- Annem Ayşe, babamın vefatından yaklaşık bir buçuk yıl sonra Murat Yılmaz ile evlendi. Dışarıdan bakıldığında Murat, çevresi tarafından saygı duyulan, yardımsever ve örnek bir insan olarak tanınıyordu. Ancak evin kapısı kapandığında bambaşka birine dönüşüyordu. Annemin banka hesaplarını kontrol ediyor, telefonunu takip ediyor, ne giyeceğine kadar her şeye karışıyordu. En küçük itirazında ise hakaret ve şiddete başvuruyordu. Bir gün annemin gözünün altındaki morluğu fark ettiğimde bana sadece “Dolaba çarptım.” diyebildi. Oysa arkasında duran Murat’ın yüzündeki rahat ifade gerçeği anlatmaya yetiyordu. O an sessiz kalmayı seçtim. Çünkü öfke delilleri yok eder, sabır ise gerçeği ortaya çıkarır. Ben kendimi emekli bir devlet memuru olarak tanıtmıştım. Bu doğruydu, ancak söylemediğim önemli bir ayrıntı vardı. Emeklilikten önce yıllarca emniyet teşkilatında ağır suçlar biriminde görev yapmış, aile içi şiddet ve organize suç dosyalarında çalışmıştım. İki hafta sonra annem beni bir eczanenin tuvaletinden gizlice aradı. Ağlayarak Murat’ın kendisini tekrar dövdüğünü ve boşanmaya kalkarsa ikimizi de öldürmekle tehdit ettiğini söyledi. Hemen güvenilir bir aile hukuku avukatıyla görüştüm, annem için gizli bir sağlık raporu aldırdım ve Murat’ın ulaşamayacağı güvenli bir hesaba para aktardım. Aynı zamanda eski çalışma arkadaşım olan deneyimli polis müdürü Emre Kara ile iletişime geçerek elimizdeki tüm delilleri paylaştım. Tehdit mesajları, darp izleri, yasa dışı silah bulundurma bilgileri ve mali usulsüzlüklere ilişkin belgeler tek dosyada toplandı. Annem pazartesi sabahı boşanma davasını açtı. Aynı gün Murat ortak hesapları boşalttı, mahallede annem hakkında asılsız söylentiler yaymaya başladı ve bana “Annen davayı geri çeksin. Aile meseleleri dışarı taşınmaz.” mesajını gönderdi. Ben ise yalnızca “Bir daha annemle iletişime geçme.” diye cevap verdim. Bu cevap onu daha da öfkelendirdi. Günler geçtikçe annemin kaldığı evi takip etmeye, iş yerine gitmeye ve sürekli tehdit mesajları göndermeye başladı. Gönderdiği her mesaj, her telefon kaydı ve güvenlik kamerası görüntüsü resmi delil olarak dosyaya eklendi.
- Bağımsız doktor raporları annemin üç kaburgasının kırıldığını, bileğinde iyileşmekte olan çatlak bulunduğunu ve vücudundaki yaralanmaların ev kazasıyla açıklanamayacağını ortaya koydu. Mahkeme uzaklaştırma kararı verdi. Murat ise bu kararı saatler içinde defalarca ihlal ederek farklı hatlardan annemi aradı. Soruşturma ilerledikçe çok daha ciddi suçlar da ortaya çıktı. Murat, sabıkasını gizleyerek yasa dışı yollarla silah edinmiş, annemin imzasını taklit ederek konut kredisi çekmiş ve büyük miktarda parayı akrabasının kurduğu paravan şirkete aktarmıştı. Buna rağmen sosyal medyada kendisini mağdur eş gibi göstermeye devam ediyordu. Mahkeme sürecinde annemin avukatı şirket kayıtlarının ayrıntılı incelenmesini talep edince Murat paniğe kapıldı. Ben annemi kendi evime taşıdım. Evin çevresine görünen güvenlik kameraları yerleştirildi. Ancak asıl kayıt sistemi gizliydi ve emniyet ekipleri tarafından anbean izleniyordu. Beklendiği gibi Murat kontrolü kaybetti. Bir akşam sesli mesaj bırakarak bizi tehdit etti. Polis ekipleri artık doğrudan saldırı girişimini belgelemek için hazır bekliyordu. Ertesi gece Murat önce cephane satın aldı, ardından anneme “Bu gece her şey bitecek.” mesajını gönderdi. Kısa süre sonra aracıyla evimin önüne geldi. Elinde silahla kapıya vuruyor, bizi dışarı çağırıyordu. Kapıyı açtığımda silahını bana doğrultarak uzaklaştırma kararının kendisini durduramayacağını söyledi. Ben ise sakinliğimi koruyarak bütün hareketlerinin resmi kayıt altında olduğunu ifade ettim. O anda geri çekildim ve arkamda bekleyen polis ekipleri ortaya çıktı. “Silahını bırak!” uyarısıyla birlikte Murat etkisiz hale getirildi ve kelepçelendi. Gözaltına alınırken hâlâ annemin kendisine ait olduğunu söylüyor, tehditlerine devam ediyordu. Ancak artık tüm sözleri ve davranışları kayıt altındaydı. Açılan davada yasa dışı silah bulundurma, ısrarlı takip, kimlikte sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, tehdit, aile içi şiddet ve mahkeme kararını ihlal suçlarından yargılandı. Mali kayıtlar, doktor raporları, güvenlik görüntüleri ve ses kayıtları suçlamaların tamamını doğruladı. Suçu akrabasına atmaya çalışsa da diğer sanığın itirafları bütün gerçeği ortaya çıkardı. Mahkeme kısa sürede kararını verdi. Murat, işlediği ağır suçlardan uzun yıllar hapis cezasına mahkûm edildi. Yasa dışı mal varlığına el konuldu, sahte belgelerle çekilen kredi iptal edildi ve annem evinin tüm mülkiyet haklarını geri kazandı. Aradan aylar geçti. Annem evini baştan aşağı yeniledi. Kırık dolap değiştirildi, duvarlar yeniden boyandı, pencerenin önüne kırmızı güller dikildi. Bir sabah mutfağa girdiğimde radyoda çalan müzik eşliğinde kahve hazırlarken hafifçe dans ettiğini gördüm. Ona “Onu hiç özlüyor musun?” diye sordum. Bir süre düşündü ve gülümseyerek, “Onu değil… Onunla tanışmadan önceki halimi özlüyorum. Ama artık eskisinden çok daha güçlüyüm.” dedi. Bir süre sonra Murat cezaevinden af dileyen bir mektup gönderdi. Annem zarfı hiç açmadan iade etti. Çünkü gerçek iyileşme geçmişe dönmek değil, korkunun yerine huzuru koyabilmekti. O akşam birlikte yemeğe çıkmadan önce annem evin bütün pencerelerini açtı. İçeri dolan temiz bahar havası yıllardır eksik olan huzuru getiriyordu. Kapıyı bu kez korkudan değil, sadece dışarı çıkarken kilitledi. Ve uzun yıllardan sonra ilk kez gece gerçekten bize aitti. Bu yaşananlar, aile içi şiddetin hiçbir zaman gizlenmemesi gerektiğini ve zamanında alınan hukuki destek ile doğru deliller sayesinde adaletin mutlaka yerini bulabileceğini gösteren unutulmaz bir yaşam dersi olarak hafızalarımızda kaldı.

