Ana Sayfa 2.09.2026

Komşuma her gün yardım ettim, ta ki hayatını kaybedene kadar — beş yıl sonra kapımın önünde tahta bir kutu buldum.

1 / 2

Komşuma her gün yardım ettim, ta ki hayatını kaybedene kadar — beş yıl sonra kapımın önünde tahta bir kutu buldum.

Yirmi beş yaşındayken Münevver Hanım ile tanıştım.

O, doksanıncı yaşına yeni girmişti.

Sokağımızdaki çoğu insan onu, mavi boyalı evinde tek başına yaşayan, bahçesindeki gülleri kontrolsüzce büyümüş sessiz yaşlı kadın olarak tanıyordu.

Ama benim için zamanla aileden biri oldu.

Her şey market poşetlerini evine taşımama yardım etmemle başladı. Sonra her cumartesi bahçesinin çimlerini biçmeye başladım. Onu hastane ve doktor randevularına götürüyor, evde bozulan ne varsa tamir ediyor, bazen de sadece verandasında oturup çocukluk yıllarını ve gençliğini dinliyordum.

Her seferinde bana para vermek isterdi.

Ben ise her defasında kabul etmezdim.

Bir öğleden sonra gülümsedi ve elimi sıktı.

“Bir gün, seni neden hayatımda istediğimi anlayacaksın.”

Güldüm.

“Sanırım bana asıl yardım eden sensin.”

Sadece gülümsedi.

Birkaç ay sonra…

Münevver Hanım hayatını kaybetti.

Cenazesi oldukça sessiz ve küçüktü.

Çocuğu yoktu.

Torunu yoktu.

Tanıdığım hiçbir akrabası cenazeye gelmemişti.

Törenden sonra evi satıldı ve bir süre sonra başka bir aile oraya taşındı.

Hayat devam etti.

Aradan beş yıl geçti.

Münevver Hanım’ı artık eskisi kadar sık düşünmüyordum…

Ta ki yağmurlu bir perşembe sabahına kadar.

İşe gitmek için ön kapımı açtığımda, verandada duran küçük bir tahta kutuya neredeyse takılıp düşüyordum.

Eski görünüyordu.

El yapımıydı.

Koyu renkli meşe ağacından yapılmış, üzerinde pirinçten menteşeler bulunan küçük bir kutuydu.

Üzerinde kargo etiketi yoktu.

Gönderen bilgisi de bulunmuyordu.

Kutunun kapağının üzerine yalnızca benim adım kazınmıştı.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |