DOLAR
Alış: 47.65
Satış: 47.84
EURO
Alış: 54.93
Satış: 55.15
GBP
Alış: 64.15
Satış: 64.63
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
20.07.2026
Doğuma Girerken Eşim “Sadece Bir Telefon Açacağım” Deyip Gitti… Dört Gün Sonra Hastaneye Döndüğünde Ne Beni Ne de Üçüz Bebeklerini Bulabildi
- Doğumhanedeki alarm sesleri peş peşe çalarken Elif, korku içinde sedyenin üzerinde yatıyordu. Karnına aceleyle imza formu bırakılmıştı çünkü etrafta boş yer kalmamıştı. Kan kaybı giderek artıyor, monitörde üç ayrı kalp atışı düzensiz şekilde yanıp sönüyordu. Kadın doğum uzmanı Dr. Zeynep Yıldırım, sakin görünmeye çalışsa da sesindeki ciddiyet gizlenemiyordu. “Elif Hanım, vakit kaybedemeyiz. Acil sezaryen yapmak zorundayız. İkinci bebeğin kalp ritmi düşüyor. Üçüncü bebeğin göbek kordonu sıkışmış durumda. Birkaç dakika bile beklersek hem sizi hem bebekleri kaybedebiliriz.” Elif’in dudakları titredi. Başını yatağın yanındaki boş sandalyeye çevirdi. Orada eşi Murat oturmalıydı. Dakikalar önce “Sadece kısa bir telefon konuşması yapıp geleceğim.” demişti. Ama hâlâ ortada yoktu. Hemşire telefonu defalarca aradı. Telefon sürekli sesli mesaja düşüyordu. Elif’in gözlerinden yaşlar süzüldü. “Eğer imza atmam gerekiyorsa…” diye fısıldadı. “Evet,” dedi doktor. “Bebeklerinizi kurtarmamız için hemen başlamamız gerekiyor.” Titreyen eliyle belgeyi imzaladı. Ameliyathanenin kapıları kapanırken tek düşündüğü şey Murat’ın neden yanında olmadığıydı. O sırada şehrin diğer ucundaki lüks bir restoranda Murat kahkahalar atıyordu. Karşısında yıllar önce ayrıldığı eski sevgilisi Selin oturuyordu. Doğum sancılarının başladığını biliyordu. Ancak Selin’in “Sadece yarım saat konuşalım.” teklifini kabul etmişti. Telefonu birkaç kez çaldı. Ekranda “Elif” yazıyordu. Telefonu sessize aldı. “Şimdi hastaneye gidersem yine saatlerce bekleyeceğim.” diye düşündü. Bir kahve daha söyledi. Dakikalar saatlere dönüştü. Hastanede ise zamanla yarış vardı. İlk bebek dünyaya geldi. Hemen kuvöze alındı. İkinci bebeğin nefesi çok zayıftı. Doktorlar saniyeler içinde müdahale etti. Üçüncü bebeğin göbek kordonu ciddi şekilde sıkışmıştı.
- Yaklaşık kırk dakikalık yoğun müdahalenin ardından üç bebek de hayata tutundu. Elif ise yoğun bakıma alındı. Uyandığında ilk sorusu aynıydı. “Murat nerede?” Kimse cevap veremedi. Doktor yalnızca omzuna dokundu. “Şimdilik dinlenmeniz gerekiyor.” Ertesi gün Murat yine gelmedi. İkinci gün de… Üçüncü gün de… Telefonlara cevap vermedi. Mesajlara dönüş yapmadı. Elif, odasının penceresinden dışarı bakarken gerçeği anlamaya başlamıştı. Kendisi ölüm kalım savaşı verirken eşi yanında olmayı seçmemişti. Dördüncü gün avukatı hastaneye geldi. Murat’ın sosyal medya paylaşımlarını gösterdi. Selin’le birlikte lüks restoranlarda yemek yiyor, tatlı yerken fotoğraflar paylaşıyordu. Paylaşımların tarihine bakan Elif’in elleri titredi. Hepsi doğum saatlerine aitti. O an içinde bir şey tamamen koptu. Hastane sosyal hizmet birimi Elif’e destek oldu. Babası yıllar önce vefat etmişti. Annesi başka şehirde yaşıyordu. Yanına ilk gelen kişi ağabeyi Ahmet oldu. Hiç düşünmeden şehir değiştirip kardeşinin yanına taşındı. Bebeklerin tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenmeye başladı. Elif taburcu olur olmaz doğruca yeni kiraladığı eve geçti. Eski eve dönmedi. Avukatı aynı gün boşanma davasını hazırladı. Dört gün sonra Murat hastaneye geldi. Elinde çiçek vardı. Koridora girer girmez odanın boş olduğunu gördü. Penceredeki çiçekler yerindeydi. Yatak boştu. Ne Elif vardı. Ne de üçüz bebekler. Koridordan geçen hemşireyi durdurdu. “Elif Yılmaz nerede? Karım… Üçüz doğum yapmıştı.” Hemşire şaşkınlıkla baktı. “Dört gün önce taburcu oldu.” “Nasıl yani? Eve gitmiştir.” Hemşire başını iki yana salladı. “Hayır. Hastaneden ailesiyle birlikte ayrıldı.” Murat’ın yüzü bembeyaz kesildi. Telefonunu çıkardı. Elif’i aradı. “Aradığınız numara sizi engelledi.” Defalarca denedi. Sonuç değişmedi. Bir hafta sonra evine döndüğünde kapının kilidinin değiştirildiğini gördü. Komşusu sessizce ona bir zarf uzattı. İçinde boşanma dilekçesi vardı. Ekinde ise hastane kamera kayıtlarının tarihleri bulunuyordu. Kayıtlarda Murat’ın hastaneden çıkışı, ardından restorana gidişi ve saatler boyunca geri dönmediği açıkça görülüyordu. Mahkemede bunların tamamı delil olarak sunuldu. Murat kendisini savunmaya çalıştı. “Sadece kısa süreliğine çıkmıştım.” Hakim tek bir soru sordu. “Eşiniz ölüm riski taşırken neden dört gün boyunca hastaneye dönmediniz?” Bu soruya verecek hiçbir cevabı yoktu. Boşanma kısa sürede sonuçlandı. Velayet tamamen Elif’e verildi. Murat’a ise yalnızca mahkemenin belirlediği sınırlı görüş hakkı tanındı. Aradan iki yıl geçti. Üçüzler sağlıklı bir şekilde büyümeye başladı. Elif yeniden öğretmenlik mesleğine döndü. Ahmet hâlâ kardeşinin en büyük destekçisiydi. Bir akşam çocuklar bahçede oynarken Elif verandada oturup onları izliyordu. O gece ameliyathaneye girerken hissettiği yalnızlık aklına geldi. Sonra çocuklarının kahkahalarını duydu. İçinden sessizce gülümsedi. Çünkü artık biliyordu… İnsan en zor gününde yanında olmayan birini kaybetmez. Aslında, çoktan kaybetmiş olduğunu fark eder. Ama o gün, üçüzlerini ve kendisini hayata döndürmeyi başarmıştı. Ve bu, hayatındaki en büyük zafer olmuştu.
Benzer Galeriler
-
Eğer yemeklerden sonra mideniz
-
Üçüzlerini Dünyaya Getirdiği Gün Babası Ondan Bir Bebeğini Kardeşine Vermesini İstedi… Ama Hastane Odasında Yaşananlar Her Şeyi Değiştirdi
-
Eve İki Gün Erken Döndüm… Annemin Eşime ve 5 Yaşındaki Kızıma Yaptıklarını Öğrenince Hayatımızı Değiştiren Kararı Verdim
-
35. Yaş Günümde Kocamı Kız Kardeşimle Yakaladım… Ama Asıl Gerçek Şirket Kayıtlarını İnceleyince Ortaya Çıktı
-
Askerden Döndüğümde Eşimin Vücudundaki Morlukları Gördüm… “Bunu Sana Kim Yaptı?” Diye Fısıldadım, Verdiği Cevap Hayatımı Değiştirdi
-
Doğum Gününe Davet Edilmedim… Ama O Evin Gerçek Sahibinin Kim Olduğunu Herkes O Gün Öğrendi


