DOLAR
Alış: 48.54
Satış: 48.73
EURO
Alış: 56.02
Satış: 56.24
GBP
Alış: 65.27
Satış: 65.75
Boşanma Davasına Üç Avukatla Geldi… Hâkim Şirketin İlk Sahibinin Adını Okuyunca Salondaki Herkes Sustı
Yağmurlu bir perşembe sabahı saat dokuzu gösterirken, Ankara Adliyesi’ndeki üçüncü duruşma salonu neredeyse tamamen dolmuştu. Boşanma davamız kısa sürede şehirde merak uyandıran bir olaya dönüşmüştü. Çünkü eşim Barış Öncü, Türkiye’nin farklı şehirlerinde faaliyet gösteren hızla büyüyen Öncü Lojistik şirketinin tanınmış genel müdürüydü.
Barış’ın fotoğrafları iş dünyası dergilerinde, yardım gecelerinde ve önemli davetlerde sık sık yayımlanırdı. Benim yüzüm ise neredeyse hiçbir yerde görünmezdi.
On üç yıl boyunca ödül törenlerinde ve şirket toplantılarında onun yanında durmuş, gazeteciler ne kadar gururlu olduğumu sorduğunda gülümsemiştim. Beni yalnızca eşini destekleyen fedakâr bir ev kadını olarak tanıtıyorlardı.
Ben de onları düzeltmiyordum.
İkiz oğullarımız Yiğit ve Emir doğduktan sonra kamusal hayattan tamamen uzaklaşmıştım. Okul toplantılarına katılıyor, yemeklerini hazırlıyor, sağlık kontrollerini düzenliyor ve Barış şehir şehir dolaşırken evimizi ayakta tutuyordum.
Sessiz kalmam, herkesin şirketin başarısında hiçbir katkım olmadığını düşünmesine neden olmuştu.
Barış o sabah mahkemeye üç avukat, kalın bir dosya ve sonucu çoktan kazanmış bir adamın güveniyle geldi. Yanında şirketin halkla ilişkiler yöneticisi ve boşanmanın ardından evlenmeyi planladığı Pelin Delice vardı.
Baş avukatı Doğan Koral, haftalardır aynı iddiayı savunuyordu: Şirketi Barış tek başına kurmuş, bütün serveti o kazanmış ve çocuklara benden çok daha iyi bir gelecek sunabilecekmiş.
Hazırladıkları belgelere göre benim mesleğim, gelir kaynağım ve önemli bir mal varlığım yoktu. Evlilik sözleşmesinin şirketi ve serveti Barış’ın kişisel mülkü olarak koruduğunu ileri sürüyorlardı. Bunun çocukların velayetini almasına da yardım edeceğine inanıyordu.
Hâkim Rabia Yalçın, dosyalara baktıktan sonra benim masamdaki boş sandalyeyi işaret etti.
“Davalı taraf nerede?” diye sordu.
Barış saatine bakıp küçümseyici bir gülümsemeyle, “Lale hiçbir zaman başkalarının zamanına önem vermemiştir,” dedi.
Tam o sırada salonun ağır kapıları açıldı.
İçeri, sekiz yaşındaki ikizlerimin ellerini tutarak girdim.
Barış’ın yüzündeki rahat ifade bir anda değişti.
Çocukları getirmemin nedeni basitti. Barış onlara benim aileyi terk ettiğimi, maddi gücüm olmadığını ve yakında yalnızca onunla ve Pelin’le yaşayacaklarını söylemişti. Oğullarımın gerçeğin yalnızca bir tarafını duymasını istemiyordum.
Duruşma başladığında Doğan Bey yaklaşık yirmi dakika boyunca beni kendi evliliğimde misafir gibi anlattı. Barış’ın şirketi sıfırdan kurduğunu, yüzlerce kişiye iş sağladığını ve bütün serveti kendi emeğiyle oluşturduğunu söyledi.
Benim sekiz yıl boyunca çocukların bütün sorumluluğunu üstlendiğimden hiç söz etmedi.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
71 YAŞIMDA, ANNESİZ BABASIZ KALAN DÖRT TORUNUMUN VASİLİĞİNİ ALDIM
-
43 yaşında duldum köyün ağasıyla evlendim ilk geceden..
-
KIZIM EVE SİMSİYAH GİYİNMİŞ, DÖVMELİ VE GÖZLERİNE SİYAH KALEM ÇEKMİŞ SOLGUN BİR GENÇ GETİRDİ
-
55 yaşında kocamdan ayrıldım genç bir adam bana bunu teklif etti
-
KOCAM GENÇ METRESİ YÜZÜNDEN BENİ TERK ETTİ
-
20 YAŞINDA GENÇ KIZ KÖYÜN AĞASIYLA EVLENDİ — İLK GÜNDEN BUNU YAPTILAR…
