DOLAR
Alış: 48.01
Satış: 48.20
EURO
Alış: 55.91
Satış: 56.14
GBP
Alış: 65.09
Satış: 65.57
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
27.08.2026
70. Yaş Gününde Önüne Köpek Maması Koyan Öz Evlat: Şok Eden İntikam ve Milyonluk Sır
- Yetmişinci yaş günü yemeğimde öz oğlum Doruk, önüme kahverengi et parçalarından oluşan bir kâse köpek maması koydu ve kahkahalar atarak, “Artık hak ettiğin tek şey bu anne,” dedi. Özel yemek salonunda gelinim Selin ve oğlumun altı arkadaşı kahkahalara boğulurken, mamanın ortasına dikilmiş tek bir mum cılızca yanıyordu. O an utançtan nefesim kesildi. Doruk’tan acımasızlık beklerdim ama bu kadarlık bir tiyatroyu asla tahmin etmezdim. Gümüş rengi saçlarıma simli bir kâğıt şapka takmış, restoranın özel odasını benim kredi kartımla kiralamıştı. Masadakiler ise yıllardır benim evlerimde tatil yapıp benim şaraplarımı içen insanlardı. Ortada ne bir pasta vardı ne de kutlama… Sadece o kâse. “Haydi bir dilek tut!” dedi Selin, parasını benim ödediğim cep telefonuyla beni videoya çekerken. Doruk sanki bir evcil hayvanı okşar gibi kulağımın arkasını kaşıdı: “Belki güzel bir huzurevi dilersin.” Bileğini tutup elini masaya geri bıraktım. “Şakanın tadını çıkarın,” dedim sakince. Kâseyi kenara itip cep telefonumu çıkardım.
- Garsonu çağıracağımı sandılar. Oysa ben bankacılık uygulamamı açıp avukatımın o sabah hazırladığı talimatları onayladım. Doruk’un ek kartı: İptal. Selin’in ek kartı: İptal. Oğlumun şahsi parası gibi harcadığı şirket hesabındaki tüm yetkileri: Donduruldu. Altlarındaki lüks araçların kira ödemeleri: Durduruldu. Saniyeler içinde onay bildirimleri telefonuma düştü. Şampanya hesabının reddedildiği garson tarafından fısıldanana kadar Doruk gülümsemeye devam etti. Başka bir kart denedi, olmadı. Selin telefonuna bakıp aniden sarardı. “Ne yaptın sen?” diye bağırdı Doruk. “Benden nefret eden insanların hayatını finanse etmeyi bıraktım.” Doruk üzerime doğru eğildi, yüzü sertleşti: “Artık kendi paranı yönetemiyorsun anne! Biz o işi çoktan hallettik.” İşte aylardır söylemesini beklediğim cümle tam olarak buydu! Üç aydır evdeki eksik banka hesap özetlerini, sahte noter tasdiklerini ve Doruk’un bana sürekli “emeklilik evrakı” diye imzalatmaya çalıştığı belgeleri görmezden geliyordum. Yaşımın beni yavaşlattığını sanıyordu. Oysa ben kurduğum yaşlı bakım merkezleri şirketini 80 milyon liralık bir dev haline getirirken hırsızların belgeleri nasıl maskelediğini çok iyi öğrenmiştim. Ayağa kalktım, kafamdaki komik şapkayı çıkardım ve cam kapıya doğru baktım. Kapının arkasında iki karaltı belirdi. “Haklısın Doruk,” dedim. “Birileri benim finansal işlerimi yönetiyordu. Bu gece kim olduğunu ve polisin neden burada olduğunu herkese açıklama zamanı!”Masadaki herkes donakaldı ama Doruk çabuk toparlandı. “Polis mi?” diyerek yüksek sesle güldü. “Anne, saçmalıyorsun. Yine kafan karıştı.” Selin telefonunu indirdi ama kaydın hâlâ devam ettiğini görebiliyordum. Masadakilere dönüp, “Bir süredir böyle ataklar geçiriyor, Doruk onu korumaya çalışıyor,” dedi. Bu yalanı aylardır özenle hazırlıyorlardı. Altı ay önce Doruk akrabalarıma unutkanlık yaşadığımı yaymaya başlamıştı. Eski doktorumun asistanını kandırıp tıbbi geçmişimden bazı evrakları almış ve mal varlığımın kontrolünü ele geçirmek için mahkemeye vesayet başvurusu yapmıştı. Başvuruya hiç girmediğim bir akıl sağlığı raporu ve bana ait olmayan sahte bir imza eklemişti. Bunu bana ilk haber veren, tapudaki 20 yıllık bir dostum oldu. Göl evimi “Kuzey Yıldızı Gayrimenkul” adında bir şirkete devreden sahte vekâletnameyi işleme koymadan önce beni aramıştı. Avukatım Nazlı Hanım yaptığı incelemede, bu şirketin üç yıl önce Selin tarafından kurulduğunu ortaya çıkardı. Sahte vekâletnameyle iki mülkümü ipotek ettirip 15 milyon lirayı bu şirkete aktarmışlardı. O parayla arabalar alıp tatillere gitmişler, hatta o akşamki yemeği bile o parayla ödemişlerdi. En acısı da merhum eşimin anısına kurduğum çalışanlara yardım fonundan 4 milyon lira çalmışlardı. Yemek salonunun kapısı açıldı. Avukatım Nazlı Hanım elinde kalın bir delil dosyasıyla içeri girdi. Arkasından Komiser Rıza ve polis memurları salona adım attı. Nazlı Hanım dosyayı el sürmediğim mamaların yanına bıraktı: “Bayan Nebahat’in son bir doğum günü duyurusu var,” dedi. Ellerimi masaya dayayıp kararlı bir sesle konuştum: “Oğlum yıllardır benim bakımımı üstlenmek için kariyerini feda ettiğini söyledi. Gerçek şu ki, 2021 yılında şirketimde sahte faturalar kestiğini fark ettiğimde onu ben kovdum. Onu korumak için sustum. O ise sessizliğimi sahte imzalarla beni soyup soğana çevirerek ödedi.” Nazlı Hanım grafoloji uzmanlarının raporlarını çıkardı. İmzaların kopya olduğu, noterin imza sırasında yanımda bulunmadığı itiraf edilmişti. Selin ağlamaya başladı: “Ben şirketin ne amaçla kullanıldığını bilmiyordum!” Komiser Rıza doğrudan Selin’e baktı: “Kuruluş evraklarını siz imzaladınız ve 17 ayrı para transferine onay verdiniz.” Oğlumun bencilce sakladığı sır ortadaydı: Kendisini fedakâr bir evlat gibi gösterirken, aslında bakım evi çalışanlarının hakkını ve öz annesinin birikimini çalmıştı. Komiser Rıza; nitelikli dolandırıcılık, belgede sahtecilik ve yaşlı istismarı suçlamalarıyla tutuklama kararını yüzlerine okudu. Polisler Doruk’un bileklerine kelepçeyi takarken, arkadaşları başlarını öne eğdi. Doruk yanımdan geçerken tısladı: “Kendi tek oğlunu yok ediyorsun!” “Hayır,” dedim sakince. “Ben sadece tek oğlumun herkesi yok etmesine engel oluyorum.” Aylar süren mahkeme sonunda Doruk ve Selin ağır hapis cezalarına çarptırıldı. Satılan lüks araçların ve gayrimenkullerin geliri çalışanların yardım fonuna iade edildi. Bir yıl sonra, 71. yaş günümde, bakım merkezimizin bahçesinde dürüst dostlarım ve çalışanlarımla birlikte yaş pastamı kestim. Ne sahte kâğıt şapkalar vardı ne de kameralar… Sadece huzur ve gerçek bir sevgi vardı. İlk dilimi kesmeden önce bir dilek tuttum: Bedenimiz yaşlansa da adalet duygumuzun ve duruşumuzun asla yaşlanmaması dileğiyle…
Benzer Galeriler
-
14 Yıl Önce Bir Notla Terk Edilen Çocuğun Şampiyonluk Gecesi: “Gerçek Babam Şu An Tribünde!”
-
Vefat Eden Eşimin İmzasıyla Evimi Çalmaya Çalıştılar: Göl Kıyısındaki Büyük İhanet
-
Kanlı İftiradan Yükselen İntikam: Üç Yıllık Yalanın Ardındaki Gizli Servet
-
Acil Serviste Açılan 8 Yıllık Sır: Küçümsedikleri Gelin Bakınız Kim Çıktı!
-
70. Yaş Gününde Önüne Köpek Maması Koyan Öz Evlat: Şok Eden İntikam ve Milyonluk Sır
-
Boşanma Duruşmasında “Hiçbiri” Yanıtı: 22 Yıllık Evliliğin Ardındaki Milyonluk Sır


