Ana Sayfa 15.08.2026

Ordu Balosunda Kibirli Aşağılama: Sahte İmzaların ve Milyonluk Vurgunun Hazin Sonu

1 / 2

yaş günümdü. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin geleneksel yıl sonu balosunda, taburumdaki tüm askerlerin ve komutanlarımın gözü önünde kayınvalidem Dilek, masama yaklaşarak elindeki krem rengi zarfı tabağımın yanına bıraktı. Lacivert pul payetli elbisesiyle bana gülümsüyordu.

“Doğum günün kutlu olsun Neslihan,” dedi sesini yükselterek. “Gökhan artık bu evliliğin bittiğini kabullenmen gerektiğini düşündü.”

Eşim Gökhan ise birkaç metre ötede durmuş, cep telefonuyla bu anları canlı olarak kayda alıyordu. Masamızdaki subaylar birden sessizleşti. Birlik komutanım önce bana, sonra Gökhan’a baktı. Salatasına dokunan çatalların sesi bile kesilmişti.

Gökhan pişkince güldü: “Aç hadi, çekinme!”

Zarfı açtım. İçinde boşanma dilekçesi, eve geçici el koyma kararı ve dedemden bana miras kalan İzmir’deki müstakil ev için yaptığı güya “tadilat masraflarının” tazminat talebi vardı.

Bu son talep beni neredeyse güldürecekti. Çünkü üç hafta önce ben Isparta’daki askeri birlikte görevdeyken, bankam beni arayıp dedemden kalan ev üzerine çekilmiş 186.000 dolarlık krediyi haber vermişti. Krediyi ben onaylamamıştım ama belgelerde benim sahte imzam ve ev hissesini Gökhan’a devreden sahte bir tapu yer alıyordu.

Durumu Gökhan’a hissettirmeden avukatım Ceyda, bankanın dolandırıcılık bürosu ve İzmir Emniyeti Mali Suçlar Şubesi ile iletişime geçmiştim. Gökhan’ın görev öncesi ona verdiğim ama iki yıl önce süresi dolan vekaletnameyi usulsüzce kullandığını tespit etmiştik. Çekilen paranın 94.000 doları ise doğrudan kayınvalidem Dilek’in hesabına aktarılmıştı.

Ve şimdi kayınvalidem baloda tepemde dikilmiş ağlamamı bekliyordu. Zarfın içindeki kalemi aldım ve sakince evrakları teslim aldığıma dair imzayı attım.

Gökhan telefonu daha da yakınlaştırdı. Dilek yüksek sesle, “Bakın, o kadar da zor değilmiş! Artık o ev ailemizde kalacak,” diye böbürlendi.

İmzayı attıktan sonra ayağa kalktım. “Teşekkür ederim,” dedim sakince.

Gökhan’ın gülümsemesi hafifçe soldu.

“Bu tebligatı 87 askeri şahidin önünde verdiğiniz için teşekkür ederim. Ve evime el koyma planınızı kayda aldığınız için de ayrıca teşekkür ederim Gökhan.”

O sırada balo salonunun çift kanatlı kapısı açıldı. Sivil giyimli bir kadın komiser ve iki polis memuru salona girdi. Mali Büro’dan Komiser Reyhan doğrudan Gökhan’ın üzerine yürüdü ve salonda soğuk rüzgarlar estiren o cümleyi kurdu:

“Gökhan Bey, lütfen o telefonu tam olarak durduğu yerde tutun…”

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |