DOLAR
Alış: 47.79
Satış: 47.98
EURO
Alış: 55.32
Satış: 55.54
GBP
Alış: 64.55
Satış: 65.03
Kocam benim kilom ile dalga geçip kardeşimin kilosuna övgüler dizdi ama onu pişman edecektim
- Kocam Murat, son zamanlarda kilomu diline dolamıştı. Önceleri bunu şaka sanıyordum. Fakat insan sevdiği kişinin aynı konu üzerinden tekrar tekrar canını acıttığını fark ettiğinde, bunun şaka olmadığını anlıyordu. Bir akşam ailece yemek yerken yine başladı. “Sen biraz kendine dikkat etsen aslında çok güzel olacaksın,” dedi gülerek. Masada herkes sustu. Ben tabağıma bakarken kardeşim Derya sessizce su içiyordu. Derya benden iki yaş küçüktü ve gerçekten de son zamanlarda kilo vermişti. Murat bunu fark etmişti. “Derya’ya bak mesela,” dedi. “Ne kadar fit olmuş. İnsan kendine bakınca belli oluyor.” İçimde bir şey kırıldı. Derya hemen araya girdi. “Abi, böyle söylemesen?” Ama Murat kahkaha attı. “Ne var canım? Gerçeği söylüyorum.” O gece eve dönerken arabada tek kelime etmedim. Murat ise hiçbir şey olmamış gibi radyoyu açtı. Eve geldiğimizde banyoya gidip aynanın karşısında uzun süre kendime baktım. Son aylarda aldığım kiloları ben de fark ediyordum. Fakat bunun sebebi tembellik değildi. Yoğun iş temposu, uykusuz geceler, kendime ayırdığım zamanın azalması derken kendimi ikinci plana atmıştım. Ama o gece ilk kez kilomdan değil, eşimin bana bakışından utandım. Yatağa girdiğimizde Murat sırtını dönüp uyudu. Ben ise sabaha kadar düşündüm. Ertesi gün hayatımda bir değişiklik yapmaya karar verdim. Ama Murat’ın istediği gibi onun gözüne girmek için değil. Kendim için. Sabah erkenden yürüyüşe çıktım. Kahvaltımı düzenledim. Doktor kontrolünden geçtim. Kendime uygun bir program hazırladım. En önemlisi de aynaya baktığımda kendime kötü sözler söylemeyi bıraktım. İlk haftalar zor geçti. Murat ise değişimimi fark etmesine rağmen destek olmak yerine alay etmeye devam etti. “Ne oldu? Model olmaya mı hazırlanıyorsun?” “Bu kadar uğraşsan da Derya kadar olamazsın.” Her söylediği cümle içimdeki kararlılığı biraz daha güçlendirdi. Bir gün Derya bana geldi. “Kardeşim, sana bir şey söylemem gerekiyor,” dedi. “Ne oldu?” “Senin hakkında söyledikleri beni de rahatsız ediyor.” Gülümsedim. “Biliyorum.” Derya başını eğdi. “Ben de artık onun yanında seninle ilgili konuşulmasını istemiyorum. Çünkü seni kardeşimden çok daha fazlası olarak görüyorum. Sen benim ailemsin.” O an gözlerim doldu. “Teşekkür ederim.” Aylar geçti. Ben değişiyordum. Fakat sadece kilom değil… Kendime olan saygım, özgüvenim ve hayata bakışım da değişiyordu. Yeni kıyafetler aldım. Saçımı değiştirdim. Yıllardır ertelediğim bir kursa yazıldım. Arkadaşlarımla yeniden görüşmeye başladım. Murat ise bunların hiçbirini anlamıyordu. Çünkü o hâlâ eski eşini görmeye çalışıyordu. Bir gün eve geldiğinde beni salonda hazırlanırken gördü. “Bu ne hal?” diye sordu. “Arkadaşlarımla dışarı çıkacağım.” “Kimle?” “Bunun hesabını vermek zorunda değilim.” Murat şaşırdı. Çünkü ilk kez ona karşı bu kadar net konuşmuştum. O gece arkadaşlarımla çok güzel vakit geçirdim. Eve döndüğümde Murat salonda oturuyordu. “Sen değiştin,” dedi. “Evet.” “Beni artık eskisi gibi dinlemiyorsun.” “Çünkü artık kendimi dinliyorum.” Bir süre sustu. Sonra beklemediğim bir şey söyledi. “Ben sadece şaka yapıyordum.” Başımı salladım. “Hayır Murat. Sen şaka yapmıyordun. Benim en hassas olduğum yerden vuruyordun. Üstelik bunu kardeşimin yanında yapıyordun.” “Abartıyorsun.” “Hayır. Sen küçümsedikçe ben küçülmedim. Sadece senden uzaklaştım.” Bu kez sustu. Aradan birkaç hafta geçti. Bir akşam Derya bize geldi. Yemekten sonra Murat yine onun kilosundan söz etmeye hazırlanırken Derya elini kaldırdı…
- “Yeter.” Murat şaşırdı. “Ne oldu?” “Benim kilomu da, ablamın kilosunu da konuşmayı bırak.” Murat’ın yüzü değişti. Derya devam etti: “Sen ablamı benimle kıyasladıkça onu üzüyorsun. Beni övdüğünü sanıyorsun ama aslında beni de rahatsız ediyorsun. Çünkü bir kadının değerini kilosuyla ölçüyorsun.” Murat ilk kez söyleyecek söz bulamadı. O gece ben odama çıktım. Birkaç dakika sonra kapı çaldı. Murat içeri girdi. “Özür dilerim,” dedi. Yüzüne baktım. “Gerçekten mi?” “Evet.” “Beni kırdığını kabul ediyor musun?” Başını eğdi. “Evet.” “Peki bunu neden yaptın?” Uzun süre düşündü. “Sanırım kendi özgüvensizliğimi senden çıkardım.” Bu cevap beni şaşırttı. Çünkü ilk kez gerçek bir itiraf duyuyordum. Ama özür dilemek, kırılan her şeyi anında onarmıyordu. O gece ona şunu söyledim: “Beni tekrar sevmeye çalışmana gerek yok. Önce bana saygı duymayı öğren.” Murat başını salladı. Sonraki aylar boyunca gerçekten değişmeye çalıştı. Bir daha kilom hakkında tek bir yorum yapmadı. Beni kardeşimle kıyaslamadı. Birlikte yürüyüşe çıkmayı teklif ettiğinde bile bunu “zayıflamam için” değil, beraber vakit geçirmek için yaptığını özellikle söyledi. Ben de zamanla ona yeniden güvenmeyi öğrendim. Fakat hayatımın en büyük dersini çoktan almıştım. İnsan bazen başkasına kendini kanıtlamak için değişmeye başlar. Sonra bir gün fark eder ki, asıl kazanması gereken kişi kendisiymiş. Ben kilo verdim mi? Evet. Ama kazandığım şey birkaç kilo değildi. Kendime olan saygımı geri kazandım. Ve Murat’ı pişman eden şey de kilomun değişmesi olmadı. Beni küçümseyerek kaybetmek üzere olduğu kadının, artık kendisini küçümsemesine izin vermediğini görmekti. Çünkü insanın gerçek değeri tartıda yazan rakamla ölçülmez. Bazen en büyük değişim, aynadaki görüntümüzde değil, kendimize nasıl baktığımızda gerçekleşir.
Benzer Galeriler
-
Doğumdan 10 Dakika Sonra Gelen Şok Mesaj ve Yıllar Sonra Gelen İntikam: “Sen Bizim Ailemizi Nasıl Terk Edersin?”
-
Babamın Kalın Paltosunun Altındaki Korkunç Sır: “Sakın Bunu Ağabeyine Söyleme!”
-
Otobüsteki 8 Yaşındaki Kızımın Fısıltısı Hayatımızı Kurtardı: “Anne Lütfen İnmeyelim, Evdeki Adamdan Çok Korkuyorum!”
-
Otobüsteki Yabancının Verdiği Gri Mendil ve Miras Tuzağı: “Sakın Hiçbir Şeyi İmzalama!”
-
Babam 5 Yaşındaki Torununun Önünde Kocamı ‘Fakir’ Diye Aşağıladı: Yılbaşı Masasındaki O 5 Kelime Her Şeyi Değiştirdi!
-
Yedi Aylık Hamileyken Beni Metresi İçin Terk Etti: Üç Hafta Sonra Piyango İkramiyesini Kazandığımda Telefonumda Beliren İsim Her Şeyi Değiştirdi!


