Antalya Kemer Suluda Ada Tur Adalar Turu Gemi Turu Turlar Setur Gezi Turları

Zengin Adam Neden Sürekli Bakıcı Değiştiriyordu? 6 Kızının Sırrı Ortaya Çıkınca Her Şey Değişti » T.C. Haber T.C. Haber
Ana Sayfa 13.06.2026

Zengin Adam Neden Sürekli Bakıcı Değiştiriyordu? 6 Kızının Sırrı Ortaya Çıkınca Her Şey Değişti

1 / 2

BÖLÜM 1

İstanbul’un Sarıyer yamaçlarındaki Boğaz manzaralı o lüks konakta, sadece iki hafta içinde tam 37 bakıcı kapıdan kaçıp gitmişti.

Kimisi ağlayarak çıktı.

Kimisi küfrederek, bir daha ne kadar para teklif edilirse edilsin geri dönmeyeceğine yemin ederek.

Sonuncusu ise üniforması yırtılmış, saçında mavi boya lekesi ve kolunda diş iziyle dışarı fırlamıştı.

—Bu çocuklara bakıcı değil… şeytan kovucu lazım! —diye bağırdı güvenliğe— Ve düzgün bir baba!

Üst kattaki çalışma odasından Murat Sancak bu sahneyi izliyordu.

38 yaşındaydı, siber güvenlik alanında büyük bir şirketin sahibiydi ve iş dünyasında “durdurulamaz adam” olarak tanınıyordu.

Ama o gün, sanki ilk kez yenilmiş gibiydi.

Duvara asılı fotoğrafa baktı.

Eşi Defne, altı kızlarıyla birlikte gülümsüyordu; her şey güvenliymiş gibi…

Murat çenesini sıktı.

—37 kişi… iki haftada… Ben nerede hata yapıyorum?

Asistanı Kerem içeri girdi, yüzü solgundu.

—Efendim… artık hiçbir ajans personel göndermek istemiyor. Eviniz “tehlikeli listeye” alınmış.

Murat kuru bir kahkaha attı.

—Onlar sadece çocuk.

—Saygısızlık etmek istemem ama… oyun odasının perdelerini de yakmışlar efendim.

Murat gözlerini kapattı.

Aşağıdan bir çarpma sesi geldi.

Ardından bir çığlık.

Sonra çocuk kahkahaları… ama neşeli değil, insanın içini ürperten türden.

—Bana birini bulun —dedi Murat— Bugün bu eve girecek biri olsun.

Şehrin diğer ucunda, Zeynep Kaya saçlarını toplarken çatlak aynaya bakıyordu.

25 yaşındaydı. Gündüzleri ev temizliğine gidiyor, geceleri online çocuk gelişimi okuyordu.

Annesi Üsküdar’da metro çıkışında simit satıyordu ve Zeynep’in okul taksitleri birikmişti.

Telefonu sabah 05:30’da çaldı.

—Acil bir iş var —dedi görevli kadın— Sarıyer’de büyük bir villa. Ücreti üç katı. Ama söyleyeyim… zor bir yer.

Zeynep yıpranmış ayakkabılarına baktı.

—Konumu gönderin.

O eve gittiğini bilmiyordu… çünkü orası, kimsenin bir günden fazla dayanamadığı evdi.

Kapıdan içeri girdiğinde, her şey dışarıdan bir dergi kapağı gibiydi.

Ama içerisi bambaşkaydı.

Mermer zeminde ezilmiş mısır gevrekleri, duvarlarda kalemle çizilmiş karalamalar, koltukta başı koparılmış oyuncak bebekler ve merdiven dibinde kırık bir avize…

Güvenlik görevlisi acıyarak baktı.

—Allah yardımcınız olsun.

Murat onu çalışma odasında karşıladı.

Kibirli değildi. Yorgundu.

—Temizlik için geldiniz… evet mi? —dedi— Kızlarım… zor bir dönemden geçiyor.

Zeynep kaşlarını kaldırdı.

—Sadece temizlik mi?

—Sadece temizlik.

Tam o anda kapıya sert bir şey çarptı.

Bir çocuk sesi bağırdı:

—Yeni biri! Bakalım kaç gün dayanacak!

Zeynep kıpırdamadı.

Murat başını eğdi, utançla.

Zeynep derin bir nefes aldı, çantasını omzuna aldı ve koridora çıktı.

Orada altı kız vardı.

En büyükleri Elif (14), merdivende oturmuş sanki mahkeme kurmuştu.

Duru (11), elinde kırmızı boya dolu bir kova tutuyordu.

İkizler Ece ve Ekin (9), okul makaslarıyla bekliyordu.

Leyla (8), ıslak bir battaniyeyi sürüklüyordu.

En küçükleri Meryem (5), tek kulağı kopmuş bir peluş tavşanı sarılmıştı.

Hepsi Zeynep’e baktı.

—Sen 38. misin? —diye sordu Duru.

Zeynep çantasını yere bıraktı.

—Neyin 38’i?

Ece gülümsedi.

—Burada dayanamayan 38. kişi misin?

Elif bir basamak indi.

—Akşam yemeğine kalamazsın.

Zeynep sakin kaldı.

—Ben bakıcı değilim. Temizlik için geldim.

Duru kovayı kaldırdı.

—O zaman biz de kirletiriz.

—Ben temizlerim, devam ederim.

İkizler birbirine baktı, şaşırmıştı.

Zeynep eldivenlerini taktı, çöp poşetlerini açtı ve küçük bir defter çıkardı.

—Kırıkları topluyorum, bozukları atıyorum, tehlikeli olanları not ediyorum. İsteyen bağırabilir. Ama burada kimsenin kendini yaralamasına izin vermeyeceğim.

Elif gözlerini kıstı.

—Bize emir veremezsin.

—Emir vermiyorum. Sadece burayı enkaz gibi bırakmamak için kalıyorum.

Meryem merakla baktı.

—Bağırırsak?

—37 kişi bağırdı. Ev hâlâ aynı.

İlk kez Ece hafifçe güldü.

Elif ona sert baktı.

Zeynep eldivenlerini taktı.

—Savaş açacaksanız en azından isimlerinizi söyleyin. Tanımadığım insanların arasında çalışmayı sevmem.

Sessizlik oldu.

Sonra tek tek isimlerini söylediler.

Zeynep hepsini yavaşça tekrar etti.

Bu onları biraz durdurdu.

Murat koridora geldi.

Zeynep’i ağlıyor sanmıştı.

Ama onu yerde cam toplarken buldu; kızlar etrafında, gergin ama sessizdi.

—Her şey yolunda mı? —diye sordu.

Duru sertçe baktı.

—Sen karışma.

Murat dondu kaldı.

Zeynep sesini yükseltmedi.

—Murat Bey, bana tehlikeli eşyalar için kutular lazım. Ve eğer burada kalmamı istiyorsanız, bana yalan söylemeyi bırakın. Bu sadece temizlik değil.

Kızlar babalarına döndü.

Hepsi.

Sanki ilk kez gerçek bir cevap bekliyorlardı.

Murat yutkundu.

—Anneniz 18 gün önce vefat etti —dedi— O günden beri sizinle nasıl konuşacağımı bilmiyorum.

Meryem tavşanı düşürdü.

Elif ayağa kalktı.

—Zaten önceden de bilmiyordun.

Sessizlik ağırlaştı.

Murat yaklaşmak istedi ama Elif cebinden eski bir telefon çıkardı.

Yukarı kaldırdı ve dedi ki:

—O zaman açıkla… annem ölmeden önce neden mesajlarından sonra ağlıyordu?

BÖLÜM 2

Murat’ın yüzü bembeyaz oldu.

Ama kızlar şaşırmış gibi görünmüyordu.

Zeynep ise öyleydi.

Elif, telefonu sanki bir patlayıcı tutuyormuş gibi sıkıyordu.

—Hayır baba —dedi, sesi bağırmaktan daha ağırdı—. O yüz ifadesini yapma. Biz her şeyi gördük.

Duru gözyaşını öfkeyle sildi.

—Anne hastalıktan üzülerek ölmedi. Senden üzülerek öldü.

Murat bir adım geri çekildi.

—Bu doğru değil.

—Öyle mi? —Elif telefonu açtı— O zaman bunu oku.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

1 / 2
Tema Tasarım |