Ana Sayfa 20.07.2026

Balayında Kurduğu Tuzak Kendi Sonu Oldu: Eski Asker Eşinin Planını Tek Hamlede Bozdu

1 / 2

Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yakın muharebe eğitmeni olarak görev yapan Aslı, en seçkin askerlere silahsız savunma teknikleri öğreten başarılı bir subaydı. Bir insanı etkisiz hâle getirmenin bütün ayrıntılarını biliyordu. Ancak görevini tamamlayıp ordudan ayrıldıktan sonra yeni bir hayat kurmaya karar verdi. İzmir’e taşındı, kurumsal bir şirkette yönetici olarak çalışmaya başladı ve geçmişini tamamen geride bırakmak istedi. Sert askeri yaşamın yerine sakin, huzurlu ve normal bir hayat kurmayı hedefliyordu.

Tam bu dönemde karşısına Türkiye’nin en tanınmış emlak yatırımcılarından biri olan Gökhan Arslan çıktı. Varlıklı ve saygın bir aileden gelen Gökhan, dışarıdan bakıldığında son derece nazik, cömert ve romantik bir adamdı. Aslı’yı lüks yat gezilerine çıkarıyor, büyük çiçek buketleri gönderiyor ve onu hayatının merkezindeymiş gibi hissettiriyordu.

İlişkilerinin ilk aylarında her şey kusursuz görünüyordu. Ancak zaman ilerledikçe Gökhan’ın davranışlarında küçük ama dikkat çekici değişiklikler başladı. Önce bütün masrafları üstlenmek istedi. Aslı kendi hesabını ödemeye kalktığında bunu gurur meselesi yapıyor, suçluluk hissetmesine neden oluyordu.

Daha sonra arkadaş çevresinden ve eski asker dostlarından uzaklaşmasını istedi. Yıllardır gittiği savunma sporları salonunu bırakmasını, yalnızca kendi özel spor salonunu kullanmasını önerdi. Ardından gardırobunu değiştirmeye başladı. Rahat kıyafetlerinin yerini pahalı tasarım elbiseler aldı.

Bir gün aynanın karşısında omuzlarına ellerini koyarak gülümsedi.

“Artık Arslan ailesinin bir parçasısın. İnsanlar kime ait olduğunu ilk bakışta anlamalı.”

Aslı bu sözlerden rahatsız olsa da yaklaşan düğünün heyecanıyla bunları önemsemedi.

Düğünden birkaç gün önce İzmir’deki lüks bir restoranda yapılan prova yemeğinde ilk ciddi uyarıyı aldı. Nedimelerine ikram ettiği içeceklerin hesabını kendi kredi kartıyla ödemek isterken Gökhan masanın altında bileğini sertçe sıktı.

Yüzünde gülümseme vardı ama sesi buz gibiydi.

“Ben sahip olduklarımın hesabını kendim öderim.”

Aslı canının acıdığını söylemesine rağmen elini bırakmadı. O an içinde yıllardır susturduğu asker refleksleri yeniden uyanmaya başlamıştı. Fakat bunu düğün stresi olarak yorumladı ve görmezden geldi.

Üç gün sonra evlendiler.

Balayı için Antalya’dan hareket eden lüks bir kruvaziyer gemisine bindiler. Kendileri için hazırlanan gösterişli süite girdiklerinde Gökhan’ın tavrı tamamen değişti.

Geminin limandan ayrılmasıyla birlikte kapı otomatik olarak kilitlendi.

Aslı manzarayı seyrederken Gökhan valizini açtı. İçinden romantik bir hediye yerine eski, ağır bir alüminyum beyzbol sopası çıkardı.

Aslı şaşkınlıkla ne yaptığını sordu.

Gökhan ise son derece sakin bir ses tonuyla bunun babasının düğün hediyesi olduğunu söyledi.

“Babam, evliliğin ilk gününde otorite kurulmazsa bir daha kurulamayacağını söylerdi.”

Ardından elindeki sopayı kaldırarak Aslı’nın üzerine yürüdü.

“Bugün bu evde kimin sözünün geçeceğini öğreneceksin.”

O an Aslı’nın yıllardır bastırdığı eğitim tekrar devreye girdi.

Gökhan sopayı tüm gücüyle savurduğu anda Aslı tek bir adımla yana çekildi. Darbe boşa çıktı. Aynı anda bileğini kontrol altına alarak uyguladığı teknikle elindeki sopayı düşürdü. Dengesini kaybeden Gökhan yere düştü. Aslı onu etkisiz hâle getirip hareket edemeyecek şekilde kontrol altına aldı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |