DOLAR
Alış: 46.05
Satış: 46.23
EURO
Alış: 53.30
Satış: 53.51
GBP
Alış: 61.65
Satış: 62.10
Köylü kız dediler… ve onu hastaneden kovmak istediler
BÖLÜM 2
Dr. Mert, Mehmet’in sesindeki paniği ilk kez duyuyordu.
“Orada ne gördün?” diye sordu.
“Hocam… lütfen gelin. Bu kadın sandığımız kişi değil.”
Yarım saat sonra Mert’in aracı eski mahallenin dar sokağına girdi. Şehrin en lüks hastanesinin başhekimi, hayatında ilk kez bu kadar mütevazı bir evin önünde durmuştu.
Kapı yarı açıktı.
İçeriden çocuk kahkahaları ve Gülay’ın yumuşak sesi geliyordu.
Mert sessizce içeri girdi.
Gördüğü manzara onu olduğu yerde dondurdu.
Koltuk değnekleriyle ayakta duran adamı tanıdı.
Bu adam, yıllar önce Türkiye’nin en başarılı beyin cerrahlarından biri olan Prof. Dr. Selim Aras’tı.
Bir trafik kazasından sonra ortadan kaybolmuş, herkes onun yurt dışına gittiğini sanmıştı.
Ama şimdi eski bir evde, yıpranmış bir koltukta oturuyordu.
Mert şaşkınlıkla:
“Hocam… siz burada ne yapıyorsunuz?” dedi.
Selim Aras başını eğdi.
“Kader bazen insanı en ummadığı yerlere götürür.”
Mehmet’in gözleri doldu.
Mert ise Gülay’a döndü.
“Sen… sen onu tanıyor musun?”
Gülay derin bir nefes aldı.
“Onu sadece tanımıyorum. Bana hayatımı borçlu olduğumu düşündüğüm insan.”
Odada sessizlik oldu.
Yıllar önce Gülay’ın annesi ağır bir beyin kanaması geçirmişti. Küçük bir devlet hastanesinde herkes umudunu kesmişti.
O sırada gönüllü olarak bölgeye gelen Prof. Selim Aras, saatler süren bir ameliyatla kadının hayatını kurtarmıştı.
Üstelik tek kuruş almadan…
Annesi yıllarca yaşamış, çocuklarını büyütmüş ve son nefesini huzur içinde vermişti.
Gülay o günü hiç unutmamıştı.
Aylar önce tesadüfen Prof. Selim’i bu evde bulmuştu.
Kaza sonrası eşini ve birikimini kaybetmiş, yürümekte zorlanıyor, tedavi masraflarını karşılayamıyordu.
Kimse onu aramıyordu.
Kimse kapısını çalmıyordu.
Bir zamanların efsane doktoru unutulmuştu.
İşte Gülay’ın sürekli hastaneden ayrılmasının nedeni buydu.
Her gün gizlice bu eve geliyor…
Yemek yapıyor…
İlaçlarını getiriyor…
Egzersiz yaptırıyor…
Ve onun yeniden yürüyebilmesi için mücadele ediyordu.
Mert’in gözleri doldu.
“Peki neden kimseye söylemedin?”
Gülay’ın sesi titredi.
“Çünkü bana söz verdirdi. Yardımın reklamı olmaz dedi. İnsanlar beni acısın diye değil, insan olduğum için sevsin dedi.”
Prof. Selim gülümsedi.
“Bu kız bana evlat oldu.”
Mert başını öne eğdi.
Birkaç saat önce onu işten kovmaya hazırlanıyordu.
Şimdi ise karşısında, kimsenin görmediği bir kahraman duruyordu.
Ertesi sabah hastanede olağanüstü bir toplantı yapıldı.
Tüm doktorlar ve hemşireler konferans salonuna çağrıldı.
Herkes Gülay’ın kovulacağını düşünüyordu.
Mert kürsüye çıktı.
Elindeki işten çıkarma dosyasını havaya kaldırdı.
Sonra herkesin gözleri önünde dosyayı ikiye böldü.
Salon sessizliğe gömüldü.
“Dün büyük bir hata yapmak üzereydim,” dedi.
Ardından Gülay’ı yanına çağırdı.
“Bu hastanede birçok başarılı çalışan gördüm. Ama gerçek insanlığı bu genç kadında gördüm.”
Kimse konuşamıyordu.
Bazı hemşireler gözyaşlarını silmeye başladı.
Mert devam etti:
“Bugünden itibaren Gülay Yıldırım, Hasta Bakım Hizmetleri Koordinatörü olarak görev yapacaktır.”
Salonda alkış koptu.
Bir zamanlar ona ‘köylü kız’ diyenler, şimdi ayakta alkışlıyordu.
Ancak sürpriz bununla bitmedi.
Mert, Prof. Selim Aras’ın tedavi masraflarının tamamını hastane tarafından karşılanacağını açıkladı.
Ayrıca ona danışman doktor olarak bir ofis tahsis edildi.
Birkaç ay sonra Prof. Selim ilk kez değneksiz birkaç adım attı.
O sırada yanında yine Gülay vardı.
Yaşlı doktor gözyaşlarını tutamadı.
“İnsan hayatında birçok ödül alabilir,” dedi.
“Ama iyiliğin karşılığını yıllar sonra bir evlat gibi görmek… işte bu her şeyden değerli.”
Gülay gülümsedi.
Çünkü o gün herkes bir gerçeği öğrenmişti:
İnsanların geldiği köy, giydiği ayakkabı ya da konuşma şekli değil…
Kalbinin büyüklüğü onları değerli yapıyordu.
Ve hastaneden kovulmak üzere olan o ‘köylü kız’, aslında unutulmuş bir kahramanı yeniden hayata döndüren sessiz bir melekti.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Kapının önünde duran genç en fazla 20 yaşındaydı
-
Köylü kız dediler… ve onu hastaneden kovmak istediler
-
Zengin Adam Neden Sürekli Bakıcı Değiştiriyordu? 6 Kızının Sırrı Ortaya Çıkınca Her Şey Değişti
-
Kimse Tahmin Bile Etmiyordu! 15 Yaşından Büyük Aracı Olanları İlgilendiren Gelişmeler
-
Her pazar günü yalnız yaşayan görme engelli bir gaziye ziyarete gidip torunuymuş gibi davranmak için para alıyordum
-
Babayla Nişanlısının Evliliği
