DOLAR
Alış: 48.73
Satış: 48.92
EURO
Alış: 55.45
Satış: 55.67
GBP
Alış: 64.38
Satış: 64.86
Zenginlikten Vazgeçen Bir Aşkın Gizli Bedeli: Otuz Sekiz Dolarlık Motel Odasında Başlayan Büyük Sır
Annemin çocukluğumdan beri beynime kazıdığı o zehirli ses kulaklarımda çınlıyordu: “Hiç kimse karşılıksız sevmez, mutlaka bir bedeli vardır.” Zarfı elime tutuşturduğunda, içimde fırtınalar kopuyordu. Acaba benden büyük bir sır mı saklıyordu? Yoksa bu evlilik de bir hayal kırıklığıyla mı son bulacaktı?
Zarfı açtığımda karşılaştığım manzarayla nefesim kesildi. İçinden çıkan banka dekontları ve tasarruf cüzdanı, son on bir aydır gecesini gündüzüne katarak benim için biriktirdiği büyük bir serveti gösteriyordu. Fakat hikaye bununla bitmiyordu. Ozan, benden habersiz bir şekilde üç ay önce annemle yüzleşmiş, beni kabul etmesi için yalvarmış ancak gurur kırıcı bir reddedilişle karşılaşmıştı. Ve masada duran son zarfın içinde, annesi Güler Hanım’ın tamamen borçsuz olan evinin tapusu duruyordu…Zarftan çıkan tapu ve Güler Hanım’ın kaleme aldığı o samimi mektup, gözyaşlarımı tutmama engel oldu. Ozan, son bir yıldır her gece ek işlerde çalışarak, yorgunluktan bitap düşene kadar bizim geleceğimiz için ter dökmüştü. Beni korumak ve bana kimseye muhtaç olmadığımız bir hayat sunmak için bu ağır yükü tek başına sırtlamıştı. O an anladım ki, annemin bana öğrettiği “sevgi bir ticarettir” düşüncesi tamamen yalandı. Gerçek sevgi, karşılık beklemeden yapılan fedakârlıklardı.
O sabun kokulu, mütevazı motel odasında, o soğuk sandviçleri yerken hayatımın en huzurlu anını yaşadım. Aradan aylar geçti. Anneme ve babama, hayatımdan memnun olduğumu ve kendi ayaklarım üzerinde durduğumu belirten uzun, samimi bir mektup yazdım. Onların onayını beklemekten tamamen vazgeçtim. Artık ne bir mal varlığına ne de onların sahte onayına ihtiyacım vardı.
Ozan’la birlikte, Üsküdar’ın sakin bir mahallesinde yer alan o sıcak ve samimi eve taşındık. Ne mermer zeminlerimiz vardı ne de lüks spor arabalarımız; ama bu ev tamamen bize aitti. Hiç kimse üzerimizde baskı kuramaz, kimse bizi bu yuvadan mahrum edemezdi.
Yeni evimizdeki ilk sabahım, güneş ışığıyla aydınlanan ahşap mutfakta kahve hazırlamakla başladı. Masanın tam ortasında, Ozan’ın arka bahçeden bizzat toplayıp küçük bir cam kavanoza koyduğu taze kır çiçekleri duruyordu. O çiçeklere baktığımda derin bir nefes aldım ve içimdeki tüm korkuların yok olduğunu hissettim. Hayatın en büyük zenginliğinin para değil, dürüst bir kalp ve güven dolu bir yuva olduğunu nihayet öğrenmiştim.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Türkiye Orta Doğu’da Barışın Anahtarı Olmalı
-
Zenginlikten Vazgeçen Bir Aşkın Gizli Bedeli: Otuz Sekiz Dolarlık Motel Odasında Başlayan Büyük Sır
-
Gece Vardiyasından Zirveye: Sessiz Yaşlı Adamın Onurlu Mücadelesi ve Büyük Adaleti
-
Yeni Parti’den AK Parti’ye mi geçecek? Herkese aynısını yapmış
-
Akın Gürlek Duyurdu: Saldırganın Anne, Baba ve Dedesi Gözaltında
-
Şara Bakın Ne Yaptı?
