DOLAR
Alış: 48.31
Satış: 48.50
EURO
Alış: 56.14
Satış: 56.37
GBP
Alış: 65.27
Satış: 65.75
Vicdanın Fiyatı: Bakımevinde Unutulan Bir Babaanne ve Sahte Bir Tapunun Hikâyesi
Tam o sırada telefonum tekrar çaldı. Bu kez hoparlörü açtım.
Babam sahte bir panikle bağırıyordu: “Kaan! Şükürler olsun açtın! Yemeğe gitmiştik, babaannen lavaboya gidiyorum deyip kayboldu! Saatlerdir her yerde onu arıyoruz!”
“Yalan söylemeyi kes baba,” dedim buz gibi bir sesle. “Şu an Tapu Dairesindeyim. Babaannemin yanındayım.”
Telefondaki ses birden kesildi. Babaannem söze girdi: “Bir saatin var Ahmet. Eğer kendi inşa ettiğin o yalan dünyadan çıkıp evde olmazsan, torunumun bir sonraki araması Cumhuriyet Savcılığına olacak!”
Babaannem telefonu kapattı. Evimize doğru yola çıktık ancak kapıya vardığımızda bizi bekleyen manzara, olayın sadece bir ev gaspı olmadığını gösterecekti…40 dakika sonra babaannemin bahçeli evine vardığımızda, babamın aracı çoktan bahçedeydi. Annemle babam kapının önünde panik içinde bekleşiyordu. Evin penceresinden içeri baktığımda koridora istiflenmiş koli kutularını gördüm; babaannemi bakımevine bıraktıkları an evi satmak için eşyaları toplamaya başlamışlardı.
Annem Berna telaşla ileri atıldı: “Aysel Anne! Lütfen, bir yanlış anlaşılma oldu! Biz sadece sen yorulma diye eşyaları düzenliyorduk…”
Babaannem tek bir el hareketiyle annemi susturdu: “Nefesini boşa harcama Berna. Geçici vekâletname iptal edildi. Sahte devir belgesi için adli süreç başlatıldı ve tüm banka hesaplarım erişiminize kapatıldı.”
Babam Ahmet çaresizce bir adım öne çıktı: “Anne lütfen! Şirketim büyük bir krizdeydi! Evi satıp parayı kısa sürede yerine koyacaktık!”
“Sen benim hayatıma fiyat biçtin Ahmet,” dedi babaannem, gözleri çelik gibi soğuktu. “Babanın elleriyle kurduğu bu yuvayı çalabilmek için beni bir çöp gibi bakımevi lobisinde bıraktın.”
Babaannem cebinden çıkardığı yedek anahtarları bana uzattı: “Kaan, anne ve babanın boş kolilerini arabalarına taşımalarına yardım et. Polis ekipleri gelmeden önce burayı terk etmek için 10 dakikaları var.”
Babam hayatında ilk kez kibrinin ona her şeyi kaybettirdiğini anladı. Tek kelime edemeden boş kolilerini alıp gittiler.
İlerleyen aylarda adalet tamamen tecelli etti. Nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlamalarıyla karşı karşıya kalan babam, çektiği tüm parayı banka hesabına iade etmek zorunda kaldı. Sahte tapu kaydı mahkeme kararıyla silindi ve evin tek sahibi yeniden Aysel Babaanne oldu.
Ben de onun yanına taşınarak uzaktan çalışma düzenine geçtim; bir daha hiçbir açgözlü akrabanın onu yalnız yakalamasına izin vermeyecektim.
Aylar sonra, soğuk bir kış akşamı babaannemle verandada oturup karın bahçeyi kaplayışını izliyorduk.
Bana döndü, gözlerinde içimi ısıtan o huzurlu tebessümle konuştu:
“Biliyor musun Kaan… İnsanlar her zaman kan bağının kutsallığından bahseder. Ama gerçek aile, seni soğuk bir binanın lobisinde tek başına bırakıp gidenler değildir. Gerçek aile, o yolları senin için aşanlardır.”
Elini tuttum. “Bir daha asla o lobilerde yalnız kalmayacaksın babaanne.”
Yuvamız tekrar canlanmış, adalet ait olduğu yere dönmüştü. Ve biz, o akşam sadece bir evi değil, birbirimize olan sarsılmaz sadakati koruduğumuzu biliyorduk.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Gazeteci Mustafa Yavuz, canlı yayınında siyaset kulislerini hareketlendirecek bir bilgi paylaştı.
-
İş İnsanı Azerbaycan Yolculuğunu İptal Edip Eve Gizlice Döndü: İzleme Odasında Gördüğü Manzara Kanını Dondurdu!
-
İhanetle Yıkılan Bir Yuva ve Düğün Salonunda Patlayan Kirli Sırlar: 9 Yaşındaki Kızın Unutulmaz Yüzleşmesi
-
Kirli Sırlar ve İntikam: Üvey Babanın Korkunç Oyunu ve İkiz Kardeşlerin Büyük Yüzleşmesi
-
Gökyüzünde Yıkılan Yuva: Bir Anonsla Değişen Hayatlar ve Unutulmaz Bir Hesaplaşma
-
Boşanma İmzalarının Attığı Gün Gelen Fotoğraf: İhanet, Skandal ve Unutulmaz Bir Hesaplaşma
