DOLAR
Alış: 47.31
Satış: 47.50
EURO
Alış: 54.44
Satış: 54.66
GBP
Alış: 63.50
Satış: 63.97
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
1.08.2026
Üç Kızıyla Birlikte Evden Kovulan Kadının Hayatı, Yardımına Koşan İş İnsanı Sayesinde Değişti
- Kayınvalidem Agâh Hanım, kalabalık bir yardım davetinde yüzüme sertçe vurduktan sonra, “Üç kız çocuğu aile soyumuzu devam ettirmeye yetmez. Onları bir kuruma bırakmadığıma şükret,” dedi. Benim adım Gülşen Yalçın. Otuz iki yaşındaydım ve eşim Davut hayatını kaybettikten sonra altı yıl boyunca onun ailesine ait büyük konakta ücretsiz bir hizmetçi gibi yaşamıştım. Davut, İstanbul yakınlarında geçirdiği trafik kazasında vefat ettiğinde Agâh Hanım, oğlunun geride büyük borçlar bıraktığını iddia etti. Evimizi, sigorta ödemesini ve annemden kalan değerli eşyaları aldı. Kızlarım Oya, Ece ve Hülya ile birlikte çamaşırhanenin yanındaki küçük ve rutubetli bir odada yaşamamıza izin verdi. Bunun karşılığında her gün yemek hazırlıyor, temizlik yapıyor ve konağın bütün işlerini yürütüyordum. Agâh Hanım kızlarımı sürekli yük olarak görüyor, erkek çocuk dünyaya getiremediğim için beni suçluyordu. O gün konakta, zor durumdaki kadınlara destek olmak amacıyla düzenlenen büyük bir yardım etkinliği vardı. Ancak kadınları koruduğunu söyleyen bir vakfın yöneticisi, kendi gelinine kötü davranıyordu. Bu açık çelişki beni çok yaralıyordu.
- Davetliler arasında, büyük bir özel hastane grubunun sahibi olan Bora Hallı da bulunuyordu. Bora Bey, çocukluğunda annesini kaybettikten sonra kendisini işine adamış, mesafeli ve ciddi bir iş insanı olarak tanınıyordu. Agâh Hanım bana ikinci kez vurmak için elini kaldırdığında Bora Bey ayağa kalktı ve aramıza girdi. “Bir yardım kuruluşunda uygulanan yöntem bu mu?” diye sordu. Agâh Hanım beni nankör ve sorun çıkaran biri gibi göstermeye çalıştı. Fakat Bora Bey, yüzümdeki izi ve uzun kollarımın altında gizlemeye çalıştığım morlukları fark etmişti. O anda vakfa sağladığı bütün maddi desteği durdurduğunu açıkladı. Agâh Hanım öfkeyle beni konaktan kovdu. Üst katta saklanan üç kızımı düşünerek telaşlandım. Ancak Bora Bey kararlı bir sesle, “Sen ve kızların benimle geleceksiniz,” dedi. Şiddetli yağmur altında kızlarımı alarak İzmir’deki evine götürdü. En kötü günlerin geride kaldığını sanıyordum. Fakat Agâh Hanım aynı gece polise başvurarak yardım vakfından üç milyon lira çaldığımı iddia etti. Ayrıca çocuklarıma bakamayacak durumda olduğumu söyleyerek velayetlerini almak için dava açtı. Ertesi sabah polisler ve gazeteciler Bora Bey’in evinin önündeydi. Sosyal medyada hakkımda gerçek dışı haberler yayılmaya başladı. İnsanlar beni zengin bir adamı kandıran fırsatçı bir kadın olmakla suçluyordu. Sekiz yaşındaki Oya, internetteki kötü yorumlardan birini görünce korkuyla, “Bizi yeniden çamaşırhanedeki odaya gönderecekler mi?” diye sordu. Ona asla geri dönmeyeceğimize söz verdim. Kısa süre sonra eski hizmetçilerden Melek Hanım, gizlice evimize geldi. Yanında konağın güvenlik kamerası kayıtlarını getirmişti. Görüntülerde Agâh Hanım’ın bana kötü davrandığı, eşimin çocukları için bıraktığı para zarflarını aldığı ve boş belgeleri imzalamam için baskı yaptığı açıkça görülüyordu. Ne yazık ki karşı tarafın avukatı görüntülerin değiştirildiğini iddia etti. Ayrıca benim adıma açılmış bir banka hesabına üç milyon lira aktarıldığını gösteren belgeler sundu. Bu hesabı hayatımda hiç görmemiştim. Kimlik bilgilerim ve eski imzalarım kullanılarak sahte bir hesap açılmıştı. Bora Bey, kızlarımın güvenliğini sağlamak ve velayet sürecinde kalıcı bir evimiz olduğunu göstermek için beklenmedik bir çözüm sundu. “Benimle resmî olarak evlenirsen kızların güvenli bir eve, sağlık güvencesine ve hukuki korumaya sahip olur,” dedi. Teklifini kabul ettim. Küçük bir nikâh töreniyle evlendik. Bu evlilik başlangıçta yalnızca kızlarımı korumak amacıyla yapılmıştı. Ancak imzaların sahte olduğunu inceleyen uzman kısa süre sonra şüpheli bir trafik kazası geçirdi. Kazadan önce Bora Bey’e gönderdiği ses kaydında, sahte işlemleri Agâh Hanım’ın muhasebecisi Galip Salgado’nun gerçekleştirdiğini söylüyordu. Soruşturma genişlerken Bora Bey’in şirketi de baskı altına girdi. Bazı ortakları, benim yüzümden itibar kaybettiğini söyleyerek bizi terk etmesini istedi. Fakat o geri adım atmadı. Yine de hayatını mahvettiğimi düşünerek kızlarımı alıp gizlice bir kadın sığınma merkezine gittim. Bu karar hayatımın en büyük hatalarından biri oldu. On gün sonra küçük kızım Hülya yüksek ateş ve nefes darlığı yaşadı. Hastanede, doğuştan gelen ciddi bir kalp rahatsızlığı olduğu ve acilen ameliyat edilmesi gerektiği ortaya çıktı. Maddi gücüm ve sağlık güvencem yoktu. Çaresizce kızımın başında beklerken sığınma merkezinin yöneticisi Bora Bey’i aradı. Bora Bey kısa sürede hastaneye geldi. Bana kızmadı. Hülya’nın elini tuttu ve ameliyat masraflarının tamamını karşılayacağını söyledi. “Benim adıma neyi feda edeceğime bir daha sen karar verme,” dedi. “Siz gidince evim tekrar boşaldı.” O gece gazetecilerin karşısına geçerek benimle neden evlendiğini açıkça anlattı. Çocukluğunda annesinin aile içindeki kötü muamele nedeniyle hayatını kaybettiğini, çevresindeki insanların sessiz kaldığını ve bir daha yardıma ihtiyacı olan kimseye sırt çevirmemeye söz verdiğini söyledi. Konuşması toplumda büyük yankı uyandırdı. Aynı günlerde Galip, Agâh Hanım’ın bütün suçu kendi üzerine bırakacağını anlayınca savcılığa teslim oldu. Sahte banka hesaplarını, değiştirilmiş kayıtları ve gizli ses dosyalarını yetkililere verdi. Kayıtlardan birinde Agâh Hanım’ın, “Gülşen gerçeği anlatırsa çocuklarını elinden alırım. Kimse sıradan bir hizmetçiye inanmaz,” dediği duyuluyordu. Bunun üzerine hakkında dolandırıcılık, sahtecilik, çocukların güvenliğini tehlikeye atma ve gerçek dışı ihbarda bulunma suçlamalarıyla yakalama kararı çıkarıldı. Agâh Hanım yurt dışına kaçmaya çalışırken İstanbul Havalimanı’nda yakalandı. Aynı sabah Hülya’nın ameliyatı başarıyla tamamlandı. Aylar süren yargılama sonunda benim adıma atılan imzaların sahte olduğu kanıtlandı. Eşimin hayat sigortası kızlarım adına kurulan güvenli bir hesaba aktarıldı. Haksız şekilde alınan evimiz ve aileden kalan mallarımız geri verildi. Mahkeme çıkışında Agâh Hanım bana, “Ailemizin adını mahvettin,” dedi. Ben ise ilk kez korkmadan cevap verdim: “Hayır. Siz aileyi sevgi değil, mülkiyet sandınız. Benim kızlarım özgür yaşamak için dünyaya geldi.” Davalar sona erdikten sonra Bora Bey önüme boşanma belgelerini koydu. “Artık güvendesin. Bana borçlu hissetmeden geleceğini seçebilirsin,” dedi. Belgeleri elime aldım ve yırttım. “İlk kez kızlarımı korumak için seninle evlendim,” dedim. “Şimdi ise seni sevdiğim için kalmak istiyorum.” Aylar sonra Ege kıyılarında gerçek bir düğün yaptık. Oya yüzükleri taşıdı, Ece şarkı söyledi, sağlığına kavuşan Hülya ise beyaz çiçekler dağıttı. Geri aldığım paranın bir kısmıyla zor durumdaki kadınlar ve çocuklar için Üç Ateşböceği Dayanışma Merkezini kurdum. Bir zamanlar kızlarımı değersiz görenler vardı. Bugün ise onların adı, yüzlerce ailenin güvenli ve umut dolu yeni bir hayata başlamasına yardım eden bir merkezin kapısında yazıyor. Beni bir zamanlar hizmetçi, hırsız ve çıkarcı olarak tanıtmaya çalıştılar. Ama üç kızım bana gururla “Anne” diyor. Kalbini kimseye açmayacağını düşünen adam ise artık bana “Yuvam” diye sesleniyor. SON
Benzer Galeriler
-
Parasını Benim Ödediğim Gemi Tatiline Beni Almadılar, Rezervasyonlarda Yazan Tek İsim Her Şeyi Değiştirdi
-
“Her Şeyimizi Aldılar” Dedi, Yaşlı Adam Evraklara Bakınca Kimsenin Beklemediği Gerçek Ortaya Çıktı
-
Üç Kızıyla Birlikte Evden Kovulan Kadının Hayatı, Yardımına Koşan İş İnsanı Sayesinde Değişti
-
Beni Okul Toplantılarından Uzak Tutan Eşim Meğer Yıllardır Çifte Hayat Yaşıyormuş! Gerçeği Öğrendiğim Gün Hayatımız Tamamen Değişti
-
Ölüm Döşeğinde Eşinin Gerçek Planını Öğrendi, Son Kararı Binlerce Çocuğun Hayatını Değiştirdi
-
Ailem Arabamı Çalıntı Bildirdi, Ancak Polis Kontrolünde Ortaya Çıkan Belgeler Hayatımı Değiştirdi


