DOLAR
Alış: 48.57
Satış: 48.77
EURO
Alış: 55.75
Satış: 55.98
GBP
Alış: 64.80
Satış: 65.29
KÜÇÜK KIZIMLA SOKAKTA KALMAMAK İÇİN 72 YAŞINDAKİ ZENGİN PATRONUMUMLA EVLENDİM
“Titreyen ellerimle zarfı aldım. Üzerindeki el yazısını gördüğüm anda nefesim tutuldu.”
Çünkü o yazıyı daha önce görmüştüm.
Hem de yüzlerce kez.
Çocukluğum boyunca kaldığım yetiştirme yurdunda bana gönderilen isimsiz doğum günü kartlarının üzerinde hep aynı eğimli harfler vardı.
Kartların hiçbirinde gönderenin adı yazmazdı.
Sadece kısa cümleler olurdu.
“Bir gün kendine ait bir evin olacak.”
“Kimsenin seni istemediğini düşünme.”
“Hayatta bazen aile, kan bağıyla değil seçimlerle kurulur.”
On yaşındayken bu kartları gizlice yastığımın altında saklardım. On iki yaşımda, bana gönderilen son karttan sonra mektuplar bir anda kesilmişti.
Yıllar geçtikçe onların çocuk esirgeme kurumunda çalışan bir görevli tarafından gönderildiğini düşünmüştüm.
Ama şimdi aynı el yazısı karşımdaydı.
Başımı kaldırıp Faruk Bey’e baktım.
“Bu yazıyı nereden biliyorum?”
Faruk Bey cevap vermedi.
“Lütfen,” dedim. “Süreyya Bey bana çocukken mektup mu gönderiyordu?”
“Zarfı açın.”
Parmaklarımın titremesini durduramıyordum.
Mektubu çıkardım.
İlk satırı okuduğum anda boğazım düğümlendi.
“Sevgili kızım…”
Sandalyeden kalkacak gibi oldum ama dizlerimin bağı çözüldü.
“Hayır.”
Faruk Bey sessizce önümdeki su bardağını bana doğru itti.
Mektubu yeniden okumaya başladım.
“Bana kızacağını biliyorum. Belki öldükten sonra bile beni affetmeyeceksin. Ama hayatındaki en büyük yalanı artık öğrenmen gerekiyor. Ben senin biyolojik baban değilim. Fakat seni çocukluğundan beri tanıyorum.”
Gözlerim satırların üzerinde hızla ilerliyordu.
Süreyya Bey gençliğinde büyük bir lojistik şirketinin ortağıymış.
Ortağı ise annemin ağabeyiymiş.
Yani hiç tanımadığım dayım.
Annemle babam ben küçükken geçirdikleri trafik kazasında ölünce, dayım benim bakımımı üstlenmek istemiş.
Fakat o dönemde ağır bir kalp rahatsızlığı geçirmiş ve aylarca hastanede kalmış.
Ben geçici olarak devlet korumasına verilmişim.
Dayım hastaneden çıktığında ise işler sandığından çok daha karmaşık hâle gelmiş.
Vasilik işlemleri tamamlanmadan hayatını kaybetmiş.
Mektubu okurken nefesimi tuttum.
Süreyya Bey devamında şöyle yazmıştı:
“Dayın ölmeden önce benden tek bir şey istedi. Seni bulmamı ve seni korumamı.”
Başımı iki elimin arasına aldım.
“Beni bulmuş…”
Faruk Bey başıyla onayladı.
“Çok uzun zaman önce.”
“Peki neden yanıma gelmedi?”
Faruk Bey cevap vermek yerine masadaki dosyayı açtı.
İçinden eski belgeler çıkardı.
Yurt kayıtları.
Koruyucu aile raporları.
Okul karnelerimin kopyaları.
Hatta on dört yaşındayken katıldığım bir resim yarışmasının küçük gazete kupürü bile vardı.
Süreyya Bey yıllarca uzaktan beni takip etmişti.
Mektuptaki sonraki satırlar bunu açıklıyordu.
“Seni yanımda büyütmek istedim. Ama gençken yaptığım bazı hatalar yüzünden mahkeme bana vasilik vermedi. O dönemde hakkımda süren ticari soruşturmalar vardı. Suçsuzdum fakat bunu kanıtlamam yıllar sürdü. Seni kendi hayatımın karmaşasına çekmeye cesaret edemedim.”
Gözlerim doldu.
“Peki Kutay?”
Faruk Bey’in yüzü değişti
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
7 Yıllık Kocamın Anneme Attığı Tokatla Başlayan Gece: Müşterek Hesaptaki Büyük İhanet
-
Yağmur Altında Saatlerce Bekleyen Küçük Kızın Düşürdüğüm Cüzdanla Değiştirdiği Hayatım
-
17 Yıl Adliyede Temizlik Yapan Adamın Gizli Kimliği: Oğluna Dokunan Güçlü Müdürün Hazin Sonu
-
DARÜLACEZEDE TANIŞTIĞIM ÖLMEK ÜZERE OLAN BİR ADAMIN KIZIYMIŞIM GİBİ DAVRANDIM — CENAZESİNDEN SONRA AVUKATI ELİME BİR KUTU VERİP, “ONUN KURDUĞU TUZAĞIN TAM ORTASINA KENDİ AYAĞINLA GİRDİN,” DEDİ.
-
EVSİZ BİR ADAM ELİNDE, “BENİMLE EVLEN. YAŞAMAK İÇİN SADECE BİR AYIM KALDI,” YAZAN BİR PANKART TUTUYORDU — ONA ACIYIP KABUL ETTİM
-
KÜÇÜK KIZIMLA SOKAKTA KALMAMAK İÇİN 72 YAŞINDAKİ ZENGİN PATRONUMUMLA EVLENDİM
