DOLAR
Alış: 46.75
Satış: 46.94
EURO
Alış: 53.44
Satış: 53.65
GBP
Alış: 62.58
Satış: 63.04
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
4.12.2023
3 ay önceden başlıyormuş
- Iyi mi Olacak sorusuna ışık tutan yanıtlar…Peki, ö-lüm ile ilgili ne biliyorsunuz ki? Ö-lüm anının ve son nefesin iyi mi olacağına ışık tutan ayet ve hadisleri istifadeniz amacıyla bir araya getirdik. Detaylar haberin devamındadır..
- 3 Ay Önceden.. Aslabiriniz ö-lmeyi istemesin. Ö-lüm kendi kendine gelmeden evvelce de ö-leyim diye dua etmesin. İnsan ö-lünce katiyenbir iyilik yapamaz. Mü’minin hayatta kalması iyiliklerini çoğaltır.” (Müslim, Zikir 13. Ek olarak bk. Nesâî, Cenâiz 1) PEYGAMBER -sallâllâhu aleyhi ve sellem- EFENDİMİZİN ÖLÜM ANI Hazret-i Âişe ve Hazret-i Ali -radıyallâhu anhümâ-‘dan rivâyet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz’in vefâtına üç gün kala Cenâb-ı Hak her gün Cebrâil -aleyhisselâm-‘ı göndererek Rasûlü’nün hatırını sormuştu. Son gün olunca Cebrâil -aleyhisselâm- bu sefer birlikteinde ölüm meleği Azrâil de bulunmuş bulunduğu hâlde geldi. Cebrâil -aleyhisselâm-: “–Ey Allâh’ın Rasûlü! Ö-lüm meleği senin yanına girmek amacıyla izin istiyor! Oysaki o, Sen’den evvelce katiyenbir Âdemoğlunun yanına girmek amacıyla izin istememiştir! Sen’den sonra da katiyenbir Âdemoğlunun yanına girmek amacıyla izin istemeyecektir! Kendisine izin veriniz!” dedi. Ölüm meleği içeri girip Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-‘ın önünde durdu ve: “–Yâ Rasûlallâh! Yüce Allâh beni Sana gönderdi ve Sen’in her emrine itaat etmemi bana emretti! Sen istersen rûhunu alacağım! İstersen, rûhunu sana bırakacağım!” dedi. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “–Ey ö-lüm meleği! Sen (hakkaten) bu tür ortaya getirecek mısın?” diye sordu. Azrâil -aleyhisselâm-: “–Ben, emredeceğin her konuda sana itaatla emrolundum!” dedi.Cebrâil -aleyhisselâm-: “–Ey Ahmed! Yüce Allâh seni özlüyor!” dedi. Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-: “–Allâh katında olan, daha hayırlı ve daha vakitklidır. Ey ölüm meleği! Haydi, emrolunduğun şeyi yerine getir! Rûhumu, canımı al!” buyurdu. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, birlikteindeki su kabına iki elini batırıp ıslak ellerini yüzüne sürdü ve: “–Lâ ilâhe illallâh! Ölümün, akılları başlardan gideren ıztırap ve ş-iddetleri var!” buyurduktan sonrasında, elini kaldırdı, gözlerini evin tavanına dikti ve: “–Ey Allâh’ım! Refik-ı A’lâ, Refîk-ı A’lâ (yâni ulu dost, ulu dost)!..” diye diye Rabb’ine duyduğu aşk ve iştiyâkın savâhürü olan nice ulvî hâtıralarla dolu bir ömrü ardında bırakarak bu fânî âlemden hakîkî âleme hicret etti. (Bkz. İbn-i Sa’d, II, 229, 259; Belâzûrî, Ensâbu’l-Eşrâf, I, 565; Ahmed, VI, 89.) Ö-LECEĞİNİ ANLAYAN KİMSENİN YAPACAĞI dua Âişe radıyallahu anhâ şu şekilde demiştir: Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in bana ykatiyennarak: -“allahım, beni bağışla, bana merhamet et ve beni refîk-i a’laya ilet!” diye dua ettiğini duydum. (Buhârî, Merdâ 19, Fezâilüs-sahâbe 5, Megâzî 83,84, Rikâk 42, Daavât 28; Müslim, Selâm 46, Fezâilu’s-sahâbe 85, 87. Ek olarak bk. Tirmizî, Daavât 76; İbni Mâce, Cenâiz 64.) yine Âişe radıyallahu anhâ şu şekilde demiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i, ölüm döşeğinde, yanıbaşındaki su kabına elini daldırıp yüzüne vakitrken gördüm. O, bu tür yapıyor sonra da “allah’ım ö-lümün şi-ddet ve sıkıntılarına karşı bana yardım et” diye yakarma ediyordu. (Tirmizî, Cenâiz 7. Hem de bk. İbni Mâce, Cenâiz 64) PEYGAMBERİMİZ’İN VEFATI ÖNCESİNDE YAPTIĞI dua Hz. Âişe vâlidemizin rivayet etmiş bulunduğu bu iki hadiste, sevgili Peygamberimiz’in vefatı evvelce ne yaptığını, nasıl dua ettiğini görmekteyiz. Yaşamından ümit kesen, bundan sonra ölmek üzere bulunduğunu anlayan müslümanların o anda nasıl yakarma etmesi gerektiğini, yegâne misal ve önderimiz Peygamber Efendimiz’den görüp öğrenmekteyiz. Birinci olay nazaran Efendimiz, Hz. Âişe’ye ykatiyennmış oluğu durumda, tanrı Teâlâ’dan mağfiret ve rAhmet dilemiştir. Gecmişi ve geleceği kendine bağışlanmış olan Efendimiz’in bu duası, herdurumda herşeyden evvelce ümmetini eğitmek amacıyladir. Bu nâzik ve krıtik anda, gaflete düşmeyip tanrı’tan mağfiret ve rAhmet dilemek gerektiğine işaret etmektedir. Çünkü bu koordinat hakikaten göç hâli ve ö-lüm anıdır. O anda bile allah’ın kulu bulunduğunu algı edip O’na müracaatta bulunmak, herdurumda uygulanabilecek işlerin en isabetlisidir. Efendimiz bu duasında “tanrı’ım beni refîk-i a’lâya ilet” niyâzında bulunmuştur. Refîk sözcüğü hem tekil hem fazlasıl olarak kullanılmakta, Bu sayede hem dost, dost, bununla eş güdümlü dostlar, dostlar manasına gelmektedir. Kelimeyi fazlasıl manasında alırsak Resül-i Ekrem Efendimiz, bu duasıyla kendisinden evvelceki peygamberler, sıddıklar, şe–hidler ve salihlere katılmasını istemiş olur. Nitekim bu kabul edilen kimseler ile ilgili tanrı Teâlâ “Onlar ne güzel refiktirler” [Nisâ sûresi (4), 69] buyurmuştur. Bu takdirde mâna “beni güzel dostlara ilet” demek olur. Yine bir peygamber olan Hz. Yûsuf da “beni sâlihlere ilhak et!” [Yusuf sûresi (12), 101] diye yakarış etmiştir. Şayet refîk sözcüğü tekil olarak değerlendirilir ve “er-Refîk”in tanrı Teâlâ’nın güzel isimlerinden bulunduğu da öneme alınırsa, Hz. Peygamber’in, kadri ulu mevlâya kavuşmak istediği anlaşılır. Bu takdirde mâna ” Beni Yüce dost’a kavuştur” demek olur. İkinci hadiste, Peygamber Efendimiz’in, çektiği ıstırabı hafifletmek amacıyla mübarek elini suya değdirip o güzel yüzüne sürdüğünü ve bu arada “Bana ö-lüm anının şi-ddet ve problemlerine karşı yardım et” diye allah Teâlâ’ya dua ettiğini görüyoruz. “Sekerât-ı mevt”, ö-lümün sorunları, ş-iddeti manaya gelir. Efendimiz’in bu duasından misal alınarak fazlası vakit dualarımızda hep “sekerât-ı mevt”i rahat kılması amacıyla Rabbimiz’e yakarış etmeliyiz. Bu dua, her vakit bulunduğu şeklinde, ö-lmek üzere iken de yapılmalıdır. HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ Ölmek üzere olanların yapacakları dualar bulunmaktadır. Hz. Peygamber, bir insan ve peygamber olarak, ö-lüm hemen yapılacak duaların ve söylenecek sözlerin örneğini vermiştir. Ö-lüm her insanın başındadır. Ö-lüm hâlinin sıkıntıları hepimiz amacıyla geçerli bulunduğuna nazaran, o problemlerden allah’a sığınmak lazım olur GÖNÜL EHLİNİN Ö-LÜM ANI İLE İLGİLİ SÖZLERİ Hasan-ı Basrî Hazretleri şu şekilde buyurmuştur: “İki gün ve iki gece bulunmaktadır ki mahlûkat, onlar gibisini katiyen duymamış ve görmemiştir: Gecelerin birincisi, kabir ehliyle kaldığın ilk gecedir. Daha evvelce onlarla hiç kalmamıştın. İkincisi, sabahı kıy-âmet olan gecedir ki bundan sonra gecesi olmayan bigün başlayacaktır. En dehşetli iki güne ulaşınca, birincisi, allah Teâlâ’dan bir habercinin gelip O’nun senden râzı olup olmadığını, senin cennete yada c-ehenneme gideceğini bildirdiği gündür. İkinci gün de, amel defterinin sağ ya da sol tarafınca verilerek Cenâb-ı Hakk’ın huzûruna çıkarılacağın gündür.” (Bkz. Ebu’l-Ferec Abdurrahmân, Ehvâlü’l-Kubûr, s. 156; İbnü’l-Cezerî, ez-Zehrü’l-Fâih, s. 77) İnsan amacıyla en büyük imtihan ve en dehşetli belâ, ö-lümdür. Ancak ondan daha kötü olanı, ö-lümden habersiz hayatak, onu hatırdan uzak tutmak ve Hakk’a lâyık ameller işleyememektir. Akıllı insana gereksinim duyulan, ö-lüm gelmeden evvelce ona hazırlanmak ve nefsini kötü ahlâktan temizlemektir. Şeyh Sâdî şu şekilde der: “Ey kardeş, sonucunda toprak olacaksın! Toprak olmadan toprak şeklinde mütevâzı olmaya bak!” Hazret-i Ömer (r.A) da şu şekilde buyurmuştur: “Hesâba çekilmeden evvelceinde kendinizi hesâba çekiniz. En büyük arz (tanrı Teâlâ’nın huzûruna çıkarılıp O’na arz edileceğiniz gün) amacıyla (sâlih ve güzel amellerle) süsleniniz! Şüphesiz dünyadayken nefsini hesâba çeken kimse amacıyla kıyâmet günündeki hesap hafif olacaktır.” (Tirmizî, Kıyâmet, 25/2459) Fânî vücûdumuz kabre defnedilirken evlâdımız ve malımız geride kalacak. Biz yalnızca amellerimizle toprağın sînesine gömüleceğiz. Orada kefenlerimizle birlikte bedenlerimiz de toprak olacak. Geriye bizimle birlikte bir tek amel-i sâlihlerimiz kalacak. İmâm Gazâlî Hazretleri şu şekilde buyurur: “Ö-lüm hemen kişiyle birlikte yalnızca üç husûsiyeti kalır: 1) Kalp temizliği, kısaca kalbin dünya kirlerinden arınmış olması. Cenâb-ı Hak şu şekilde buyurur: “(Nefsini fenalüklerden) arındıran rehaa ermiştir.” (eş-Şems, 9) 2) Allâh’ın zikriyle ünsiyeti. Cenâb-ı Hak şu şekilde buyurur: “…Bilesiniz ki, kalpler yalnızca Allâh’ın zikriyle huzur bulur.” (er-Ra’d, 28) 3) allah amacıyla muhabbet beslemesi. Cenâb-ı Hak şu şekilde buyurur: “(Rasûlüm!) De ki: Eğer Allâh’ı seviyorsanız bana tâbî olunuz ki allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah Ğafûr’dur, Rahîm’dir.” (Âl-i İmrân, 31) Kalp temizliği, fakat mârifetle kısaca tanrı Teâlâ’yı kalpte tanımakla mümkündür. Mârifet de vakitkli zikir ve tefekkürle meşgul olma sonucunda elde edilebilir. İşte bu üç sıfat, kurtarıcı vasıflardır.” (Rûhu’l-Beyân, XI, 274) Eğer insan, “yarın” amacıyla lüzumlu hazırlığı yapabilirse, ö-lümü güzelleşmeye ismim atar. Artık o birey ö-lümden ko-rkmaz. Nitekim Bişr bin Hâris Hazretleri şu şekilde der: “Allâh’a itaat eden bir birey amacıyla kabir ne güzel bir menzildir.” Hazret-i Mevlânâ da ne güzel söyler: “Oğul, her kişiin ö-lümü kendi rengindedir, insanı Allâh’a kavuşturduğunu düşünmeden ö-lümden nefret edenlere ve ö-lüme d-üşman olanlara, ö-lüm korkunç bir d-üşman şeklinde görünür. Ö-lüme dost olanların karşısına da dost şeklinde çıkar. Ey ö-lümden k-orkup kaçan can! İşin aslını, saslın doğrusunu istersen, sen aslen ö-lümden k-orkmuyorsun, sen kendinden ko-rkuyorsun. Çünkü ölüm aynasında görüp ürktüğün, ölümün çehresi değil, senin kendi çirkin yüzündür. Senin rûhun bir ağaca benzer. Ö-lüm ise, o ağacın yaprağıdır. Her yaprak, ağacın cinsine göredir…” Ö-LÜMÜN SEKERÂTI (ZORLUKLARI) NELERDİR? BİLİMSEL OLARAK YAPILAN AÇIKLAMALARDA İSE… yolculuk BAŞLIYOR: Ö-LÜME 1 – 3 AY KALA NELER OLUYOR? Birisi ölümün geldiğini fark etmeye ve onu kabul etmeye başladığı vakit çevresinden çekilmeye ismim atar. Dünyadan ve dünyanın amacıyladekilerden ayrılma vakitcini başlatır. Arkadaşlarının, komşularının ve hem de aile üyelerinin bile ziyaretini geri çevirebilir. Ziyaretleri kabul ettikleri vakit etkileşimde zorlanabilir ve bundan hoşlanmayabilirler. Kendi ömürleri ile ilgili düşünüp taşınırlar ve anıları ziyaret edip dururlar. Iyi mi bir hayat yaşadıklarını değerlendirebilir ve pişmanlıklarını düşünürler. Ö-lmek üzere olan kişilerin iştahı azalır, kilo verirler. Beden yavaşlamaya başlar ve daha evvelce bulunduğu şeklinde yiyeceklerden enerji almaya gereksinim duymaz. Bir vakitler çok keyif aldığı şeyler ona bundan sonra cazip gelmez, tek istediği şey uyumaktır… Değişikliğe uğrayan beden kimyası hafif bir his üretir. Onlar ne aç ne de susuzdur, yemek yemediklerinde acı çekmezler. Ve bu başladıkları yolculuğun beklenilen bir parçasıdır. Ö-LÜME 1 – 2 HAFTA KALA NELER OLUR? Bu yolculuk esnasında şahıslar yinellikle uyurlar. Kişilerde oryantasyon sorunu sık görülür ve idraklar değişebilir. Kişi gizli gizli düşman ko-rkusu yada yenilmeme duygusu şeklinde hezeyanlar yaşayabilir. Halüsinasyonlar görebilir, kimi vakit orada olmayan insanlarla mevzuşabilirler. Konuşulan kişi yinellikle ö-lmüş insanoğlu olur. Yaşam ile ileriki arasındaki perde kalkmıştır. Kişide ajitasyon görülür, hareketleri amaçsızdır ve ötekiler amacıyla hiçbir mana ifade etmiyor olabilir. Çünkü gittikçe bu dünyadan uzaklaşıyorlardır. FİZİKSEL DEĞİŞİKLİKLER Vücut daha zor bir durumda kendini koruma altına alır. Vücutta bu vakit zarfında birtakım işaretler görülür: * Vücut ısısı düşüktür. * K-an basıncı düşüktür. * Nabız düzensizdir; yavaştır ya da süratlidir.
Benzer Galeriler
-
Kardeşim gizlice 6,3 milyon dolarlık çiftlik evimi sadece 3 milyon dolara sattı ve paranın tamamını kız arkadaşının işine harcadı
-
Bebeğimiz doğduktan iki saat sonra, çocuğumuzu kucağına almasını bekleyerek kocama baktım
-
Boşanmanın üzerinden bir yıl geçtikten sonra, eski kocamla hastanede karşılaştım ve eski en yakın arkadaşımla bir yaşında bir oğlu olduğunu söylediğinde, ben de gülümsedim ve “Gerçekten mi?” dedim
-
Saat sabah 3’te kocam öfkeyle yatak odasına daldı ve “Kalk ayağa, işe yaramaz kadın!” diye bağırdı
-
Ablam ve kocası için bir bebek taşıdım
-
Büyükannem ve büyükbabamdan 900.000 dolar miras kaldı, ta ki ailem beni evden çıkarmaya çalışana kadar.


