DOLAR
Alış: 46.89
Satış: 47.08
EURO
Alış: 53.44
Satış: 53.65
GBP
Alış: 62.59
Satış: 63.05
Ecevit’e yazar kasa atan
- Ecevit’e yazar kasa atan o şahıs bugün sorulan soruya yanıt verdi. Peki bugün olsa benzerini yapar mıydı. Ecevit’e Yazar Kasa Fırlatan Ahmet Çakmak Açıklıyor.‘Artık Emekliyim, Esnaf Olsam Tepkimi Koyardım’ 2001 senesinde yaşanan ekonomik kriz devresininde, devresinin başbakanı Bülent Ecevit’ yazar kasa fırlatan esnaf Ahmet Çakmak, ‘Ülkenin ekonomisi şu an ağlanacak halde. Artık emekliyim.
- Esnaf olsam tepkimi koyardım’ dedi. 2001 senesinde, Başbakan Bülent Ecevit’e yazar kasa fırlatarak ‘Sayın başbakanım al, ben bir esnafım’ diyen ve yakın siyasi tarihimizin sembollerinden biri durumuna gelen Ahmet Çakmak, TL’de Dolar ve Euro’ya karşı ciddi değer kaybının sonrasında gene gündeme geldi. Sözcü’den Mehmet Pişkin’in haberine göre, eylemini dövizin rekor kırdığı buvakitlarda niçin gene etmediği kendine sorulan Çakmak, “Ben o eylemi yaptığım vakit esnaftım. Fakat bugün esnaf olsam ve aynı sıkıntıları yaşasam yemin ederim ki aynı şeyi gene yapardım. Neden tepkimi koymayayım” dedi. “Eylemi yaptıktan sonra tüm herkes yardım etmek istedi. Bülent Ecevit’in iyiliğinden diğer bir şey görmedim. MHP’li Mehmet Şandır ne gereksinimiz varsa gönderiyordu. O vakitlarda derdini izah eden insanlara sahip çıkan bir devlet zihniyeti vardı. Fakat bugün öyle değil” Kaynak : onedio.com 08.08.2020
Benzer Galeriler
-
Kocamın cenazesinde oğlum elimi sıktı ve fısıldadı: “Artık bu ailenin bir parçası değilsin.”
-
Oğlum Noel yemeğinde yirmi iki kişinin önünde yüzüme bağırarak, “Kirayı öde ya da defol git!” dedi, gelinim ise alaycı bir şekilde, “Bakalım nasıl hayatta kalacaksın!” diye karşılık verdi.
-
Kızımı haber vermeden ziyaret ettim ve şok oldum! Kayınvalidesi ve kocası oturmuş yemek yerken, kızım soğuktan titreyerek bulaşık yıkıyordu.
-
Kocam beni, perişan halde ve neredeyse bilincim yerinde değilken, yoğun bakıma aldı. Yardım için ailemi aradığımda, soğuk bir şekilde, “Evlenmeyi sen seçtin. Şimdi bu senin sorunun,” dediler. Gözyaşlarımı yuttum ve fısıldadım, “Pekala.” Hastane yatağımdan, yeni evleri için kefil olmaktan vazgeçtim. İpotekleri çöktü ve 55.000 dolarlık depozitolarını kaybettiler—ama bu, silmeyi planladığım ilk imzaydı sadece.
-
Oğlum için oyuncaklarla dolu bir bavulla geri döndüm, ama onu dört ayak üzerinde emeklerken buldum, kayınvalidem ise metresinin bebeğini tutuyordu ve “İşte bizim gururumuz ve neşemiz bu” dedi. Kocam başını öne eğdi. Gülümsedim, su istedim… ve kimsenin beklemediği avukatı aradım.
-
Kızımın cenazesinden iki saat sonra telefonum çaldı. Doktoru fısıldayarak, “Hemen ofisime gelin. Size bir şey göstermem gerekiyor ve kimseye, özellikle de damadınıza söylemeyin,” dedi. Vardığımda kapıyı kilitledi ve kızımın yardım için yalvarırken kocasının onu tehdit ettiği bir kaydı oynattı. Ağlamadım. Dosyayı kopyaladım, bir kişiyi aradım ve gülümsedim. Gün doğana kadar damadım, onu gömmenin neden en büyük hatası olduğunu öğrenecekti.


