DOLAR
Alış: 44.78
Satış: 44.96
EURO
Alış: 52.61
Satış: 52.82
GBP
Alış: 60.44
Satış: 60.88
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
23.04.2026
11 YIL BOYUNCA KAYINVALİDEME ÖZ ANNEM GİBİ BAKTIM…
- Avukatın sesi, odadaki ağır havayı bıçak gibi yardı: “Ancak… bu mirasla ilgili özel bir şart bulunmaktadır.” Herkes bir anda sustu. Fısıltılar kesildi. Gözler avukata kilitlendi. Ben nefesimi tuttum. Avukat gözlüğünü düzeltti, dosyadaki sayfayı dikkatle açtı ve devam etti: “Merhume, İstanbul ve İzmir’deki iki evin tapusunun doğrudan kızına devredilmesini istemiştir… ancak bu devir, belirli bir koşula bağlıdır.” Görümcem başını kaldırdı. Yüzündeki o hafif gülümseme bir anlığına dondu. “Koşul nedir?” diye sordu, sesi biraz aceleciydi. Avukat duraksamadan okudu: “Bu iki mülkün tam mülkiyeti, kızım tarafından en az bir yıl boyunca bizzat kullanılması ve… annesine son 11 yıl boyunca bakım veren gelinimle aynı evde, aynı sorumlulukları üstlenerek yaşaması şartıyla kesinleşecektir.” O an… odadaki hava değişti. Görümcemin yüzü bembeyaz oldu. “Ne demek bu?” dedi, sesi titriyordu. Avukat sakince açıkladı: “Yani… siz bir yıl boyunca gelininizle birlikte yaşayacak, merhumenin son yıllarında ihtiyaç duyduğu bakımın aynısını üstlenecek ve bunu kesintisiz sürdüreceksiniz. Aksi takdirde… mülkler devredilmeyecektir.” “Peki o zaman ne olacak?” diye biri sordu. Avukat sayfayı çevirdi. “Koşul yerine getirilmezse… her iki mülk de, bakım hizmetini 11 yıl boyunca sağlayan gelin hanıma devredilecektir.” O an… kalbim duracak gibi oldu. Oda tamamen sessizdi. Görümcem bana baktı. İlk kez… o kusursuz maskenin altında gerçek bir duygu gördüm. Korku. “Bu saçmalık!” diye patladı. “Benim bir hayatım var! İşim var! Sosyal çevrem var! Ben… ben bunu yapamam!” Avukat omuz silkti. “Bu merhumenin açık iradesidir.” Herkesin bakışları bu kez bana döndü. Ben hâlâ ayaktaydım. Ellerim titriyordu ama içimde… tuhaf bir sakinlik vardı. 11 yıl boyunca ilk kez… hiçbir şey yapmak zorunda değildim. Seçim artık benim değildi. Seçim… onundu. Görümcem sinirle çantasını kaptı. “Bu saçmalığı kabul etmiyorum!” dedi. “Gerekirse dava açarım!” Avukat başını salladı. “Elbette açabilirsiniz. Ancak vasiyet hukuken oldukça sağlam hazırlanmış.” Kadın bir şey söylemeden kapıya yöneldi. Tam çıkarken bir an durdu… arkasını dönmeden konuştu: “Senin yüzünden…” dedi dişlerini sıkarak. Ama cümlesini tamamlayamadı. Çünkü ikimiz de biliyorduk. Bu benim yüzümden değildi. Bu… onun hiç orada olmamasının sonucuydu. Kapı sertçe kapandı. Ve o an… ilk kez derin bir nefes aldım.
- Günler geçti. Görümcem dava açmadı. Ama şartı da kabul etmedi. Ne aradı, ne sordu. Sanki hiç var olmamışız gibi hayatına devam etti. Tam bir yıl beklemeye bile gerek kalmadı. Üçüncü ayın sonunda, avukattan resmi bildirim geldi. Koşul yerine getirilmediği için… İstanbul ve İzmir’deki iki evin mülkiyeti bana devrediliyordu. Belgeyi elime aldığımda… uzun süre bakakaldım. Gözlerim doldu. Ama bu sefer… acıdan değil. Anlamaktan. O kadın… son nefesine kadar konuşamamıştı belki. Ama susmamıştı. Beni görmüştü. Her gece uyanışımı… Her yorgunluğumu… Her vazgeçişimi… Ve belki de… kendi kızının eksikliğini. O bana 5.000 lira bırakmamıştı. O bana… bir sınav bırakmıştı. Ve aslında… Gerçeği ortaya çıkarmıştı. — Aylar sonra, İstanbul’daki evin balkonunda otururken çayımı içiyordum. Hava sakindi. İçim de öyle. Telefonum çaldı. Numarayı tanımadım. Açtım. Karşıdan tanıdık bir ses geldi. Görümcem. Uzun bir sessizlik oldu. Sonra yavaşça konuştu: “…Ben yapamazdım,” dedi. Sesi ilk kez… kırılmıştı. “Biliyorum,” dedim. Bir süre daha sustu. Sonra ekledi: “Sen… gerçekten hak etmişsin.” Telefon kapandı. Ben telefonu yavaşça masaya bıraktım. Gökyüzüne baktım. Ve içimden sadece tek bir şey geçti: “Ben zaten hiçbir zaman miras için kalmamıştım.” Ama bazen… Hayat, en büyük karşılığı… en geç anda verir.
Benzer Galeriler
-
Kızım iki yıl önce öldü… ama geçen hafta okuldan arayıp müdürün odasında olduğunu söylediler.
-
Yaşlı hamile bir dul, terk edilmiş iki yaşlıyı yolda buldu
-
Bir bahis yüzünden sağır bir çiftçi
-
4 YAŞINDA BİR KIZ ÇOCUĞU
-
Anne, kızına sürpriz yapmak için habersizce ziyarete gitti
-
Uzak Şehir Dizisinin Başrol Oyuncusu Hakkında


