DOLAR
Alış: 48.39
Satış: 48.59
EURO
Alış: 56.13
Satış: 56.36
GBP
Alış: 65.27
Satış: 65.76
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
11.09.2026
5 Yaşındaki Kızını Polise Şikâyet Eden Vicdansız Ailenin Sonu: Yıllarca Taşıdığı Yükten Kurtulan Bir Annenin Büyük Adaleti!
- Antalya’daki iş seyahatimden Ankara Çankaya’daki evime bir gün erken dönmüştüm. Müşterim son sabah atölye çalışmasını iptal edince hemen en erken uçakla eve atlamış, küçük kızım Melis’i taze simitler ve sıcak kahvaltılıklarla şaşırtmanın hayalini kurmuştum. Ancak evin dış kapısını açıp içeri girdiğimde karşılaştığım manzarayla kanım dondü. 5 yaşındaki kızım Melis, kadife koltuğun üzerinde küçücük bir yumak gibi büzüşmüş, gözlerini sımsıkı kapatarak sessizce hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Annem Perihan, salonun köşesinde kollarını göğsünde kavuşturmuş soğuk bir kibirle duruyordu. Kız kardeşim Gönül ise 4 yaşındaki kızı Ceren’i kucağına almış, elindeki çikolatalı kurabiyeyi yerken dramatik bir şekilde ağlıyormuş gibi yapmasını izliyordu. O sırada ortalıkta iki polis memuru duruyordu. Genç polis memurlarından biri Melis’in önüne çömelip omuzlarını sakinleştirmeye çalışarak, “Korkma güzelim, kimse seni hiçbir yere götürmeyecek,” diyordu.
- “Evimde neler oluyor Allah aşkına?” diye haykırdım, seyahat çantalarımı kapının eşiğine bırakarak. Polis memuru ayağa kalkıp bana döndü ve uzun bir iç çekerek, “Küçük yaşta fiziksel şiddet ihbarı aldık ve arayan kişi sizin şehir dışında olduğunuzu belirtti,” dedi. Anneme doğru dönüp inanamayan gözlerle baktım. “İki küçük çocuk oyuncak yüzünden kavga etti diye gerçekten acil yardım hattını mı aradın?” Gönül hemen öne atılarak, “Melis Ceren’i çok sert itti!” dedi. “Sadece plastik bir bebeği paylaşmak istemediği için kontrolden çıktı.” Melis gözleri kızarmış yüzünü yastıktan kaldırıp, “Anneanne polisin beni sonsuza kadar karanlık bir odaya kilitleyeceğini söyledi,” diye fısıldadı. İçimde bir şeylerin kırıldığını hissettim ama bağırmamak için derin bir nefes aldım. Melis’i kucağıma alıp sımsıkı sarıldım. Polisler annemin bu yaptığına büyük bir tepki göstererek, acil durum hatlarının disiplin aracı olarak kullanılamayacağını sertçe belirttiler ve evden ayrıldılar. Kapı arkalarından kapandığında annem pişmanlık duymak bir yana dursun, bana akıl vermeye kalktı. O gece Melis banyoda saçını yıkarken bana daha acı bir şey itiraf etti: “Anneanne senin beni artık istemediğini ve benden utandığını söyledi.” İşte o an bardak taştı. Dört yıldır ailem için bir para makinesi gibi çalışmıştım; annemin özel sigortası, Gönül’ün araba kredisi, ev faturaları ve mutfak masraflarını ben ödüyordum. Gece yarısı mutfak masasında oturup mobil bankacılığı açtım ve yıllardır kurduğum tüm otomatik ödemeleri, yardımları, fatura desteklerini tek tuşla iptal ettim. Tek bir kelime bile yazmadım, sadece her şeyi sıfırladım. Beş gün sonra banka hesaplarının kesildiğini fark eden Perihan ve Gönül, parayı benden alamayınca hayatımı karıştırmak için akıl almaz bir kumpas planladılar. Melis’in gittiği anaokuluna sahte polis raporu ekran görüntüleri ve anonim e-postalar göndererek küçük kızımı “şiddet eğilimli” göstermeye çalıştılar. Hatta yıllar önce ortadan kaybolan eski eşim Mert’i bile kışkırtıp velayet davasıyla tehdit ettirdiler. Gönül’ün çalıştığı kreşin bilgisayarından yollanan bu sahte e-postaların arkasındaki asıl gerçeği ve ses kayıtlarını bulduğumda, hayatımın en büyük şokuyla yüzleşecektim. Acaba o gizli kayıtta annem polise tam olarak ne söylemişti?Teknolojiden anlayan bir arkadaşımın yardımıyla anaokuluna gönderilen e-postanın meta verilerini ve arka planındaki dosyaları inceledim. Dosya, Gönül’ün çalıştığı kurumun sunucularından oluşturulmuştu. Daha da korkuncu, o gün polisin arandığı asılsız ihbarın merkezî sevk ofisindeki orijinal ses kayıtlarına ulaştım. Kayıtta annem Perihan’ın polise yalan söylerek Melis’in elinde kesici alet olduğunu iddia edip silahlı ekip çağırmaya çalıştığı net bir şekilde duyuluyordu. Telefonun kapandığını sanarak Gönül’le aralarında geçen şu diyalog kulaklarımda çınladı: Perihan: “Resmi dosya numarası elimizde koz olsun yeter. Laura (Leyla) dönünce bir daha bize karşı ses çıkaramaz, baktık yola gelmiyor Sosyal Hizmetler’i ararız.” Gönül: “Ya parayı keserse?” Perihan: “Kesemez, o çocuk gibi suçluluk duymaya mahkûm. Bize muhtaçlar!” Bu asla masum bir aile tartışması değildi; paralarını kestiğim için beni ve küçük kızımı yok etmeye ant içmiş planlı bir zorbalıktı. Hemen harekete geçtim. Anaokulu müdürü, Gönül’ün kurum verilerini kişisel intikam için kötüye kullandığını öğrenince durumu derhal yönetim kuruluna bildirdi ve Gönül işinden oldu. Ben ise avukatım aracılığıyla ev içi şiddet koruma emri, iftira, evrakta sahtecilik ve taciz suçlamalarıyla adli süreç başlattım. Eski eşim Mert, ilk başta bana karşı çıksa da polisin orijinal ses kaydını dinleyince eski kayınvalidesinin ne kadar tehlikeli bir oyun oynadığını anlayıp velayet tehditlerinden vazgeçti ve geri çekildi. Mahkeme günü geldiğinde Perihan ve Gönül her zamanki kibirli ve mağdur rolleriyle adliye salonuna girdiler. Ancak hâkim, savcılığın sunduğu ses kayıtlarını, anaokulunun resmî öğretmen raporlarını ve sahte e-posta IP adreslerini inceledikten sonra yüzlerindeki o sahte gülümseme soldu. Hâkim, Perihan’ın 5 yaşındaki torununa karşı sergilediği bu psikolojik şiddeti ve acil durum hatlarını manipüle etmesini ağır bir suç olarak değerlendirdi. Gönül hakkında resmi belgede sahtecilik ve kurum verilerini kötüye kullanmaktan dava açılırken, Perihan mahkeme salonunda ağlamaya başladı ancak artık çok geç idi. Ne o lüks yaşamları kaldı ne de etraflarındaki insanlardan saklayabilecekleri bir itibarları. Anaokulu müdürü tüm velilere gerçeği açıklayan resmî bir bildiri yayımlayarak Melis’e atılan iftiraları tamamen temizledi. Okul koridorlarında beni görmezden gelen veliler tek tek yanıma gelip özür dilediler. Bugün Ankara Çankaya’daki evimizde Melis’le birlikte huzurlu, güvenli ve mutlu bir hayat sürüyoruz. Arkamda bıraktığım o toksik ilişkiler, parayla sevgiyi satın alabileceğini sanan insanlara en büyük ders oldu. Kızımın gözlerindeki o korku tamamen silindi; çünkü artık o çok iyi biliyor ki, bu hayatta onu korumak için dünyayı karşısına alacak güçlü bir annesi var.
Benzer Galeriler
-
5 Yaşındaki Kızını Polise Şikâyet Eden Vicdansız Ailenin Sonu: Yıllarca Taşıdığı Yükten Kurtulan Bir Annenin Büyük Adaleti!
-
KOCAMI TOPRAĞA VERDİKTEN SONRA OĞLUM BENİ ŞEHRİN DIŞINDA ISSIZ BİR YOLA GÖTÜRDÜ VE, “BURADA İNECEKSİN. EV DE ŞİRKET DE ARTIK BENİM,” DEDİ.
-
79 YAŞINDA BİR BEBEK DÜNYAYA GETİRDİM.
-
10 YAŞINDAKİ KIZIM, BİRİKTİRDİĞİ HARÇLIKLARLA OKULDAKİ YAŞLI HİZMETLİYE YENİ BİR GÖZLÜK ALDI — ERTESİ GÜN OKUL MÜDÜRÜ BENİ ARAYIP, “HANIMEFENDİ, BİR POLİS MEMURU KIZINIZI ARIYOR,” DEDİ.
-
ŞİRKET MÜDÜRÜ BENİ HERKESİN ÖNÜNDE KOVDU.
-
15 YILDIR KAYIPTI… TA Kİ ERKEK KARDEŞİ, ONUN İÇ ÇAMAŞIRINI DEDESİNİN YATAĞININ ALTINDA SAKLANMIŞ HALDE BULANA KADAR…


