DOLAR
Alış: 49.94
Satış: 50.14
EURO
Alış: 55.82
Satış: 56.04
GBP
Alış: 66.80
Satış: 67.30
Annem için aldığım evde ona hizmetçi dediler. O gece tapunun kimin adına olduğunu hatırlattım.
Altı yıl Dubai’de çalışıp anneme İzmir’in Urla ilçesinde bir ev aldım. Döndüğüm gün kapıyı açan eniştem Kaan, beni tanımadı ve annemden söz ederken, “Hizmetçi arkada,” dedi.
O an bir şey söylemedim. Elindeki içki bardağını, üzerinden çıkarmadığı pahalı sabahlığı ve bana tepeden bakan yüzünü gördüm. “Meryem Hanım’ı arıyorum,” demiştim yalnızca. “Temizlik için geldiysen acele et,” diye karşılık vermişti. “Akşam misafirlerimiz var.” Sonra kapıyı yüzüme kapattı.
Bir an yanlış eve geldiğimi düşündüm. Oysa bahçe kapısındaki küçük çatlağı bile tanıyordum. İki yıl önce bütün birikimimi verip yirmi milyon liraya satın aldığım evdi burası. Alırken tek dileğim, altmış iki yaşındaki annem Meryem’in bir daha geçim derdi çekmemesiydi. Tapu benim adıma kalmış, evin kullanımını ona bırakmıştım. Her ay doksan bin lira da göndermiştim. Bana göre o para annemin rahat etmesi içindi.
Bahçe yolundan arkaya dolandım. Sıcaktan ısınmış taşların üzerinde diz çökmüş bir kadın gördüm. Yanında köpüklü bir kova vardı. Solmuş mavi hırkasının kolları ıslanmış, elleri kızarmıştı. Dış mutfağın yağlı tezgâhını sert bir fırçayla ovuyordu.
“Anne?”
Fırça kovaya düştü. Başını kaldırdı. Yüzü zayıflamıştı ama gözlerini hemen tanıdım.
“Nazlı? Kızım, gerçekten sen misin?”
Kalkmaya çalışınca dizleri titredi. Yanına koşup koluna girdim. Bana sarıldığı an üzerinde sabun ve güneşte kurumuş çamaşır kokusu vardı. Eskiden misafir geldiğinde herkesten önce sofrayı kuran annem, şimdi kendi evinde misafirlerin arkasını temizliyordu.
“Sana bunu kim yaptırıyor?” diye sordum.
Cevap vermedi. Kaan’ın adını söyleyince gözleri doldu. Kız kardeşim Ceyda ile eşinin yalnızca birkaç haftalığına kalacağını söylemişlerdi. Sonra büyük yatak odasına taşınmış, annemin banka kartlarını almışlardı. Anneme garaja yakın küçük oda kalmıştı. Görüntülü konuşmalarımızda hep oturma odasının aynı köşesinde oturmasının nedenini o anda anladım.
“Bana niye anlatmadın?”
“Evi satarsın, beni ortada bırakırsın dediler,” diye fısıldadı. “Bir de kardeşinin yuvası bozulmasın istedim.”
Bu söz eski bir yarama dokundu. Babam öldüğünde Ceyda’yı korumam gerektiğini söyleyen de annemdi. Fakat onu korumakla annemin susmasına izin vermek aynı şey değildi.
Fırçayı elinden alıp kenara bıraktım. “Bir daha burada diz çökmeyeceksin.”
El ele salona girdik. Ceyda kanepede telefonuna bakıyordu. Kaan içki dolduruyordu. Beni görünce ikisinin de yüzü değişti. Ceyda, “Gelecek ay dönecektin,” dedi. Kaan ise gözlerini kaçırarak, “Dubai’deki abla sen misin?” diye sordu.
“Burası benim üzerime kayıtlı,” dedim. “Ve anneme az önce hizmetçi dedin.”
“Şakaydı,” dedi Kaan. “Meryem Hanım boş durmayı sevmez.”
“Eşyalarınızı toplayıp çıkmanızı istiyorum.”
Ceyda yerinden fırladı. “İki yıldır burada yaşıyoruz. Bizi öylece çıkaramazsın.” Kaan da Türkiye’de oturan insanların hakları olduğunu, hukuki işlem olmadan kapı dışarı edilemeyeceklerini söyledi. Ardından bana otelde kalmamı önerdi. Sesindeki rahatlık annemin elini daha sıkı tutmasına neden oldu.
Saate baktım. Dördü otuz beş geçiyordu. “O zaman dokuzda avukatımın önünde konuşuruz,” dedim.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Annem için aldığım evde ona hizmetçi dediler. O gece tapunun kimin adına olduğunu hatırlattım.
-
Mucize Meyve Cennet Hurması Hakkında Bilinmeyen Gerçekler
-
Benim adım Feraye. Yirmi dört yaşındaydım ve doğduğum günden beri aynı köyde yaşıyordum
-
45 Yaşında ki Hayriye Fıkrası
-
Bit Pazarından Aldığı Eski Eşya
-
44 Yaşındayım, Oğlumun Arkadaşı Eve Gelip Benden Bunu İstedi
