- Kocam telefonu kapatmayı unuttuğu gece, evliliğimizin aslında çoktan sona erdiğini öğrendim. Saat gece on bire yaklaşıyordu. İzmir Körfezi’ne bakan yüksek katlı evimizin yatak odasında duruyor, kocam Hakan’ı arıyordum. Ona her gece söylediğim basit cümleyi söylemek istemiştim: “Seni seviyorum. Lütfen dikkatli gel.” Ancak karşılığında Hakan’ın kahkahasını duydum. Bu, müşterilerine attığı kibar kahkahalardan değildi. Daha sıcak, daha samimi ve fazlasıyla rahattı. Ardından söylediği cümle bütün hayatımı değiştirdi. “İpek, sakin ol. **Kayra’nın babasından gelecek 10 milyon dolar hesaba geçer geçmez boşanma davasını açacağım.” Nefesim kesildi. İpek, en yakın arkadaşımdı. Zor zamanlarımda beni teselli eden, evliliğimle ilgili korkularımı dinleyen ve Hakan’ın beni hâlâ sevdiğine inandıran kadındı. Şimdi ise kocamla birlikte geleceğimi planlıyordu. İpek, benim bir şeylerden şüphelenip şüphelenmeyeceğimi sordu. Hakan gülerek cevap verdi: “Kayra insanlara fazla güvenir. Babası Fikret onu öyle yetiştirdi. Sadık, duygusal ve evliliğin kutsal olduğuna inanıyor.” Alyansıma baktım. Elmas, başucumdaki lambanın ışığında bir uyarı gibi parlıyordu. Sonra İpek’in sesi duyuldu: “Daha fazla saklanmak istemiyorum.” Hakan ona yakında buna gerek kalmayacağını söyledi. Ardından İpek, ihanetin boyutunu daha da ağırlaştıran cümleyi kurdu: “Hamileyim.” Bağırmadım. Telefonu fırlatmadım. Sadece yatağın kenarına oturup düğün fotoğrafımıza baktım. Fotoğrafta Hakan şakağımdan öpüyor, ben ise sevginin bir yatırım planına dönüştürülebileceğini bilmeyen bir kadın gibi gülümsüyordum. Telefonu sessizce kapattım. Mutfağa gidip bir bardak su içtim. Ellerimin hiç titrememesi beni korkuttu. Çünkü içimdeki bir şey kırılmamıştı.
- Taşa dönüşmüştü. Hemen babamı aradım. “Baba, onu bitirmeni istiyorum.” dedim. Babam Fikret, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yatırımları bulunan büyük bir gayrimenkul şirketinin kurucusuydu. Sesimi duyduğu anda bir şeylerin ters gittiğini anladı. Önce güvende olup olmadığımı sordu. Ardından beni dikkatle uyardı: “Bu gece onunla yüzleşmeyeceksin. Ağlamayacak, bağırmayacak ve tehdit etmeyeceksin. Sana karşı kullanabileceği hiçbir davranış sergilemeyeceksin.” Hakan’ın İpek’le ilişkisini, hamileliği ve 10 milyon doları aldıktan sonra beni boşama planını anlattım. Söz konusu para, Hakan’ın danışmanlık şirketi Zirve Stratejik Ortaklıklar için hazırlanmış bir yatırımdı. Bu yatırım ona yeni ortaklıklar, güçlü bağlantılar ve yıllardır girmek istediği iş çevrelerinin kapılarını açacaktı. O an gerçeği anladım. Ben onun için sevdiği kadın değil, babamın servetine ulaşmasını sağlayan köprüydüm. Babam ertesi sabah ofisine gelmemi, telefonumu, bilgisayarımı, ortak hesap bilgilerini ve Hakan’ın şirketine ait bütün belgeleri yanımda getirmemi söyledi. Yirmi dakika sonra Hakan eve geldi. Üzerinde pahalı lacivert takım elbisesi vardı. Gülümseyerek mutfağa girdi, yanağımdan öptü ve ertesi gün yatırım görüşmesinin tamamlanacağını söyledi. “Çok yakınız.” dedi. “Ne kadar yakın?” diye sordum. “Cuma günü kutlama yapacak kadar.” Yüzüne gülümseyerek baktım. “Harika.” Telefonuna bir mesaj geldi. Ekrana baktığı anda yüzü yumuşadı, ardından benim karşısında olduğumu hatırlayıp telefonu cebine koydu. “İşle ilgili.” dedi. “Elbette.” diye karşılık verdim. O gece uyuduğunda telefonunun ekranı karanlık odada aydınlandı. İpek’ten gelen mesaj açıktı: “Para hesabına geçtikten sonra fazla bekleme. Bebeğimiz senin gerçek soyadını taşımalı.” Artık evliliğimi bitirip bitirmeyeceğimi düşünmüyordum. Gerçekler ortaya çıktığında Hakan’ın kurduğu düzenden geriye ne kalacağını düşünüyordum. Ertesi sabah babamın İstanbul’daki merkez ofisine gittim. Babam ve baş hukuk danışmanı Nalan Gürkan, anlattığım her ayrıntıyı kayıt altına aldı. Nalan sakin bir şekilde şöyle dedi: “Duygusal bir intikam planı değil, mahkemede geçerli olacak somut deliller hazırlayacağız.” 10 milyon dolarlık yatırım hemen iptal edilmedi. Bunun yerine sözleşmedeki etik davranış ve doğru bilgilendirme maddelerine dayanılarak askıya alındı. Hakan’dan şirket ortaklık kayıtları, gider dökümleri, yatırımcı yazışmaları ve çıkar çatışması bildirimleri istendi. Mali inceleme başladığında daha rahatsız edici ayrıntılar ortaya çıktı. Hakan, yatırım sunumlarında benden “aile bağlantısı”, “sermayeye erişim” ve “Fikret Bey’in şirketleriyle devamlılık sağlayan unsur” şeklinde bahsetmişti. Evliliğimizi duygusal bir bağ değil, ticari güvence olarak kullanmıştı. O gün ortak kredi limitlerini dondurdum, şifrelerimi değiştirdim ve Hakan’ı kişisel hesaplarımdan çıkardım. Beş bin doların üzerindeki bütün işlemler için çift onay şartı getirildi. Cuma akşamı özel bir restoranda yatırım yemeği düzenlendi. Masada babam, Nalan, Hakan ve ben vardık. Hakan en iyi takım elbisesini giymiş, henüz sahip olmadığı parayı harcamaya başlamış biri gibi konuşuyordu. Beni görünce ayağa kalktı. “İşte benim uğurlu eşim.” dedi. Babam bir süre onun şirket planlarını dinledi. Ardından Nalan lacivert bir dosyayı açarak iki belgeyi masanın üzerine bıraktı. Hakan belgeleri görünce yüzündeki güven kayboldu. “Bu nedir?” diye sordu. “Yatırımın askıya alındığına dair resmi bildirim.” dedi Nalan. “Diğeri ise ayrıntılı mali kayıt talebi.” Hakan hemen bana döndü. “Kayra, burada ne oluyor?” Ellerimi kucağımda tuttum. “Geçen gece telefonu kapatmayı unuttun.” dedim. Oda tamamen sessizleşti. İpek’le yaptığı konuşmayı, boşanma planını ve hamileliği duyduğumu anlattım. Hakan önce yanlış anladığımı söylemeye çalıştı. Ardından bunun özel bir mesele olduğunu savundu. Nalan buna karşı çıktı: “Evliliğinizi yatırım almak için güven unsuru olarak gösterdiğiniz için bu artık yalnızca özel bir mesele değildir.” Babam da Hakan’a, kızının ismini ve güvenini sermaye elde etmek için kullandığını söyledi. Ardından hukuki ayrılık sürecini başlattığımı, ortak hesapların koruma altına alındığını ve bütün büyük para hareketlerinin izleneceğini açıkladım. Hakan’ın sesi ilk kez titredi. “Büyük bir hata yaptım.” “Hayır.” dedim. “Sen hata yapmadın. Ayrıntılı bir plan kurdun.” İpek’in kendisi için hiçbir anlam ifade etmediğini söylediğinde onun gerçek yüzünü tamamen gördüm. “Bebeğini taşıyacak kadar önemliymiş.” dedim. “Ben de kaçış planını finanse edecek kadar önemliymişim.” Hakan bana hayatını mahvedip mahvetmeyeceğimi sordu. Çantamı alıp ayağa kalktım. “Hayır. Ben yalnızca gerçeği açıklayacağım. Gerçek neyi yıkarsa, sorumluluğu sana ait olacak.” Sonraki haftalarda bağırışlar değil, hukuk konuştu. Resmî incelemeler, mali denetimler, hesap kısıtlamaları ve avukatlar arasındaki yazışmalar başladı. Hakan’ın şirketi babamın 10 milyon dolarlık yatırımını kaybetti. Ardından iki büyük müşteri ve önemli bir iş ortağı, etik incelemeye karışmak istemedikleri için anlaşmalarını sonlandırdı. Hakan bunu basit bir evlilik sorunu gibi göstermeye çalıştı. Ancak kendi hazırladığı yatırım sunumları, evliliğimizi para kazanmak için kullandığını açıkça gösteriyordu. İpek bir kez aradı. Telefonu açmadım. Daha sonra, “Seni incitmek istememiştim.” diye mesaj gönderdi. Mesajı sildim. Çünkü insanlar çoğu zaman zarar verdikten sonra niyetlerinin kötü olmadığını söyler. Oysa sonuca götüren bütün tercihleri bilinçli şekilde kendileri yapmıştır. Dört ay sonra İzmir Körfezi’ne bakan daha sade bir eve taşındım. Eşyalarım henüz tamamlanmamıştı. İlk gece eşofmanlarımla yere oturup yemek yedim ve denize yansıyan şehir ışıklarını izledim. O sessizlik yalnızlık gibi gelmedi. Dürüstlük gibi geldi. Babam arayıp nasıl olduğumu sordu. Boş duvarlara, açılmamış kutulara ve önümde duran özgür geleceğe baktım. “İyiyim baba.” dedim. “Sanırım sonunda gerçekten iyiyim.” O gece öğrendiğim en önemli şey şuydu: Bir insanın sevgisini kaybetmek acı verebilir. Ancak kişinin kendisini yalnızca çıkarları için yanında tutan birine tutunması, çok daha büyük bir kayıptır. Ben evliliğimi kaybetmedim. Gerçek olmayan bir hayatı geride bıraktım. Ve ilk kez kendi geleceğime doğru yürümeye başladım.

