DOLAR
Alış: 48.19
Satış: 48.39
EURO
Alış: 56.01
Satış: 56.24
GBP
Alış: 65.11
Satış: 65.59
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
4.09.2026
Düğün Masasındaki Mum: 9 Yaşındaki Kızımın İki Aileyi Sarsan Sözleri
- Eski kocamın, öz kız kardeşimle evleneceği sabah, 9 yaşındaki kızım Elif aynanın karşısında durmuş elbisesini düzeltiyordu. Tam evden çıkacaklarken yüzüme öyle derin bir bakış attı ki zihnim bir anlığına durdu. “Anne?” dedi kısık bir sesle. “Babam bugün Büşra Teyzemle evlenince, o benim hâlâ teyzem mi kalacak? Peki ya sen… Sen onun ablası olmaya devam edecek misin?” Cevap veremedim. Gözlerimi kaçırıp masadaki eşyaları düzeltiyormuş gibi yaptım. O gün, eski kocam Serkan ile benden küçük kız kardeşim Büşra’nın düğünü vardı. İhaneti öğrendiğim günü dün gibi hatırlıyordum. Beşinci çocuğuma hamileydim. Mutfakta telefonla konuşan Serkan’ın sesini duymuştum: “Seni seviyorum hayatım, akşam her zamanki otelde buluşuruz. Aslı’ya bir yalan uydururum, o her şeye inanıyor zaten.” O gün elimdeki makarna sosu kavanozu yere düşüp tuzla buz olmuştu. İhanetin arkasındaki ismin öz kardeşim Büşra olduğunu öğrendiğimde dünyam başıma yıkıldı. Boşanma davası açtım. Yaşadığım ağır stresten kısa bir süre sonra da karnımdaki bebeğimi kaybettim.
- Tüm bu yıkıma rağmen ailem bana baskı yaptı. Annem sürekli, “Büşra senin hâlâ kardeşin, aile aileye destek olur, affetmelisin” diyip duruyordu. Kardeşlik, ben mağdur olunca hatırlanan ama o kocamla birlikte olurken unutulan bir kavramdı. O sabah annem Elif’i düğüne götürmek için eve geldi. Bana yine sitem dolu bakışlar attı: “En azından bir günlüğüne abla gibi davranabilirdin.” Yanıt vermedim. Diğer çocuklarımla evde kaldım. Ancak düğün başladıktan iki saat sonra kuzenim Nihan panik içinde aradı: “Aslı, hemen buraya gelmelisin! Elif salondaki tüm töreni durdurdu. Herkes dondu kaldı, ne yapacaklarını bilmiyorlar!” Hemen arabaya atlayıp salonun yolunu tuttum. Nihan beni kapıda karşıladı. Meğer nikah sonrası sembolik bir “Birlik Mumu” töreni düzenlenmiş. Serkan ve Büşra büyük bir mum yakmış, Elif’in de kendi küçük mumuyla o ateşi alıp yeni kurulan “tek aile” simgesini tamamlaması istenmiş. Büşra, Elif’e gülümseyerek: “Bu mumu yaktığında artık hepimiz tek bir aile olacağız,” demiş. Elif ise salonun tam ortasında mum elinde durmuş ve Büşra’ya bakıp herkesin kanını donduran o soruyu sormuş: “Biz yeni bir aile oluyorsak, annem nereye gidecek?”Nihan’ın anlattığına göre salonda derin bir sessizlik oluşmuştu. Annem olayı toparlamaya çalışarak, “Yetişkinler bazen farklı ailelere ait olurlar,” demişti. Fakat Elif, babaannesinin gözlerinin içine bakarak cevabı yapıştırmıştı: “Bana aylardır ‘aile aileye destek olur’ diyorsun. Büşra Teyzem neden anneme destek olmadı?” Ardından Elif, mumunu yakmayı reddedip masadan almış ve bahçeye çıkmıştı. Hemen bahçeye koştum. Elif bir bankta elinde beyaz mumla oturuyordu. Serkan yanındaydı. Yüzünde ilk defa pişmanlık ve şaşkınlık emareleri görünüyordu. Elif beni görünce koşup kucağıma atladı: “Anne, babamın düğününü mahvettim…” “Hayır bebeğim, sadece üzgündün,” diyerek onu kucakladım. O sırada Büşra gelinliğiyle bahçeye çıktı. Elif’e yaklaşarak, “Sana yeni bir anne olmaya çalışmıyorum,” dedi. Elif ise dik bir duruşla sordu: “Peki hâlâ annemin kardeşi misin?” Büşra gelinliğinin içinde kalakalmıştı. Verilecek hiçbir cevabı, uydurulacak hiçbir kılıfı yoktu. Elif mumunu sıkıca tutarak salona geri yürüdü. Eşyalarını alacaktı. Tüm akrabaların, annemin ve Serkan’ın şaşkın bakışları arasında sahnede durdu. Serkan’a bakarak son sözünü söyledi: “Bugün buraya geldim çünkü sen benim babamsın. Ama yaptığınız şeyin doğru olduğunu kabul etmek için gelmedim.” Annem kapıda önümüzü kesip aile fotoğrafı için kalmamızı istediğinde, Elif babaannesine baktı: “Annem buraya geldi çünkü ona ihtiyacım vardı. Aile olmak işte bu demektir.” Fotoğraf çekilirken Büşra ve Serkan’ın yanında gözle görülür büyük bir boşluk vardı. Elif’in durması gereken ama boş kalan o yer, onların vicdanına ömür boyu kazınacak bir lekeydi. Eve döndüğümüzde Elif o beyaz mumu mutfak penceresinin kenarına koydu. Yakmadı, saklamadı, atmadı. Kısa süre sonra telefonuma Serkan’dan bir mesaj geldi: “Elif’e, her şey yolundaymış gibi davranmak zorunda hissettirdiğim için özür dilerim. Sanırım uzun zamandır kendi aldığım kararları başkalarına zorla kabul ettirmeye çalışıyordum.” Cevap yazmadım. Mutfakta dört çocuğum cıvıl cıvıl bağrışırken penceredeki muma baktım. Serkan ailemizin şeklini bozmuş olabilirdi ama bu ailenin var olup olmadığına karar verme hakkını asla kazanamamıştı. Biz birbirimize kenetlenmiş gerçek bir aileydik.
Benzer Galeriler
-
Sessiz Zarafetin Büyük Zaferi: İhanetin Gölgesinden Doğan Yeni Bir Hayat
-
Karanlık Geçitten Aydınlığa: Kızını Sokaktan Kurtaran Bir Babanın Unutulmaz Mücadelesi
-
Karanlıkta Bırakılan Masumiyet: Bir Annenin Unutulmaz Adalet Mücadelesi
-
Sessizce Feda Edilen Yıllar ve Lüks Satış Ofisindeki Büyük Çöküş
-
“Erkek Çocuk Haklıdır” Diyen Kayınvalidem Kızımın Doğum Gününü Zehir Etti: Kocamın Gizli Planını Tek Gecede Çökerttim
-
Gece Yarısı Fısıldanan İhanet: Kocam Milyonları ve Mücevherlerimi Çaldığını Sanırken Karşısında Kim Olduğunu Unutmuştu


