Ana Sayfa 1.08.2026

10 saat sürecek uçuşumuzda, 22 yaşında, oldukça açık giyimli genç bir kız babamın yanındaki koltuğa oturdu.

1 / 2

Babam emniyet kemeri ışığı yanmasına rağmen ayağa kalkınca önce kabin görevlisi ona doğru yürüdü.

“Efendim, lütfen yerinize oturun,” dedi nazik ama kararlı bir sesle.

Babam başını salladı.

“Sadece oturduğum yeri değiştirmem gerekiyor.”

Görevli önce şaşırdı, sonra anneme baktı. Annemin gözleri dolmuş, dudakları titriyordu. Yanındaki genç kız ise sanki hiçbir şey olmamış gibi telefonunda bir şeylerle ilgileniyordu.

Babam görevliye sessizce bir şey söyledi. Birkaç dakika sonra görevli arka tarafa geldi ve bana yaklaştı.

“Beyefendi, eşinizle birlikte ön taraftaki boş koltuklardan birine geçebilir misiniz? Babanız yerinizi almak istiyor.”

Ben ne olduğunu anlayamadan eşimle birlikte eşyalarımızı topladık. Babam bizim koltuğumuza geçti, annem de onun yanına oturdu.

Genç kız ise artık tek başına kalmıştı.

Babam annemin elini tuttu.

Öyle sıkı tuttu ki annemin parmakları titremeyi bıraktı.

Annem şaşkınlıkla ona baktı.

“Ne yapıyorsun?” diye fısıldadı.

Babam gülümsedi.

“En başından beri yapmam gereken şeyi.”

Sonra annemin yüzünü iki eliyle tuttu.

“Biraz önce ne söylediğini duydum.”

Annem gözlerini kaçırdı.

“Boş ver.”

“Hayır, boş veremem.”

Babam derin bir nefes aldı.

“Sen gerçekten benim o kıza baktığımı mı sandın?”

Annem cevap vermedi.

Sessizlik cevabın kendisiydi.

Babam hafifçe güldü.

“Otuz iki yıldır aynı kadına âşığım. Beni hâlâ tanıyamadın mı?”

Annemin gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.

“Ama ben artık eskisi gibi değilim.”

Babam hiç düşünmeden cevap verdi.

“Çok şükür değilsin.”

Annem şaşkınlıkla ona baktı.

“Ne demek istiyorsun?”

“Yirmi iki yaşındaki seni tanıyordum. Güzel bir kızdın. Ama bugün karşımda oturan kadın hayatımı birlikte kurduğum insan.”

Babam annemin elini öptü.

“Bu eller iki çocuk büyüttü.”

Sonra gözlerinin kenarındaki çizgilere dokundu.

“Bunlar birlikte güldüğümüz yılların izi.”

Saçlarını okşadı.

“Beyazlayan her tel, birlikte atlattığımız bir zorluğun hatırası.”

Annem artık hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.

“Ben aynaya baktığımda yaşlandığımı görüyorum.”

Babam ise hiç tereddüt etmeden cevap verdi.

“Ben aynaya baktığımda, kırk yıl önce sevdiğim kızın daha güçlü hâlini görüyorum.”

Bu konuşmayı istemeden ben de duyuyordum.

Eşim sessizce elimi sıktı.

“İşte gerçek sevgi bu,” dedi.

Tam o sırada beklemediğimiz bir şey oldu.

Yan tarafta tek başına kalan genç kız ayağa kalktı

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |