma odasında gizli bir kasa buldum. İçinde üç deri defter, bir bellek, bir mektup ve Baran’ın ölümünden önce kaydettiği bir video vardı.
Videoda yorgun görünüyordu.
“Jale, bunu izliyorsan onları zamanında durduramadım demektir,” diyordu.
Baran, aile şirketi Lawson Nakliyatın yıllar önce dört ortak tarafından kurulduğunu anlattı: babası Vedat, Selim Hansen, Bülent Bek ve Hayri Jimenez.
Yıllar önce yasa dışı bir yük taşıyan kamyonun frenleri dağ yolunda bozulmuştu. Bülent hayatını kaybetmiş, Hayri cezaevine girmiş, Selim ise ortadan kaybolmuştu. Vedat olayın gerçek nedenini saklamış ve zamanla şirketin tek sahibi olmuştu.
Baran daha sonra Cem’in sahte şirketler, usulsüz sözleşmeler ve gizli para transferleri yaptığını keşfetmişti. Yetkililere başvuracağını söylediğinde aracı uçurumdan çıkmıştı.
Videonun sonunda Baran şöyle diyordu:
“Huzur ile gerçek arasında seçim yapmak zorunda kalırsan gerçeği seç.”
Defterdeki numarayı aradığımda otobüsteki yabancı cevap verdi. Adı Tolga Hansen’dı. Beni kasaba dışındaki eski bir eve götürdü. Orada babası Selim’in hayatta olduğunu öğrendim.
Selim, yıllar boyunca ailesine zarar verilmesinden korktuğu için saklanmıştı. Baran ölümünden kısa süre önce onu bulmuş ve bize bir şey olursa Tolga’dan Tuna’yla beni korumasını istemişti.
“Eşiniz sıradan bir kazada ölmedi,” dedi Selim. “Gerçeğe çok yaklaştığı için susturuldu.”
Cem kısa sürede kasabada hakkımda söylentiler yaydı. Tolga’yla gizli ilişkim olduğunu ve çocuğuma bakamayacak durumda bulunduğumu iddia etti. Böylece Tuna’nın velayetini ve hisseleri almak istiyordu.
Birkaç gün sonra bir adam Tuna’yı okuldan götürmeye çalıştı. Kendisini amcasının şoförü olarak tanıttı. Ancak Tuna ona öğrettiğim gibi uzaklaşıp müdürün odasına koştu.
Güvenlik kayıtlarında aracın Lawson Nakliyata bağlı paravan bir şirkete ait olduğu görüldü.
Cem’i karşıma alıp hesap sordum.
“Onu kendi oğlum gibi seviyorum,” dedi soğukkanlılıkla. “Her yerde düşman görmeyi bırakmalısın.”
Üç gece sonra Vedat beni odasına çağırdı ve geçmişteki bütün hatalarını anlatmak istediğini söyledi. Tam konuşmaya başlayacakken Cem elinde sıcak bir içecekle geldi. Vedat birkaç yudum aldıktan sonra fenalaştı.
Hastanede kanında tehlikeli miktarda kalp ilacı bulundu.
Cem suçu annesine atmaya çalıştı. Ancak Vedat kısa süreliğine kendine geldiğinde peçeteye üç kelime yazdı:
“Baran’ı o öldürdü.”
Tolga, Cem’in para transferlerini yöneten eski başmuhasebeci Levent Palmer’ı buldu. Levent banka kayıtlarını, telefon konuşmalarını ve şirket belgelerini teslim etti.
Kayıtlardan birinde Cem, Baran’ın aracının frenlerinin bozulmasını emrediyordu. Bir başka belgede ise kazadan üç hafta önce Baran adına yüksek bedelli bir hayat sigortası yaptırdığı görülüyordu.
Tam belgeleri incelerken Tuna’nın telefonundan mesaj geldi:
“Anne, eski balıkçı iskelesine yalnız gel. Orijinal belleği getir.”
Cem, oğlumu kaçırmıştı.
Polisle birlikte bir plan yaptık. Ben sahte bir bellekle iskeledeki depoya girecek, ekipler çevreyi kuşatacaktı. Üzerime küçük bir ses vericisi yerleştirildi.
Meral Hanım durumu öğrenince bizimle gelmek istedi.
“Cem benim oğlum,” dedi. “Bu yüzden onu durdurmak benim sorumluluğum.”
Depoda Tuna bir sandalyede oturuyordu. Yanında iri yapılı bir adam vardı. Cem belleği istedi.
“Önce oğlumu bırak,” dedim.
Cem öfkeyle bağırmaya başladı. Şirketin yüzde 48’inin Tuna’ya kalmasını kabul edemediğini, Baran’ı bu nedenle durdurduğunu ve bütün servetin kendisine ait olması gerektiğini söyledi.
Her sözü polis tarafından kaydediliyordu.
Meral Hanım içeri girerek oğluna teslim olmasını söyledi.
“Jale yabancı değil,” dedi. “O, kardeşinin eşi ve yeğeninin annesi. Sen aileyi yalnızca para olarak gördün.”
Dışarıdan polis araçlarının sesi gelince Cem paniğe kapıldı ve Tuna’yı kolundan tuttu. Tuna, öğrendiği savunma hareketiyle ağırlığını yere verdi, sandalyeyi Cem’in bacaklarına itti ve bana doğru koştu.
Polisler depoya girerek Cem’i ve yanındaki adamı gözaltına aldı.
Soruşturmada Cem’in Baran’ın aracına müdahale ettirdiği, Vedat’ı susturmaya çalıştığı, şirket parasını gizli hesaplara aktardığı ve Tuna’nın mirasını ele geçirmek için sahte belgeler hazırladığı kanıtlandı.
Meral Hanım ve Vedat, yıllarca aile itibarını korumak uğruna gerçekleri sakladıklarını kabul etti. Vedat, şirket hisselerinin Baran’ın vasiyetine uygun biçimde Tuna’ya bırakılmasını sağladı ve yetkililerle iş birliği yaptı.
Cem uzun süreli hapis cezasına çarptırıldı. Şirketin usulsüz işlemleri temizlendi ve mağdur edilen eski ortakların ailelerine hakları geri verildi.
Tuna’yla birlikte İstanbul’a döndüm. Baran’ın hisselerini hemen satmak yerine profesyonel yönetime bıraktım. Gelirin bir bölümüyle trafik kazalarında ailesini kaybeden çocuklara destek sağlayan bir vakıf kurduk.
Bir akşam Tuna bana, babasının gerçekten cesur biri olup olmadığını sordu.
“Evet,” dedim. “Çünkü korkmasına rağmen doğru olanı yapmayı seçti.”
Sonra bana sarıldı.
Otobüsteki yabancının verdiği küçücük not, yalnızca bir imzayı engellememişti.
Oğlumu, mirasımızı ve Baran’ın yıllardır saklanan gerçeğini kurtarmıştı.
O günden sonra şunu hiç unutmadım:
Aile olmak aynı soyadı taşımak değil, güçsüz olanı korumak ve gerçek ne kadar ağır olursa olsun onun yanında durmaktır.
SON
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
“Dede, Lütfen Onunla Evlenme, Çünkü Anneme Vurdu!” Düğün Günü Ortaya Çıkan O Korkunç Sır!
-
“Bakalım Seni Kim Kurtaracak” Diyen Kayınvalidesine Dünyayı Dar Eden Kadının İnanılmaz Zaferi!
-
Bodrum Tatili Biletinin Ardındaki Büyük İhanet: Kocasının Kurduğu Tuzağı Kendi Silahına Çeviren Kadının Muhteşem Zaferi!
-
9 Yaşındaki Oğlunun Mahkemede Ortaya Çıkardığı Büyük Sır: Zengin Babanın Maskesi Nasıl Düştü?
-
KIZIM ESKİ KOCAMLA EVLENDİ — AMA DÜĞÜN GÜNÜ OĞLUM BENİ BİR KENARA ÇEKİP, “ANNE, ARBEN HAKKINDA BİLMEN GEREKEN BİR ŞEY VAR,” DEDİ.
-
Geceleri çalışıp kanser tedavisi gören kocama aylarca ben baktım — doktorlar hastalığı tamamen yendiğini söylediği hafta benden boşanmak istedi..
