DOLAR
Alış: 46.05
Satış: 46.23
EURO
Alış: 53.30
Satış: 53.51
GBP
Alış: 61.65
Satış: 62.10
Sınıftaki Yoksul Bir Arkadaşına Ayakkabı Aldıktan Sonra
“Zeynep’in soyadını duyduğumda beynimden vurulmuşa döndüm,” diye devam etti Yılmaz, gözyaşları parkelere damlıyordu. “Sizin ailenizi darmadağın ettim. Sizden bir hayat çaldım. Şimdi bir de kalkıp, babasını elinden aldığım o yetim kızın merhametine sığınamam. Bunu kabul edemem. Ayakkabıları geri getirmek zorundaydım. Kızınıza benim kim olduğumu söylemedim, Ceren de hiçbir şey bilmiyor. Sadece… Sadece sizin yüzünüze bakacak gücüm yoktu, özür dilerim.” Odadaki sessizlik sağır ediciydi. İçimdeki o devasa, beş yıllık öfke fırtınasıyla, bir annenin merhameti arasında sıkışıp kalmıştım. Çektiğim acılar, kocasız geçen o soğuk geceler, Zeynep’in babasının mezarı başında döktüğü gözyaşları bir yanda duruyordu; diğer yanda ise ayakları üşüyen, ayakkabılarını bantla yapıştıran ve hiçbir günahı olmayan 12 yaşındaki küçük Ceren… Tam o sırada kapı yavaşça aralandı. Zeynep, yanında sıkıca elini tuttuğu Ceren ile birlikte odaya girdi. İkisi de korku dolu gözlerle bize bakıyordu. Zeynep’in gözleri yerdeki ayakkabı kutusuna takıldı, sonra bana döndü. “Anne,” dedi titreyen bir sesle. “Lütfen kızma. O ayakkabıları Ceren’e ben hediye ettim. Onun ayakları çok üşüyordu. Babam hep demez miydi, ‘İyilik yapmaktan asla vazgeçme, karanlığı sadece ışık kovar’ diye?” O an, kocamın o sıcacık gülümsemesi ve bu sözleri gözümün önüne geldi. Kocam, o kazada hayatını kaybetmiş olabilirdi ama ruhu, kızımın o kocaman, tertemiz kalbinde yaşamaya devam ediyordu. Eğer bu ayakkabıları o adamın yüzüne fırlatıp atarsam, kocamı bir kez daha öldürecek ve kızımın içindeki o güzel ışığı kendi ellerimle söndürecektim. Derin bir nefes aldım. Gözyaşlarımı silip ayağa kalktım. Yavaşça Zeynep ve Ceren’e doğru yürüdüm. Yerde diz çökmüş olan Yılmaz’a bakmadan, “Ceren,” dedim şefkatli bir sesle. “Zeynep bu ayakkabıları senin için kendi harçlıklarıyla aldı. O, arkadaşlarına değer veren bir kız. Lütfen o kutuyu al ve ayakkabılarını giy.” Yılmaz’dan boğuk, acı dolu bir hıçkırık koptu. Başını tamamen yere gömmüştü. Zeynep sevinçle bana sarılırken, Ceren çekinerek yerdeki kutuyu aldı. O gün, o müdürün odasında sadece eski bir ayakkabı yenisiyle değişmemişti. O gün, kızımın saf sevgisi ve merhameti sayesinde, beş yıldır içimi kemiren o karanlık nefret döngüsü kırılmış, geçmişin ağır yükü bir çocuğun adımlarında umuda dönüşmüştü. İntikam, kötülüğü bitiremezdi; kötülüğü sadece, 12 yaşındaki bir kızın kırık kumbarasından çıkan o kocaman iyilik yenebilirdi.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
35 yaşındaki dul bir kadın olarak hayatımın
-
Kapının önünde duran genç en fazla 20 yaşındaydı
-
Köylü kız dediler… ve onu hastaneden kovmak istediler
-
Zengin Adam Neden Sürekli Bakıcı Değiştiriyordu? 6 Kızının Sırrı Ortaya Çıkınca Her Şey Değişti
-
Kimse Tahmin Bile Etmiyordu! 15 Yaşından Büyük Aracı Olanları İlgilendiren Gelişmeler
-
Her pazar günü yalnız yaşayan görme engelli bir gaziye ziyarete gidip torunuymuş gibi davranmak için para alıyordum
