DOLAR
Alış: 47.31
Satış: 47.50
EURO
Alış: 54.44
Satış: 54.66
GBP
Alış: 63.50
Satış: 63.97
10 saat sürecek uçuşumuzda, 22 yaşında, oldukça açık giyimli genç bir kız babamın yanındaki koltuğa oturdu.
- Babam emniyet kemeri ışığı yanmasına rağmen ayağa kalkınca önce kabin görevlisi ona doğru yürüdü. “Efendim, lütfen yerinize oturun,” dedi nazik ama kararlı bir sesle. Babam başını salladı. “Sadece oturduğum yeri değiştirmem gerekiyor.” Görevli önce şaşırdı, sonra anneme baktı. Annemin gözleri dolmuş, dudakları titriyordu. Yanındaki genç kız ise sanki hiçbir şey olmamış gibi telefonunda bir şeylerle ilgileniyordu. Babam görevliye sessizce bir şey söyledi. Birkaç dakika sonra görevli arka tarafa geldi ve bana yaklaştı. “Beyefendi, eşinizle birlikte ön taraftaki boş koltuklardan birine geçebilir misiniz? Babanız yerinizi almak istiyor.” Ben ne olduğunu anlayamadan eşimle birlikte eşyalarımızı topladık. Babam bizim koltuğumuza geçti, annem de onun yanına oturdu. Genç kız ise artık tek başına kalmıştı. Babam annemin elini tuttu. Öyle sıkı tuttu ki annemin parmakları titremeyi bıraktı. Annem şaşkınlıkla ona baktı. “Ne yapıyorsun?” diye fısıldadı. Babam gülümsedi. “En başından beri yapmam gereken şeyi.” Sonra annemin yüzünü iki eliyle tuttu. “Biraz önce ne söylediğini duydum.” Annem gözlerini kaçırdı. “Boş ver.” “Hayır, boş veremem.” Babam derin bir nefes aldı. “Sen gerçekten benim o kıza baktığımı mı sandın?” Annem cevap vermedi. Sessizlik cevabın kendisiydi. Babam hafifçe güldü. “Otuz iki yıldır aynı kadına âşığım. Beni hâlâ tanıyamadın mı?” Annemin gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. “Ama ben artık eskisi gibi değilim.” Babam hiç düşünmeden cevap verdi. “Çok şükür değilsin.” Annem şaşkınlıkla ona baktı. “Ne demek istiyorsun?” “Yirmi iki yaşındaki seni tanıyordum. Güzel bir kızdın. Ama bugün karşımda oturan kadın hayatımı birlikte kurduğum insan.” Babam annemin elini öptü. “Bu eller iki çocuk büyüttü.” Sonra gözlerinin kenarındaki çizgilere dokundu. “Bunlar birlikte güldüğümüz yılların izi.” Saçlarını okşadı. “Beyazlayan her tel, birlikte atlattığımız bir zorluğun hatırası.” Annem artık hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. “Ben aynaya baktığımda yaşlandığımı görüyorum.” Babam ise hiç tereddüt etmeden cevap verdi. “Ben aynaya baktığımda, kırk yıl önce sevdiğim kızın daha güçlü hâlini görüyorum.” Bu konuşmayı istemeden ben de duyuyordum. Eşim sessizce elimi sıktı. “İşte gerçek sevgi bu,” dedi. Tam o sırada beklemediğimiz bir şey oldu. Yan tarafta tek başına kalan genç kız ayağa kalktı
- Elinde küçük bir not vardı. Babamın omzuna hafifçe dokundu. “Affedersiniz.” Babam döndü. Genç kız mahcup bir ifadeyle konuşmaya başladı. “Sizi rahatsız ettiysem gerçekten özür dilerim.” Babam ve annem şaşkınlıkla ona baktılar. “Ben… açıkçası eşinizin bu kadar rahatsız olduğunu fark etmemiştim.” Bir an durdu. “Size dokunduğumu da dürüst olmak gerekirse hiç düşünmedim. Uçakta yer çok dar olduğu için sürekli çarpıyordum.” Annem sessizce dinliyordu. Genç kız gözlerini yere indirdi. “Annemi iki yıl önce kaybettim.” Bu cümle hepimizi susturdu. “Babam şimdi yalnız yaşıyor. Onları birlikte gördüğümde çok hoşuma gitmişti. Sürekli birbirinize baktığınızı fark ettim.” Gülümsedi. “Ben sizin ne kadar mutlu bir çift olduğunuzu düşündüm. Meğer bambaşka şeyler yaşanıyormuş.” Annemin yüzü kızardı. Genç kız çantasından küçük bir çikolata çıkardı. “Bu saçma gelebilir ama annem üzgün olduğumda bana hep çikolata verirdi.” Çikolatayı anneme uzattı. “Belki biraz olsun iyi hissettirir.” Annem gözyaşlarını silerek çikolatayı aldı. “Teşekkür ederim.” Genç kız yerine döndü. Babam anneme baktı. “Gördün mü?” Annem başını eğdi. “Ben aslında kendi korkularımla savaşıyormuşum.” Babam gülümsedi. “Evet.” “Ve sen bütün bu süre boyunca yalnızca benim yanımdaydın.” Babam cevap vermedi. Sadece annemin omzuna başını yasladı. Uçağın geri kalan sekiz saati boyunca ikisi neredeyse hiç konuşmadılar. Buna rağmen elleri bir an bile birbirinden ayrılmadı. Yunanistan’a indiğimizde babam valizleri almak yerine ilk iş annemin elini tuttu. Terminalden çıkarken etraftaki insanlar denizi, güneşi ve tatili konuşuyordu. Ben ise arkalarından yürürken başka bir şey düşünüyordum. Gençlik, güzellik ve kusursuz bir görünüş zamanla mutlaka değişiyordu. Ama insanın sevdiği kişiye yıllar sonra bile aynı hayranlıkla bakabilmesi, hiçbir zaman yaşlanmıyordu. O gün annem belki aynada hâlâ kırışıklıklarını görmeye devam edecekti. Ama artık biliyordu ki babam, onun yüzündeki yılları değil; birlikte yaşadıkları ömrü görüyordu. Ve bazen bir evliliği ayakta tutan şey, büyük sürprizler ya da pahalı hediyeler değil; kalabalık bir uçağın içinde, herkesin önünde “Ben seni seçiyorum.” diyebilecek kadar cesur olmaktı.
Benzer Galeriler
-
Eve Erken Döndüğümde Kızımı Merdivenlerde Ağlarken Buldum… Kayınvalidemin Hazırladığı “Özel Yemek” Ailemizin Hayatını Değiştirdi
-
Eve İki Gün Erken Döndüm… Hamile Eşimi Soğuk Yemekle Bodrumda Bulunca Ailemin Kurduğu Plan Ortaya Çıktı
-
Kızımın Doğum Gününde Bana İftira Attılar… Bodruma Kilitledikleri Kadının Gerçek Kimliğini Öğrendiklerinde Her Şey İçin Çok Geçti
-
Üç Yıl Boyunca Kendi Evimde Esir Gibi Yaşadım… Fırtınalı Bir Gecede Kaçınca Kocamın Kurduğu Bütün Düzen Ortaya Çıktı
-
Düğün Günü Hastaneye Kaldırıldım… Kayınvalidemin Davranışı Ailemizi Sonsuza Kadar Değiştirdi
-
20. Evlilik Yıl Dönümümüzde Kocamın Her Sabah Gizlice Kaybolduğunu Fark Ettim… Gerçeği Öğrendiğimde Gözyaşlarımı Tutamadım


