DOLAR
Alış: 47.77
Satış: 47.96
EURO
Alış: 55.40
Satış: 55.62
GBP
Alış: 64.66
Satış: 65.14
Murat dizlerinin bağı çözülmüş gibi duruyordu.
Murat dizlerinin bağı çözülmüş gibi duruyordu. Aklında tek bir soru dönüp duruyordu: “Nasıl? Neden?” Gözlerinin gördüklerine inanası gelmiyordu. Paraların parıltısına bakakalarak bir sandalyeye oturdu. — Baştan al, — dedi sessizce. — Bu paranın benim olduğunu nasıl söylüyorsun? Elif hâlâ titreyerek yere oturdu, dizlerinde dikkatle bağlanmış birkaç deste para vardı. — Bu paralar hep buradaydı, beyim. Bu evde. Murat kaşlarını çattı. — Ne demek istiyorsun? — Şirketiniz dağılmaya başladığında… Lüksemburg’daki şirket hesabınızı hatırlıyor musunuz? — dedi, sanki onun hafızasını yokluyordu. Murat gerildi. — Evet, ama banka o hesabı kapattı. Tüm para borçları kapatmak için gitti… — Hepsi değil, — diye sözünü kesti yumuşak bir sesle. — Mali işler müdürünüz, sayın Deniz Arman… denetimden saklamak için bazı fonları başka yere aktardı. Siz o zaman, acil durum rezervi olarak bu paraları geçici hesaplara taşımasını söylemiştiniz, hatırlıyor musunuz? Panik başlayınca kimse nereye gittiğini kontrol etmedi. Arman panikledi, suçlanmaktan korktu ve kayboldu. Ama hesaplar… bana kaldı. — Sana mı?! — Murat’ın sesi kırıldı. — Evet. Benim adıma. Benim isteğimle değil. Bunu varlıkları korumak, adımı paravan olarak kullanmak için yaptı.
O dönem bana güvenirdiniz, ev idaresine dair erişimlerim vardı. Sahte bir imzayla talimat verdi. Ben her şey çöktükten ancak bir ay sonra fark ettim. Murat şaşkınlıkla ona baktı. — Neden o zaman söylemedin? Elif gözlerini kapadı, derin bir nefes aldı. — Çünkü siz o zaman çok kötü durumdaydınız. Yatağınızdan bile kalkamıyordunuz. Eğer erken söyleseydim, her şey daha kötü olurdu diye düşündüm. Bekledim. Ne zaman dayanabileceğinizi bilmek istedim. Murat karmaşık duygularla sarsılıyordu — öfke, rahatlama, güvensizlik… — Yani bütün bu zaman… — dedi. — Evet, bütün bu zaman yavaş yavaş hesabı boşalttım, dikkat çekmeyecek şekilde. Elden nakde çevirdim. Yavaş, temkinli. Burada biriktirdim. Bankayla ilgili tüm soruşturmalar kapandı. Hesaplar temizlendi. Bunlar gerçekten sizin paranız. Belgeler, parolalar, erişim bilgileri — hepsi bende. Sessizlik bastı odayı, sis gibi yoğun bir şekilde. Pencereden süzülen ışık paraların üzerinden yansıyarak sanki odayı altınla dolduruyordu. Murat ayağa kalktı, yanına yürüdü. — Elif… beni kurtardın. Kadın uzun süredir ilk kez gülümsedi, ama gülümsemesinde buruk bir tat vardı. — Sadece yapmam gerekeni yaptım, beyim. Sizi kırılmanıza seyirci kalamazdım. Bu evin mezarınız olmasına dayanamazdım.
Söz söylemeye çalıştı, ama boğazına düğümlendi. Bunun yerine, sadece yanına oturdu ve onun nasırlı, sıcak elini tuttu. — Neden şimdi? Neden daha önce değil? Elif paraların olduğu yığına baktı. — Sizin bir adım atmanızı bekledim. Karanlıktan çıkmaya başladığınızı gördüm. Ahmet’in yanına gittiğinizde, zamanın geldiğini anladım. Artık başınızı kaldırmaya hazırdınız. Murat derin bir nefes aldı. — Peki şimdi ne olacak? Elif hafifçe gülümsedi. — Şimdi ne yapacağınıza siz karar vereceksiniz. Ama bir kişiyle konuşmanız gerekiyor. — Kimle? — Deniz Arman’la. Onu buldum. İsviçre’nin Basel kentinde yaşıyor. Sizinle görüşmek istiyor. Düşman değil, beyim. Sadece korkmuş, çok uzun süre susmuş bir adam.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Doğumhanede Yıkılan Bir Yuva ve Bebekteki Gizemli İz: Babanın Mezara Götürdüğü Büyük Sır
-
Soğuk Kış Günü Sokağa Atılan Bir Anne, Annesinin Eski Kartı ve Bankada Ortaya Çıkan Milyonluk Sır
-
Babasının Tek Bir Uyarısıyla Hayatı Değişen Kadın: Masadaki Gizli Defter ve İhanetin Bedeli
-
Masadaki Gizli Not: “O Çayı İçme Anne!” – Bir Ailenin Dehşet Veren Sırrı
-
Un Kutusuyla Gelen Adalet: Annemin Vasiyetindeki Sır Ailemi Nasıl Yıktı?
-
Yanımdaki Koltukta Kocam ve Sevgilisi Vardı: 12 Yıllık Evliliğin Ardındaki Şok Edici Gerçek
