DOLAR
Alış: 46.77
Satış: 46.96
EURO
Alış: 53.48
Satış: 53.69
GBP
Alış: 62.66
Satış: 63.13
Ekmeklerinizi asla buzdolabına koymayın
- En dşayet verdiğimiz, bir nimet olarak dşayetlendirdiğimiz ekmek konusu ile ilgili ne yazık ki düşündüklerini eyleme dökemeyen onlarca insan, her gün çöpe giden binlerce ekmek var. Şimdi size uzun uzun ekmek israfının nasıl bir boyuta geldiğinden söz etmeyeceğiz, bu konuyu daha evvelce şu yazımızda enine boyuna irdelemiştik zaten. O yüzden bugün direk mevzuya gireceğiz, o bol bol aldığınız ekmekleri buzdolabında saklamalı mısınız, saklamamalı mısınız bundan söz edeceğiz. Sözün kısası, şayet sizin de aklınızda “Ekmek buzdolabına konulur mu?” gibi bir soru varsa yaklaşın böyle. Belki bugüne dek daha uzun yaşamlı olması amacıyla ekmekleri hep buzdolabında saklıyordunuz ama… Esasında büyük hata ediyordunuz. Neden mi? Buyurun anlatıyoruz.
- Eğer ekmeklerinizi aldıktan anında sonra direk buzdolabına kaldırıp orada saklıyorsanız birazdan okuyacaklarınızın sonrasında bu alışkanlığınızdan vazgeçeceksiniz. Zira ekmek, buzdolabına girdikten sonra içersindeki karbonhidrat molekülleri ‘retrogradasyon’ ya da daha Türkçe bir ifadeyle “geriye hareket” hali yaşıyor. Bu hal da ekmeğin içersindeki moleküllerin kristalize bulunduğu manasına geliyor. “Moleküller kristalize olursa ne olur ki?” diyenler amacıyla anında açıklayalım: Su molekülleri ekmeği yavaş yavaş terk ediyor ve karbonhidrat molekülleri bir başına kalıyor. İşte bu hal da bize, çok daha süratli bayatlamış, o ilk alındığındaki lezzetini yitirmiş ekmekler olarak geri dönüyor. Sözün kısası, ekmeği buzdolabında gizlemek hiç de iyi bir seçenek sayılmıyor. E peki nasıl saklayacağız? Ekmeklerin bozulmaması ve bayatlamaması amacıyla ilk alacağınız tedbir tabii ki yiyeceğiniz kadar ekmek alabilmek ve taze taze tüketmek ön görü edebileceğiniz gibi. Ama bunu bir türlü yapamıyor, her fırına ya da markete gittiğinizde elinizi bol tutuyorsanız, aldığınız bu ekmekleri temiz, serin bir ortamda hava almayacak şekilde, özel saklama kaplarında saklayabilirsiniz. Mutfak tezgahınız bile 2-3 günlük bir vakit amacıyla buzdolabından daha doğru bir tercih olacaktır. Eğer bu vakitde bile aldığınız ekmek bitmiyorsa, ekmeği gizlemek amacıyla dondurucuya da başvurabilirsiniz. “Buzdolabına konmuyorsa nasıl dondurucuya koyulabilir ki?” diyenler olacaktır, buna da anında açıklık getirelim:Elbette en tercih edilen teknik bu değil fakat dondurucuya konduğunda ekmeğin içersinde yer alan moleküller çok çok kristalize olma fırsatı bulamadan donar, bu da su moleküllerinin karbonhidrat moleküllerini terk etmesini bir nebze de olsa engel olur ama tamamiyle engel olamaz.Bu amaçla şayet bir ekmeği uzunca bir vakit diliminde tüketebiliyorsanız buzdolabı yerine dondurucuda, olasıysa hiç hava almayacak şekilde saklayabilirsiniz.
Benzer Galeriler
-
Kız kardeşinin kaprislerini ödemeyi reddettiğim için kocam boynuma sıcak kahve fırlattı ve “eşyalarını ona ver ya da defol git” diye emretti; ben de belgelerimi topladım, avukatımı aradım ve şikayet dilekçesini yüzüğün yanına bıraktım… ama 96.000 dolarlık masraf daha da kötü bir şeyi ortaya çıkardı.
-
Yıllık partide kocam metresiyle birlikte geldi ve fısıldadı: “Karım burada olmamalı.” Dakikalar sonra, yakut bir kolye takmış, babamdan cevapsız bir arama ve tüm konukların yüzlerini değiştirecek 2,5 milyar dolarlık bir aile sırrıyla içeri girdim.
-
Uyandığımda karnımda bir yara izi vardı ve kocam bana, “Seni kurtarmak için yaptım,” dedi; ama saatler önce doktorun bana çocuk sahibi olmama izin vermesi için yalvardığını duymuştum. Metresi hamile bir şekilde bir sepet meyveyle geldi; sessizce gülümsedim ve her şeyi değiştirecek yasal bir mektubu açtım.
-
Baldızım beni her zaman nefret etmiş, bana “fakir çöp” ve “işe yaramaz asalak” demişti. Ama düğününde, bir milyon dolarlık elmas yüzüğünün kayıp olduğunu bağırarak doğrudan bana işaret etti. 200 konuğun önünde, o ve kayınvalidem öne atılıp elbisemi yırttılar, kocam ise sessizce izledi.
-
Kocam, beş yaşındaki oğlumuz son anlarını onun adını fısıldayarak geçirirken, on sekiz çağrıyı görmezden geldi. Ben çocuk yoğun bakım ünitesinin soğuk ışıkları altında, Tanrı’ya küçük oğlumuzun bir kez daha nefes alması için yalvarırken, o lüks bir otel odasında başka bir kadınla yatıyordu. Ama bir annenin intikam için neler yapabileceğini anlamadı…
-
Doğumdan otuz dakika sonra eşim yeni doğan bebeğimize baktı ve fısıldadı: “DNA testi yaptırmak istiyorum. Bu bebek benim olmayabilir.”


