DOLAR
Alış: 46.89
Satış: 47.08
EURO
Alış: 53.44
Satış: 53.65
GBP
Alış: 62.59
Satış: 63.05
Adamın biri, Cumartesi gecesi evine dönüyormuş
- Adamın biri, Cumartesi gecesi evine dönüyormuş. Birden 15-16 yaşlarında sevimli bir kızın yolun kenarında o’tostop yaptığını görmüş. Adamın da aynı yaşlarda iki kızı varmış. Hemen arabayı kızın yanına yanaştırmış;..Detaylar haberin devamındadır..
- Adamın biri, Cumartesi gecesi evine dönüyormuş. Birden 15-16 yaşlarında sevimli bir kızın yolun kenarında otostop yaptığını görmüş. Adamın da aynı yaşlarda iki kızı varmış. Hemen arabayı kızın yanına yanaştırmış; “Gece yarısı bu tür ıssız bir yerde ne yapıyorsun Allah aşkına ? “ demiş. Kız; Kız, “Uzun hikaye. Rica etsem beni evime götürür müsünüz? Buraya çok yakın. Bu iyiliğinizi yaşam boyu unutmam” diyerek arka koltuğa oturmuş. Kızın üzerinde cicili bicili, hoş bir elbise varmış. Evinin adresini vermiş. Gerçekten de yakınmış ev. Adam eve vardığında önünde durmuş, “İşte geldik küçük hanım” diyerek arka koltuğa dönmüş ama arkada hiç kimse yokmuş Gözlerine inanamamış tabi. Hemen arabasından inip evin kapısını çalmış.Beyaz saçlı, çok yorgun görünen yaşlı bir kadın açmış kapıyı. Adam heyecanla, “Bana inanmayacaksınız ama yoldan küçük bir kız aldım. Bana buranın adresini verdi ama tam geldiğimizde… ” Yaşça büyük olan kadın adamı susturmuş, “Biliyorum, biliyorum” demiş, “Sonra da ortadan kayboldu değil mi? Bu başımıza ilk defa gelmiyor. Her cumartesi akşamı aynı şey olur… Meğer kız bir cumartesi gecesi diskodan dönerken trafik kazası geçirmiş ve oracıkta ölmüş. Şimdi her cumartesi gecesi kazada öldüğü yerden otostop yapıp evine gelmek istiyormuş ama bunu bugüne kadar başaramamış. Kadın bunları anlatırken adamın gözü piyanonun üzerindeki kızın fotoğrafına ilişmiş. Evet, kız aynı kızmış ve üzerinde de aynı elbise varmış. Bu hikayedeki ince ayrıntıyı lütfen biraz düşünün!
Benzer Galeriler
-
Kocamın cenazesinde oğlum elimi sıktı ve fısıldadı: “Artık bu ailenin bir parçası değilsin.”
-
Oğlum Noel yemeğinde yirmi iki kişinin önünde yüzüme bağırarak, “Kirayı öde ya da defol git!” dedi, gelinim ise alaycı bir şekilde, “Bakalım nasıl hayatta kalacaksın!” diye karşılık verdi.
-
Kızımı haber vermeden ziyaret ettim ve şok oldum! Kayınvalidesi ve kocası oturmuş yemek yerken, kızım soğuktan titreyerek bulaşık yıkıyordu.
-
Kocam beni, perişan halde ve neredeyse bilincim yerinde değilken, yoğun bakıma aldı. Yardım için ailemi aradığımda, soğuk bir şekilde, “Evlenmeyi sen seçtin. Şimdi bu senin sorunun,” dediler. Gözyaşlarımı yuttum ve fısıldadım, “Pekala.” Hastane yatağımdan, yeni evleri için kefil olmaktan vazgeçtim. İpotekleri çöktü ve 55.000 dolarlık depozitolarını kaybettiler—ama bu, silmeyi planladığım ilk imzaydı sadece.
-
Oğlum için oyuncaklarla dolu bir bavulla geri döndüm, ama onu dört ayak üzerinde emeklerken buldum, kayınvalidem ise metresinin bebeğini tutuyordu ve “İşte bizim gururumuz ve neşemiz bu” dedi. Kocam başını öne eğdi. Gülümsedim, su istedim… ve kimsenin beklemediği avukatı aradım.
-
Kızımın cenazesinden iki saat sonra telefonum çaldı. Doktoru fısıldayarak, “Hemen ofisime gelin. Size bir şey göstermem gerekiyor ve kimseye, özellikle de damadınıza söylemeyin,” dedi. Vardığımda kapıyı kilitledi ve kızımın yardım için yalvarırken kocasının onu tehdit ettiği bir kaydı oynattı. Ağlamadım. Dosyayı kopyaladım, bir kişiyi aradım ve gülümsedim. Gün doğana kadar damadım, onu gömmenin neden en büyük hatası olduğunu öğrenecekti.


