DOLAR
Alış: 46.16
Satış: 46.34
EURO
Alış: 53.57
Satış: 53.79
GBP
Alış: 61.88
Satış: 62.34
KOCASI HABERSİZCE EVE GELDİ VE KARISINI BEBEĞİ KUCAĞINDA YEMEK YAPARKEN BULDU
KOCASI HABERSİZCE EVE GELDİ VE KARISINI BEBEĞİ KUCAĞINDA YEMEK YAPARKEN BULDU. TÜM AİLESİ TELEVİZYON İZLİYORDU: “YARIN BU EVDEN GİDİYORSUNUZ”
BÖLÜM 1
— Yarın bu evden gidiyorsunuz, dedi Emre, sesi o kadar soğuktu ki kayınvalidem bile televizyona bakmayı bıraktı.
Ben mutfaktaydım.
Sekiz aylık kızım Defne diş çıkardığı için durmadan ağlıyor, göğsüme yapışmış haldeydi. Ocakta kaynayan tavuk çorbası taşmak üzereydi. Bir elimle bebeği tutuyor, diğer elimle pilavı karıştırmaya çalışıyordum.
Salonda kayınpederim Hasan haberleri izliyordu.
Kayınvalidem Fatma telefonda videolar seyrediyordu.
Görümcem Elif ise koltuğa uzanmış, yeni yaptırdığı taşlı ve uzun tırnaklarını hayranlıkla inceliyordu.
Her şey iki hafta önce başlamıştı.
Emre işten geldiğinde anne-babasıyla Elif’in birkaç günlüğüne bize geleceğini söylemişti.
İstanbul’un Esenler ilçesindeki küçük dairemizde yaşıyorduk. Ev kredisi hâlâ devam ediyordu ama burası bizim yuvamızdı.
Ben, Zeynep Yılmaz, Defne’ye bakabilmek için anaokulu öğretmenliğini bırakmıştım.
Zengin değildik ama dikkatli harcadığımız sürece geçinebiliyorduk.
İlk günlerde iyi bir gelin olmaya çalıştım.
Sabah erkenden kalkıyor, Hasan Bey için Türk kahvesi hazırlıyor, Fatma Hanım için çay demliyor, Elif’in istediği özel kahveleri yapıyor, Defne için mamalar hazırlıyordum.
Bulaşıkları yıkıyor, evi topluyor, çöpleri çıkarıyor, çamaşırları asıyordum.
Üstelik bütün bunların üstüne şu sözleri işitiyordum:
— Evde oturmak iş sayılmaz Zeynep. Emre çalışıp para kazanırken sen rahat yaşıyorsun.
Elif yirmi dokuz yaşındaydı.
Sözde bir güzellik merkezinde iş aramak için İstanbul’a gelmişti.
Ama günlerini sosyal medyada canlı yayın açıp kozmetik ürünleri satarak geçiriyordu.
Sürekli benden bir şeyler istiyordu.
Kargolarını taşımamı, hassas bluzlarını yıkamamı, marketten soğuk kahve almamı…
Çünkü ona göre kendisi “çok meşguldü”.
Defne ağladığında ise kayınvalidem hemen söyleniyordu:
— Bırak biraz ağlasın. Böyle devam edersen şımarık olur.
Patlamanın yaşandığı gün Defne saatlerdir huzursuzdu.
Dayanamayınca yardım istedim.
— Elif, Defne’yi iki dakika tutabilir misin? Çorba taşmak üzere. Kızımın yanmasına korkuyorum.
Elif sanki ondan böbreğini istemişim gibi ellerini kaldırdı.
— Ay hayır Zeynep. Bu tırnaklara iki bin beş yüz lira verdim. Çocuk kırarsa parasını sen mi ödeyeceksin?
Kayınvalidem ise torununa dönüp bakmadı bile.
— Kendin hallet kızım. Elif çocuk taşımayı bilmez.
Tam o sırada kapıda anahtar sesi duyuldu.
Yağmur yüzünden Emre eve erken dönmüştü.
Elinde bir paket bebek bezi ve Defne için meyve püresi vardı.
Kapıdan içeri girdiğinde donup kaldı.
Beni gördü.
Ter içinde kalmıştım.
Bir elimde ağlayan bebeğim vardı.
Diğer elimle yemeği yetiştirmeye çalışıyordum.
Bu sırada ailesi salonda rahatça oturuyordu.
Emre bağırmadı.
İşte en korkutucu olan da buydu.
Sessizce yanıma geldi.
Defne’yi kucağımdan dikkatlice aldı.
Sonra Elif’e baktı.
— Tırnakların, yeğeninin gözyaşlarından daha mı değerli?
Elif hemen alınmıştı.
Kayınvalidem beni suçlamaya başladı.
Kayınpederim ise sinirle televizyonu kapattı.
Emre derin bir nefes aldı.
Ve evi ikiye bölen cümleyi söyledi:
— Yarın bu evden gidiyorsunuz.
Kayınvalidem yerinden fırladı.
— Bizi bu kadın yüzünden mi kovuyorsun?
Elif ağlayarak beni işaret etti.
— Bütün bunları sana o söyledi! Onunla evlendiğinden beri artık eskisi gibi değilsin!
Kendimi savunmaya çalıştım.
Ama Emre hemen önümde durdu.
— Zeynep bana hiçbir şey söylemedi. Tam da bu yüzden şimdi ben konuşuyorum.
Tam olayların daha kötüye gidemeyeceğini düşünürken Elif’in telefonu çaldı.
Telaşla balkona çıktı.
Ama söylediklerini duymama engel olamadı.
Titreyen sesiyle şöyle diyordu:
— Parayı toplamaya çalışıyorum… Lütfen ağabeyimin evini aramayın.
O anda içime kötü bir his çöktü.
Çünkü Elif’in sakladığı şeyin, ailemizin hayatını tamamen değiştireceğinden henüz haberim yoktu…
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Diğer Galeriler
-
Bir anne oğlunun cenazesine geç gelir ve tabutun açılmasını ister
-
Bir tamal satıcısı, kocasının sadece geceleri çalıştığını sanıyordu
-
Annem, SGK hastanesinde bir yatağın üzerinde, elleri buz gibi, ayakları şişmiş halde öldü.
-
KOCASI HABERSİZCE EVE GELDİ VE KARISINI BEBEĞİ KUCAĞINDA YEMEK YAPARKEN BULDU
-
Canlı yayında bir bir her şeyi
-
Benden 30 yaş büyük, varlıklı bir dul adamla evlendim
