DOLAR
Alış: 47.79
Satış: 47.98
EURO
Alış: 55.32
Satış: 55.54
GBP
Alış: 64.55
Satış: 65.03
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
18.08.2026
Babamın Kalın Paltosunun Altındaki Korkunç Sır: “Sakın Bunu Ağabeyine Söyleme!”
- 78 yaşındaki babam Rıza Bey’in doğum gününü kutlamak için altı saatlik bir yolculuğun ardından Bursa’daki baba evime vardığımda beni ilk karşılayan şey garip bir sessizlik oldu. Güneşli pırıl pırıl bir gün olmasına rağmen evdeki tüm perdeler kapalıydı. Ağabeyim Volkan’ın eşi Ceyda, yüzünde yapmacık bir gülümsemeyle kapıyı açtı ve “Haber vermeden gelmen iyi olmadı, babanın kafası artık pek yerinde değil,” dedi. Ancak arkasından beliren babamı gördüğümde yüreğim sızladı. Babam üç ay öncesine göre inanılmaz derecede zayıflamıştı ve sıcak eve rağmen sırtında kalın kışlık bir paltoyla duruyordu. Ceyda yanımızdan uzaklaştığında babamın gözleri yaşlarla doldu. O akşam ağabeyim Volkan, babamın bakımı için her şeylerini feda ettiklerini söyleyip durdu. Önüme banka dekontları ve güya babamın tüm varlığını yönetmesine izin veren vekâletnameler koydu. Yıllardır süren yoğun iş tempom nedeniyle ailemden uzak kalmıştım; benim suçluluk duyup sessiz kalacağımı sanıyorlardı. Sadece gülümsedim ve “Haklısınız, ben de yardım etmeliyim,” dedim.
- Gece babama banyo yapması için yardım etmek istediğimde panikle geri çekildi. Bardağı elinden düşürdü ve fısıldadı: “Lütfen… Palomu çıkarma!” Banyo kapısını kilitleyip duşu açtım ve paltosunu yavaşça çıkardım. Gördüklerim karşısında nefesim kesildi. Babamın kaburgaları ve omuzları morluklar içindeydi; bileklerinde ise derin ip izleri vardı. Babam ağlayarak anlattı: Banka hesabını her sorduğunda Volkan onu yatağa bağlıyor, Ceyda ise tüm mal varlığını üzerlerine geçiren kâğıtları imzalaması için onu darp ediyordu. Sapanca’daki göl evini satmışlar, tüm birikimini sıfırlamışlar ve kendilerini tek varıs yapan sahte bir vasiyetname hazırlatmışlardı. Babam beni aramaya çalıştığında ise telefonunu kırıp onu akıl hastanesine kapatmakla tehdit etmişlerdi. O an içimdeki üzüntü yerini devasa bir öfkeye bıraktı. Ancak belli etmedim. Babamın tüm yaralarını fotoğrafladım, sesini kaydettim ve hemen telefonumu çıkardım. Çünkü onların bilmediği çok önemli bir gerçek vardı: Yıllardır Mali Suçlar ve Yaşlı Hakları Soruşturma Büro Başkanlığı yapan kıdemli bir Cumhuriyet Savcısıydım! Hemen Başsavcıyı arayarak, “Acil koruma kararı ve arama kararına ihtiyacım var,” dedim. Ertesi sabah kahvaltıda Volkan ve Ceyda beni aşağılamaya devam ettiler. Saat tam 09:30’da bahçede iki sivil polis aracı belirdi. Volkan kahve fincanıyla cama yaklaşıp, “Kim bu küstahlar?” diye söylenirken kapı üç kez sertçe çalındı: “Polis! Kapıyı açın!”Kapıdaki görevliler içeri girerken Volkan öfkeyle üzerime yürüdü: “Polisi sen mi aradın? Sen ne yaptığını sanıyorsun!” Sakinliğimi koruyarak ayağa kalktım. “Yerel polisi aramadım Volkan. Ankara Mali Suçlar Mücadele Ekiplerini ve Yaşlı Koruma Birimini çağırdım. Nöbetçi mahkeme sabah saat altıda hakkınızda gözaltı kararı çıkardı.” Özel ekiple gelen Komiser Murat, arama kararını okudu. Ceyda çığlık atarak babamın demans hastası olduğunu ve benim para peşinde koştuğumu iddia etti. Önümdeki evrak klasörünü açarak yanıt verdim: “Vekâletnamedeki noter mührü 11 ay önce vefat etmiş bir kadına ait. Babamın akli dengesinin yerinde olmadığını belirten doktorun diploma numarası ise Florida’daki emekli bir cildiye uzmanına ait! Tüm belgeleri sahte düzenlemişsiniz.” Volkan şaşkınlıkla, “Elena… Biz kardeşiz!” diye kekeledi. “Kardeşler 78 yaşındaki babalarını yatak demirine iple bağlamaz Volkan!” diye bağırdım. “Paraları nereye aktardığınızı da biliyoruz. İsviçre’deki gizli hesabınız iki saat önce donduruldu. Çaldığınız her kuruşa devlet tarafından el konuldu.” Volkan ve Ceyda gözyaşları içinde polisler tarafından kelepçelenerek evden çıkarıldı. Dört ay sonra gerçekleşen mahkemede, sunduğum yüksek çözünürlüklü darp fotoğrafları, ses kayıtları ve sahte evrak delilleri sayesinde yargılama üç günde tamamlandı. Babamın mahkemeye gelip ifade vermesine bile gerek kalmadı. Mahkeme sonucu oy birliğiyle açıklandı: Volkan, yaşlıya şiddet, nitelikli dolandırıcılık ve evrakta sahtecilikten 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ceyda ise organize suça katılmak ve tehditten 9 yıl hapis cezası aldı. Hukuksuz şekilde satılan Sapanca’daki göl evi mahkeme kararıyla geri alındı ve babamın adına kurulan korumalı bir vakfa devredildi. Altı ay sonra, Sapanca’daki göl evimizin bahçesinde ılık bir bahar havası vardı. Babam veranda kenarındaki kırmızı sardunyalarla ilgileniyordu. Kilo almıştı, yüzü huzur doluydu ve üzerine hafif, kısa kollu bir tişört giymişti. Artık morlukları gizleyecek kalın paltolara ihtiyacı yoktu. Bana dönüp gülümsedi ve “Geldiğin için teşekkür ederim kızım,” dedi. Eline dokundum. Derisi sıcak ve güvendeydi. “İhtiyacın olan her zaman yanında olacağım baba,” dedim. O gün ilk kez anladım ki; evimizdeki o ağır sessizlik artık bir korkunun değil, hakikatin ve adaletin getirdiği derin bir huzurun sessizliğiydi.
Benzer Galeriler
-
Otobüsteki Fısıltıyla Açığa Çıkan Dehşet Tuzağı: “Anne Lütfen Eve Gitmeyelim, Görkem’den Çok Korkuyorum!”
-
Gece Yarısı Yaşanan Trajedi ve Adaletin Zaferi: “Bebeğimi Ellerimden Düşüren O El…”
-
Doğumdan 10 Dakika Sonra Gelen Şok Mesaj ve Yıllar Sonra Gelen İntikam: “Sen Bizim Ailemizi Nasıl Terk Edersin?”
-
Babamın Kalın Paltosunun Altındaki Korkunç Sır: “Sakın Bunu Ağabeyine Söyleme!”
-
Otobüsteki 8 Yaşındaki Kızımın Fısıltısı Hayatımızı Kurtardı: “Anne Lütfen İnmeyelim, Evdeki Adamdan Çok Korkuyorum!”
-
Otobüsteki Yabancının Verdiği Gri Mendil ve Miras Tuzağı: “Sakın Hiçbir Şeyi İmzalama!”


