DOLAR
Alış: 44.93
Satış: 45.11
EURO
Alış: 52.53
Satış: 52.74
GBP
Alış: 60.55
Satış: 61.00
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
10.03.2026
Serdar 48 yaşındaydı
- Çıkmaya başladık ve babam Serdar’ın damadı olacağı fikrine çok sevindi. İlişkimizin sadece altı ayında evlenme teklif etti ve mütevazı ama içten bir düğün planladık. Her zaman giymeyi hayal ettiğim beyaz elbiseyi giydim ve gerçekten çok mutluydum. Törenin ardından Serdar’ın büyüleyici evine gittik. Makyajımı çıkarmak ve elbiseyi çıkarmak için banyoya çekildim. Yatak odamıza döndüğümde tamamen şaşkına döndüm……
- 39 yaşındaydım. Uzun süren ilişkilerim olmuştu ama hiçbiri “işte bu” dedirtmemişti. Aşka karşı mesafeliydim; güvenmek, teslim olmak bana göre değildi artık. Tam da böyle bir dönemde, babamın eski dostu Serdar yıllar sonra kapımızı çaldı. 48 yaşındaydı. Babamla aynı masada oturup çay içen, çocukluğumdan silik hatıraları olan bir isim… Ama o gün göz göze geldiğimizde, tuhaf bir tanıdıklık hissettim. Sanki yıllardır konuşuyormuşuz gibi rahat, sanki kalbimdeki şüpheyi sessizce yatıştıran bir sıcaklık vardı. Serdar ağırbaşlı, sabırlı ve ölçülüydü. Beni dinlerdi. Uzun uzun konuşur, hayatı, kaygıları, hayal kırıklıklarını masaya yatırırdık. Babam onun dürüstlüğünü överdi; “Sözünün eri adamdır” derdi. Bu cümle, içimdeki tereddütleri törpüledi. Aylar içinde aramızdaki bağ güçlendi. Evlilik teklif ettiğinde şaşırmadım; korktum ama geri adım atmadım. “Belki de doğru zaman budur” dedim. Nikâhımız sade oldu. Gürültü patırtı yoktu; ben, o ve iki imza. O akşam yeni evimize girdiğimizde kalbim hızlı atıyordu. Evliliğin ilk gecesi… Yıllarca duyduğum klişeler, fısıltılar, beklentiler zihnimde dolaşıyordu. Serdar kapıyı kapattı, anahtarı masaya bıraktı. Yüzünde tanıdık o sakin ifade vardı. Ama sonra… Davranışları beklediğim gibi olmadı. Bir an durdu, derin bir nefes aldı ve bana dönüp, “Konuşmamız gereken bir şey var” dedi. O cümle, içimde bir düğüm attı. İlk gecede “konuşmamız gereken şey” ne olabilirdi? Oturduk. Ellerini dizlerinin üzerinde birleştirdi. Gözleri kaçmıyordu ama alıştığım güven tonunun altında başka bir ciddiyet vardı. “Ben kontrolü severim,” dedi. “Düzeni, kuralları, netliği…” Sözleri sert değildi ama belirgindi. “Hayatımda belirsizlik istemem. Evde her şey planlı olacak. Harcamalar, ziyaretler, hatta günün akışı…” Şaşırdım. Bu kadar ayrıntılı bir “çerçeve” beklemiyordum. “Yani?” dedim. “Yani,” dedi, “biz bir takımız. Ama takımın kuralları olur. Benim için sadakat kadar disiplin de önemli.” O an anladım ki şokum, korkudan değil; hayalimde kurduğum romantik tabloyla karşımdaki gerçekliğin çarpışmasındandı. İlk gece çiçekler, sürprizler, duygusal anlar beklerken; bir sözleşme ciddiyetiyle karşılaşmıştım. Fakat konuşma ilerledikçe başka bir şey daha fark ettim: Serdar tehdit etmiyor, sınır çiziyordu. Kendi hayat tarzını saklamamıştı. “Bunu baştan bilmeni istedim,” dedi. “Sonra kırılmayalım.” İçimde iki ses vardı. Biri, “Bu fazla katı,” diyordu. Diğeri ise, “En azından dürüst,” diye fısıldıyordu. Çünkü geçmişimdeki hayal kırıklıkları genellikle söylenmeyenlerden doğmuştu. O gece uzun uzun konuştuk. Ben de sınırlarımı söyledim. “Ben eşim olurum, astın değil,” dedim. Gülümsedi. “Zaten eş istedim,” diye karşılık verdi. Şokum yerini temkinli bir farkındalığa bıraktı. Evlilik sadece romantik bir başlangıç değil, iki karakterin açık müzakeresiydi. İlk gecemiz, filmlerdeki gibi değildi; ama belki de daha gerçekti. Şimdi dönüp baktığımda, asıl mesele Serdar’ın davranışları değilmiş. Asıl mesele, benim neye razı olduğum ve neyi kabul etmediğimmiş. Çünkü aşk bazen kalbi hızlandırır; ama evlilik, aklı da masaya davet eder. Ve o gece, ikisi de aynı odadaydı.
Benzer Galeriler
-
Dul ve hamile kadın, yolda iki yaşlıyı arabasına aldı…
-
Annem zayıflamaya başlamıştı, onun eve girdiğini gördüğümde titriyordum ve sadece “bir yere çarptım” diye yemin ediyordu…
-
Bunlar benim kaçırılan çocuklarım hanımefendi
-
Kızını düğün gecesi kanlar içinde dönerken görünce tam bir panik yaşadı
-
Milyonerin ailesi onu ölüme terk etti
-
Torunumun doğum gününde, oğlum bana kirli bir mendil uzattı ve dedi ki


